Şeytan ile kurnaz çiftçi

ŞEYTAN İLE KURNAZ ÇİFTÇİ


Havza yöresinde dinledimdi. 
İnsanoğlunun kurnazlığını anlatan eğlenceli masal…

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde bir çiftçi öküzlerle tarlada çift sürerken; ortaya ufacık tefecik acayip bir yaratık çıkmış. Bir gözü şaşı, bir gözü kör hoplaya zıplaya öküzlerin önünde durmuş. Öküzler korkup durmuş.
 Çiftçi şaşkın öylece bakakalmış.  Şaşkınlığı geçince, yaratığa sormuş “Sen de necisin? Ne istiyorsun? Öküzleri de korkuttun" Yaratık dile gelmiş "Ben şeytanım. Bu yıl tarlaya ortak olalım. Ne ekersen toprağın altı benim olacak, toprağın üstü senin olacak." Çiftçi düşünmüş. Kurnaz kurnaz “Hay hay! Yalnız masrafa ortak olacaksın. Sürmesi, tohumu, gübresi, ürünü kaldırması… Ver bir kese altın.” Şeytan kuşağının arasından bir kese altın çıkarmış, çiftçinin önüne atmış. "Ürün kaldırma zamanı gelirim. Unutma ha, toprağın altı benim, toprağın üstü senin!” deyip hoplaya zıplaya gözden kaybolmuş. Kurnaz çiftçi, o yıl tarlaya buğday ekmiş. Biçme zamanı gelince ekinleri biçmiş, yığın yapmış şeytanın gelmesini beklemiş. Şeytan hoplaya zıplaya görünmüş. Bir gözü şaşı , bir gözü kör sormuş. "Bu yığın da ne ?" Çiftçi Bu yıl tarlaya ne ekersen toprağın altı benim, toprağın altı senin dememiş miydin ? Ben toprağın üstündekileri aldım. Toprağın altı anız kökleri de sana kaldı deyince, şeytan bu işe bozulmuş fakat ortaklığı ertesi yıl için de sürdürmüş Bu kez toprağın üstü benim olacak altı sana kalacak demiş. Ortaklık payı bir kese altını verip hoplaya zıplaya ortadan kaybolmuş. 
Çiftçi tarlaya patates ekmiş. Zamanı gelince toprağın altından patates yumrularını alıp çuvallamış. Yine şeytanın gelmesini beklemiş çok geçmemiş şeytan görünmüş  Bir gözü kör bir gözü şaşı sormuş "bu çuvallar da ne?" Çiftçi, “ Toprağın altından çıkan benim payım. Seninkiler toprağın üstünde çer çöp yapraklar..” deyince şeytan bu ortaklığı da bozmuş fena halde öfkelenerek, " beni yine aldattın“ diyerek meydan okumuş dövüşmeye karar vermişler. Çiftçi “ Hay hay ortak!” demiş. Orada duran uzun bir sırık varmış. Alıp şeytana uzatmış kendi de kısa sopayı almış. Şeytan uzun sırığa sevinmiş. Aklınca kısa sopayla çiftçi adam bana yanaşamaz Geriden ben oonu döverim diye düşünmüş. Fakat olmamış. Kurnaz  çiftçi, dövüş başlar başlamaz tarla başındaki sık ağaçlı orman içine kaçmış. Kısa sopayla yaşanıp şeytana bir güzel dayak atıp geri çekilmiş. Şeytanın uzun sopası dallara takıldığından çiftçiye bir kerecik olsun vuramamış, o zaman ben yine aldandım sopaları değiştirelim demiş Çiftçi adam hay hay ortak deyip uzun sopayı şeytandan almış kısa sopayı vermiş. Daha ormanda durur mu? Düz tarlaya kaçıp şeytanın gelmesini beklemiş. Şeytan düz alana gelince, kaçar gibi yapmış sonra birden geri dönerek elindeki uzun sırıkla uzaktan uzaktan basmış sopayı şeytana. Şeytan o zaman zırıl zırıl ağlayarak ellerini göğe kaldırmış. Hey Allahım! Madem böyle kurnaz kulların bulunuyordu bu dünyada, bana ne gerek vardı ? demiş. 

Eee, karardı köz, tükendi söz. Ama bu masal burada bitmedi devamında şeytan, çiftçiye öyle bir oyun oynayacak ki şaşıp kalacaksınız… 
Aman masalsız kalmayın! Buluşmak üzere…
 

YORUM EKLE

banner849

banner939