"Nişantaşı kızı" köyde keçi güdüyor

İstanbul Nişantaşı'nda büyüyen, yıllarca Galata'da pastane işleten 39 yaşındaki Elif Sarıkaya, 5 yıl önce verdiği kararla küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine adım attı ve bugün Bilecik'te 10 haneli bir köyde keçileriyle mutlu bir yaşam sürüyor.

"Nişantaşı kızı" köyde keçi güdüyor

Çocukluğu Nişantaşı'nda geçen, İtalyan Lisesi'nde okuyan ve gördüğü  eğitim sayesinde İtalyanca ve İngilizce bilen Sarıkaya, 34 yaşındayken küçükbaş  hayvan yetiştiriciliği yapmak üzere Antalya'nın Kaş ilçesine göç etti.

Burada 16 keçi alan ve bir süre sonra hayvanlarıyla Trakya bölgesine  geçen Sarıkaya, daha sonra geçen yıl Bilecik'in Vezirhan beldesine bağlı 10  haneli Zobran köyünde muhtarlığın kendisine tahsis ettiği ilkokul binasına  yerleşti.

Burada tek başına kedi, köpek ve keçileriyle mutlu bir yaşam sürdüren  Sarıkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küçükten bu yana hayvanlara karşı  farklı bir sevgi beslediğini belirterek şöyle devam etti:


"Hayatımda yakından gördüğüm ilk keçi kendi keçilerim oldu. Daha önce  hiçbir alakam yok, ailede de hayvancılık yapan yok. Başlayacağım zaman bir kısım  hayvan inceledim bana en yakın olabilecek nedir diye. Keçiye uygunmuşum, memnunum  seçimimden." dedi.

İstanbul Galata'da bir pastanesi olduğunu ve ardından burayı  imalathaneyi çevirdiğini dile getiren Sarıkaya, yıllarca yaptığı bu işte  engellilere de iş imkanı sağladığını söyledi.

Kaş'a ilk taşındığında 16 keçi aldığını ve bir süre sonra evlendiğini  anlatan Sarıkaya, şöyle konuştu:

"Sonra Trakya'ya taşındım keçilerimle. Trakya'ya hayvan nakli üç ay  sürüyor, o tarafta istediğimi yakalayamadım. Geçen yıl da Zobran'a geldim.  Buranın insanını çok seviyorum. Mesela Mehmet Onbaşı isimli bir köylümüz var, 60  yaşında. Ağılın biraz yukarısında tarlaların arasından çıkarken traktörü stop  ediyor aşağı kadar sessizce iniyor hayvanlar rahatsız olmasın diye. Ben şehirde  bu kadar saygılı düzgün düşünceli insanı bir arada görmedim. Muhtara ayrı  hayranım zaten burada olabilmemizin nedeni o. Aileden biri artık bizim için,  çalışkan, neye ihtiyacımız olsa orada olacağını bildiğimiz muhabbetinden de hiç  sıkılmadığımız kişi."

Ev olarak kullandığı ilkokul binasına elektrik bağlanması, çatı tamiri  konularında belediyenin büyük desteğini gördüğünü aktaran Sarıkaya, "5 yıl önce  aldığım ve bu yola çıktığım 16 keçinin 8'i halen bende. Aynı sürüden büyütmek  istiyordum öyle oldu, şu an yaklaşık 70 keçi var. Doğan kızları tutabildim sadece  önceki senelerde, oğlanlar gitti ve iki senedir kız oranımız çok düşük herkesi  tutabilseydim 150 civarına ulaşırdık." dedi.

  Sürüye dışardan keçi katmak istemediğini dile getiren Sarıkaya,  "Benimkiler çok şımarık çok da rahatlar. Tekenin kanı değişmesi gerekiyor onun  için üç oğlan getirdim İzmir'den. İlk başından beri süt de peynir de sattım.  Genel olarak bu sene peynir satacağız gibi görünüyor." diye konuştu.

  EKOLOJİK KÖY KURMAK İSTİYOR

 İstanbul'da şehir yaşamından köy yaşamına geldiğini anlatan Sarıkaya,  şunları söyledi:

  "Avrupa yakası çok kaotikdir. Nişantaşı çok mahalleydi ben çocukken.  Buradan bir ışık geçse hepimizin haberi olur. Yabancı da Türk de ağırlıyoruz.  Çakal sesine mesela çok korkan oldu. Sonra yine hayat devam etti anladık ki ne  domuz ne çakal bize yanaşmıyor. En korkunç zararlı aslında insan. Çok büyümeyi  düşünmüyorum, biraz koyun eklemek istiyorum. Sonuçta bütüncül yönetim denilen bir  şey var ve çeşitlilik çok mühim. Burada kalmayı çok istiyorum. İlk geldiğim vakit  muhtara söyledim, şurada küçük bir mezarlığımız var oraya gömülesim var benim.  Bence hayvancılığa isteği huzur olan adam girmeli, eğer böyle excel tabloları  kazanç vesaire düşünüyorsan mutsuz olma ihtimalin çok yüksek çünkü yaptığın bir  şeyi hiçbir para satın alamaz."


  Sarıkaya, ekolojik köy kurmak, kırsal turizme katkıda bulunmak, dış  göçün önüne geçmek istediklerine işaret ederek "Vezirhan çok güzel bir yer, güzel  bir geçiş noktası ama bilmeyenler çok. İlk köyü gördüm ve dedim ki 'Ben burada  yaşarım'. Çok yeşil, aşağısı sıcaksa burası 5 derece düşük, soğuksa 5 derece  yüksek. İlk geldiğim zamanlarda dolu yağıyor aşağıda, kirazlara ne oldu var mı  bir şey diye beni arıyorlar burada hiçbir şey yok." dedi.

Sarıkaya, Kaş'ta yaşayan eşinin de belli dönemlerde köye gelerek  kendisine yardımcı olduğuna dikkati çekerek eşinin de bir süre sonra köye  yerleşeceğini ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine beraber devam edeceklerini  kaydetti.

AA

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner849

banner826