banner1579

banner1585

banner1334

banner1499

banner1525

banner1534

banner1581

Sevda'nın İffet Savaşı (21)

Mehmet Kemal Yavuz'un kaleme aldığı Sevda'nın İffet Savaşı yazı dizisinin 21. bölümü sizlerle... 

Sevda'nın İffet Savaşı 27.10.2018, 08:19 24.02.2021, 09:59
992
Sevda'nın İffet Savaşı (21)

Hasan, Atakum kavşağından Samsun'a döndüğünde, dolgu sahası dikkatini çekmişti. Eski stadyumun olduğu yere ulaştığında, tepenin eteklerindeki evlere gördü. Samsun'un yerleşim alanı, Adana gibi değildi. Müteahhit gözüyle binaları inceliyordu. 


Cumhuriyet Meydanı'na geldiklerinde, Sevda  Atatürk Anıtı'nı gösterdi. Hasan, Cumhuriyet Meydanı'ndan tarihi Vilayet binasının önüne gelmişti. Aracından inmeden bir süre anıtı inceledi. Sevda, Shell Kavşağı'na geldiklerinde, "Biz burada inelim. Komşular yanlış değerlendirebilir" dedi.


Hasan, "Nasıl görüeceğiz" diye sordu. Terzi Mehmet amcasının telefonunu verdi. Terzi dükkanını yerini de eliyle işaret etti. Hasan'ın dükkanı bulması zor değildi.


Sevda, Hasan'a Büyük Samsun Oteli'nde kalmasını söyledi. "Hani, meydana girerken, gösterdiğim yer" dedi.


İki kardeş, Hasan'dan ayrılıp, Lise Caddesi'nden evlerine doğru yöneldi...


Vakit erkendi. Hasan, yol boyunca Sevda'dan Samsun'u dinlemişti. Nerede ne var, biliyordu. Gazi Caddesi'den şehre girdi. Kimsecikler yoktu sokaklarda. Sokağı süpüren bir işçiye Çiftlik Caddesi'ne nereden çıkabileceğini sordu. "Burası ters yol, şu yönden gir" dedi işçi...


Hasan, peş peşe sıralanan lokantaları gördü. Bu lokantaları görünce, kendini sanki Adana da sandı. Kepap, lahmucun ve çif köfte yapan lokantalar...Hasan hayrete düşmüştü ama bir yandan da sevinmişti... 

-SEVDA YALAN MI SÖYLEDİ?

Hasan,  caddeye çıktığında, tabelalara bakarken, "İstiklal Caddesi" yazını gördü. Yanlış geldiğini düşündü. İstanbul plakalı ciple Şehit Ahmet Kaya Polis karakolu'nun önünde durup, kapıdaki polise "Çiftlik caddesi nerede?" diye sordu. Polis, gencin yabancı olduğunu anlamıştı: "Buranın bilenen adı Çiftlik Caddesi'dir."


Fakir olduğunu söyleyen Sevda yalan mı söylemişti? Bu semtte ancak zenginler oturabilirdi. Evlere temizliğe giderek kazanılan parayla burada oturmak mümkün değildi. Sevda'nın bağevinden anlattıkları geldi aklına...


Kaç saat direksiyon bayında kalmıştı. Yorgun ve uykusuzdu. Olumsuz düşüncelere kapılmak istemedi. 


Büyük Samsun Oteli'nin otoparkına çekti cipini. Alacağı hiçbirşey yoktu. Çünkü, ansızın Samsun'a gitmeye karar vermişti. Sevda ile birlikte yolculuk edebilmek için "İhale var" demişti.
Otele girdiğinde şaşırmıştı. samsun'da böyle bir otelin olacağını hiç düşünmemişti. Resepsiyondan uzatılan formu doldururken, "İki gece kalabilirim" dedi. Anahtarı alıp, otelin denize bakan odalarından birine yerleşti.

-TERZİ MEHMET, HASAN'I BEKLİYOR

Hasan kalktığında saat 12.00'yi gösteriyordu. Sevda'nın "Çiftlik Mahallesi'nde oturuyoruz" sözleri aklından çıkmadı. Bir an önce terzi Mehmet'in dükkanına gidip, Sevda'nın yalan söyleyip, söylemediğini anlamak istedi. Duş yaptıktan sonra, bornozuyla yatağa uzandı. Sevda'yı düşündü yine...
Otelden çıkıp, otoparktan aracın alıp, Kılıçdede Mahallesi'nde terzi Mehmet'in dükkanına doğru yola çıktı. Terzi Mehmet, Hasan'ı hiç görmemişti. Sevda'nın kuruluşunda büyük payı olduğunu biliyordu.


