Sinyal kırmızı, umut yeşil

Abone Ol

Devre arasında oynanan bu denli önemli bir kupa maçında, maçın hemen başında gol yemek tüm planları daha ilk dakikada bozabiliyor. Fenerbahçe’nin 4. dakikada bulduğu gol, Samsunspor adına sadece skor dezavantajı değil, oyunun psikolojik dengesinin de erkenden kaybedilmesi anlamına geldi.

Samsunspor’un sezon boyunca ortaya koyduğu oyun kimliği aslında netti: Savunma ve orta saha direnciyle ayakta kalan, sabırlı ve disiplinli bir takım. Ancak bu karşılaşmada o direncin çözüldüğünü gördük. Rick van Drongelen’in yokluğu savunmada ciddi bir liderlik boşluğu yarattı. Satka’daki form düşüşüyle birlikte savunma hattında ve savunmanın önünde bireysel hatalar artınca, pozisyon kayıpları kaçınılmaz oldu.

Orta sahada oyunu tutamayan Samsunspor’da Carlo Holse’nin etkisinin azalması da bu tabloyu tamamladı.
Ön alanda topu tutamayan bir takım, savunmayı sürekli baskı altında bırakır.
Bu maçta yaşanan tam olarak buydu.

Fenerbahçe adına gecenin belirleyici ismi ise eski takımına karşı oynayan Anthony Musaba oldu. Samsunspor’dan transfer edilen Musaba, iki asistle skora doğrudan etki etti ve maçın kırılma anlarında sahneye çıktı.

Ligin başlamasına sadece 10 gün var.
Eksikleri görmek ve gerçekçi bir durum değerlendirmesi yapmak adına bu maç ciddi bir veri verdi.
Samsunspor’un hedefi, Anadolu takımlarına karşı iç sahada galibiyet odaklı olup puan kaybetmemek; deplasmanda ise puan ve puanlar toplayabilmek olmalı.
Evimizde güçlü kaldığımız, savunmada zor geçilen bir takım olduğumuz sürece hedeflenen puanlara ulaşmak mümkün. Bunun yolu da sabırlı, disiplinli, bireysel hataların minimuma indiği ve yakalanan pozisyonlarda gol üretkenliğinin arttığı takım kimliğine yeniden dönmekten geçiyor.
Kısacası, hüzünlü bir ifadeyle sahaya çıkılmaması.

Bu maç bir kayıptan çok, ikinci yarı öncesi Samsunspor için net bir uyarıydı.