Şirketleşme desteklenmelidir

Samsunspor ile ilgili son günlerde gelişen şirketleşme ile ilgili çözüm geç alınmış bir karar olmakla birlikte kentte bu kulübe gönül vermiş lokomotif görevini üstlenebilecek kişi veya kişilerin olmaması nedeniyle tekrarlanan kongreler ve seçilen yönetimler pansuman görevi yapmaktan öteye geçememiştir. Kulübün düşüşünü sadece kayyuma bağlamamak gerekir. Her şerde bir hayır vardır diye düşünerek kayyum belki de bir milat olacak, her şeye sıfırdan başlanacaktır. Kulübü 55 milyonluk borç batağına sürükleyen nedenler malumdur. Yöneticilerin zaafları yanlış transfer politikaları elbette etken olmuştur. Ancak her yönetim kendi iş hayatı tecrübesi ve futbol mantalitesi ile hareket etmiş, kendi bildikleri doğrular ile hareket ederek sistematik ve kurumsallaşmış bir nüve oluşturulamadığından bugünkü noktalara gelinmiştir.

Eski başkanlarımızdan İsmail Uyanık tarafından başlatılan şirketleşme girişimi kayyumdan sonra bir miladın başlangıcı olacaktır. Futbol kamuoyunun da bildiği üzere kendisi dernekler kanununa göre yöneticilik yaptığı dönemler kulüp kasası ile kendi kasasını bir tutmak zorunda kaldığından tarafımca görsel ve yazılı basında genel kurullarda yaptığım konuşmalarda defalarca  eleştirilmiştir. Bu eleştirileri yaparken Samsunspor’un menfaatleri ön plana alınmıştır. Ortak payda Samsunspor olmuştur. Benim eleştirilerimin mihenk noktası kulübün  kurumsallaşması görüşüdür. Ve, ‘başkanların inisiyatifi yerine sistemin inisiyatifi ön planda olmalı’ şeklindeki düşüncelerimdir. Sistem kurulduğunda kim başkan olursa olsun makinanın dişleri aksamayacaktır.

Futbol artık dünyanın en önemli endüstrisi moduna gelmiştir. Bu endüstriyi yönetebilmek için öncelikle iyi bir ticari işletme zekasına ve ayrıca futbol zekasına ihtiyaç vardır.. Bu bilgi ve beceriden yoksun bir kimliğe sahip olduğunuzda geminin karaya oturmaması şansı yoktur. Nitekim Samsunspor’u kayyum noktasına getiren ve küme düşmesine neden olan faktörler bunlardır. Uyanık’ın futbol zekasından şüphe edilemez. Kendisi ile 10 yıl görev yapan eski bir yönetici olarak en yakın şahitlerden biriyim.

Siyasiler hangi konumda olursa olsun hedefleri tektir. Kendilerine siyasi bir rant için sadece seçim dönemlerinde boyunlarına kaşkol takarak protokol tribünlerinde yer alırlar ve seçimden sonra kendilerini göremezsiniz. İstisnalar olabilir. Bu istisnaların birisi de Fuat Köktaş’tır. Bir dönem kulüp başkanlığı yapmıştır. Samsun’da olduğunda da Samsunspor’un maçı varsa programını maç saatine göre yapar. Her ne kadar dünyaya bakış açımız farklı olsa da kendisini bu anlamda takdir ederim. Çünkü benim için en önemli kriter Samsunsporun menfaatleridir.

Futbolcu ithal eden kulüplerin başarıları geçicidir. Samsunspor Türk futboluna 3 gol kralı sunan ender kentlerden birisidir. Futbolcu üreten bir fabrika idi. Ancak bu yapı 20 yıldır terk edilmiş ve kulüp lejyonerlerin çiftliği haline getirilmiştir. Menajerler vasıtası ile yabancı futbolculara milyonlar ödenmiş ancak hayal kırıklığı yaşanmıştır. Bu nedenle yeni bir anlayışa gerek vardır. Başarıda sürekliliği yaşayan kulüplerin en önemli sermayeleri alt yapıdan yetiştirdiği ihraç ettiği futbolculardan elde edilen gelirler ile kulübü belediyelere veya işadamlarına muhtaç etmeyen sistemleri kurmaladırıdır. Örnek kulüplerimiz mecuttur. Bu profili 20 yıl öncesinde Samsunspor bugün ise Altınordu ve Başakşehir kulüpleridir.

Alt yapı ve scout ekiplerinin madddi proplemleri olmamalıdır. Yani futbolcu izlemeye giden scout ekibi uçak ve otel parasını cebinden ödememeli, alt yapı hocaları da kira veya çocuğunun okul aylığını düşünmemelidir. Fenerbahçe kulübü bir koleje sahiptir. Samsunspor’un da gelecek günlerde koleji ile hata üniversitesi ile bir ekol yaratma potansiyeli her zaman mevcuttur. Bu nedenlerden ötürü Samsunspor’u kalıcı  ve sürekliliği olan bir yapıda kulüp olabilmesi için şirketleşme kararı kesinlikle desteklenerek kurumsallaşması sağlanmalıdır…

YORUM EKLE
YORUMLAR
yusuf mesci
yusuf mesci - 7 ay Önce

şirketleşmesi doğru bir karardır

banner910

banner826