Terzi Mehmet, kapıda duran genci sanhki yıllar öncesinden tanır gibiydi. Hasan kendini tanıttı. Terzi Mehmet, "Hoşgeldin evladım" diyerek, Hasan'ı  sıcak karşıladı.
"Birazdan da  Sevda gelecek" dedi.


Hasan, Sevda ve Perrin'i bıraktıktan sonra, Samsun'da küçük bir tur attığını söyledi. Sevda'nın oturduğu mahalleden de geçtiğini anlattı. Amacı, kafasını karıştıran soraya yanıt bulmaktı.










"Sevdaların evini gördün mü?" dedi terzi Mehmet..."Yıkılmak üzere bir evdir. O mahallede ayakta kalan bir kaç eski evden biridir"...


Hasan rahatlamıştı. Sevda kendisine yalan söylememişti. Şimdi kendisinden utanıyordu.


Terzi Mehmet, Sevda'nın küçük yaşta anne ve babasını trafik kazasında kaybettiğini de anlattı. Herşey, Sevda'nın Adana'daki bağevinde Hasan'a söyledikleriyle örtüşüyordu.

-HASAN, EVLENMEK İSTİYOR

Terzi Mehmet, insan sarrafı olmuştu. Kolay değil, 40 yıldır terzilik mesleğinin içindeydi. Ne kişiler tanımıştı. Hasan'ı da çözmeye çalışıyordu. İlk intibası olumluydu.


Hasan'a, Sevda gelmeden erkek erkeğe konuşmak istediğini ifade etti. "Bak evlat" diye söze başladı: "Sevda ile ilgili niyetini biliyorum. Ona Adana'da delikanlıca davrandığını da. Sevdiğini de biliyorum. Ama sakın ola bu kızın gururuylya oynama. Yetimdir. Bir ablasıdan başka kimsesi yoktur. Bir anlık zevkini tatmin etmek için....."


Hasan, terzi Mehmet'in sözünü kesti: "Ben öyle biri olsaydım, Adana'da elimde fırsat varken yapardım. Buralara da gelmezdim."


Terzi Mehmet, Hasan'a hak verdi. İsteseydi, Adana'da olurdu. Sonra, Hasan neden aceleci davrandığı anlattı:


"Ben evin tek evladıyım. Annem ve babam da yaşlandı. Bir an önce yuva kurmamı ve onlmara torun vermemi istiyorlar. Bugüne kadar karşıma, onlara layık olabilecek bir gelin adayı bulamadım. Sevda, yüksek karakterli bir kız. İstanbul'da yaşadıklarını bildiğim halde, onu seviyorum."


Terzi Mehmet, Hasan'ı bir kere daha takdir etmişti. Nuri şerefsizi Sevda'nın hayatını karartmıştı. Demek bu gerçeği bildiği halde seviyordu.


İki erkek konuşmaya dalmışken, Sevda dükkanın kapısında göründü. Hasan, Sevda'yı kucaklayacağı sırada, terzi Mehmet'i farketti son andı. Elini sıkarak, "Hoşgeldin" dedi.

-Aaa bu kaybolan kız değil mi?

Terzi Mehmet, Hasan ve Sevda'ya "Size Akçabaat Köftesi yedireyim" dedi. Sanayi Sitesi'nin girişindeki lokantaya yürüyerek gitmeyi teklif etti terzi Mehmet...


Kömürcüler ve otogalericilerin yoğun olduğu Cumhuriyet Caddesi'ndeki Kılıçdede Camii'nin önüne gelmişlerdi. Bir balık satıcısı onlara dikkatle baktığını farketmediler. Balıkçı arkadaşına, "Aaa bu kuz kaybolan üniversiteli değil mi?" diye seslendi.


Üçü de balıkçının bu sözlerini duydu. Sevda başını yere eğdi, büyük bir utangaçlık içinde...Hasan, Sevda'yı anlamıştı. Koluna girdi...Sevda'ya aşık olduğundan bu yana ilk kez böylesine yakındı...


Bir süre daha yürüyüp, Sanayi Sitesi'nin girişindeki lokantaya oturdular...


Köfte ve piyaz Hasan'ın hoşuna gitmişti... Sevda, balıkçı gencin sözlerinden etkilenmişti. İştahı kaçmıştı. 

(Yarın: Hasan, ailesini Samsun'a istiyor)

YAZI DİZİSİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar (0)