banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

22.03.2020, 23:44

SESSİZLİĞİN SESİDİR KORONA

Yanlış istasyon, yanlış tren, yanlış yolcu ve yanlış hedef...
Başından beri her şey ve hepsi yanlıştı. Her yanlışın bir bedeli olmalı idi elbette.
Ne kadar pişman olsak da artık, her şey için İt's too late.
Süratle yanlış hedefe giden tren koridorlarında geriye dönmek isteyen, ters istikamete dönmek isteyen yanlış yolcular...  Olan oldu bir kez.

O kadar çok yanlış yaptık ki... Anlatmak ve yazmak mümkün değil.
Her defasında nazikçe dile gelen doğayı, kimse tabiri caiz ise iplemedi bile.
Tayfunlar, kasırgalar, volkanlar, hortumlar, depremler, seller, dağlar ve ormanlar, buzullar, göller, nehirler, denizler yunuslar bile dile geldi.
Onların feryatlarında insanlar arsız çığlıklar atarak umarsızca devam ettiler.
Bitmeyen danslarına...

Hoyratça içinde yaşadığımız gezegeni tükettiler.
Atları vurdular görmedik. Kedileri, develeri öldürdüler, duymazlıktan geldik.
Köpekleri, kaynar suda haşlayıp, fillerin dişlerini söktüler. Ana karnında kuzuları şişlediler.

Kürk yaptılar güzel ve zengin kadınlar üşümesin diye.
Hep üç maymundu insanoğlu. Görmedi, duymadı ve söylemedi.
En sonunda korona geldi. Görevliydi korona. Üstelik pek de adaletli bir ajandı.
Küresel endüstrinin acımasız çarklarına çomağını sokup dişlilerini dağıtıverdi.
Dünyanın fabrika ayarlarını bozdu.

Gezegendeki bu en küçük mikroskobik canlı dünyayı dize getirdi.
Varsıl, yoksul, güçlü, güçsüz hiç ayırmadı.
Güzel, çirkin demedi. Yakışıklı Tom Hanks'e bile touching yaptı.

Monako Sarayı'ndan, Buckingham'a, Kanada'dan, İtalya'ya kadar cirit attı.
Çocuklara, bitkilere, hayvanlara, doğaya pek merhametliydi. Korona....
Adı ile müsemma, bir kraliçe kadar azametli ve korkusuzdu.
Trump'ın parasına, gücüne bir gülücük attı.
Yanağından bir makas alıp üstüne bir de klark çekti.
Hatta ti ye bile aldı. "  arı saçlarından sen sorumlusun" diyerek, Trump' ın ödünü patlattı.

Yetmedi, Papa'ya bile maske taktırdı. Putin'e göz kırptı.
Bardak dolmuş, defalarca taşmıştı.
Ancak insanoğlu, kötülük denizinde boğulmaya kararlı idi.
Bugün gelinen noktada boğulduk nitekim.
Uzunca bir ömür yaşadığımı düşünüyorum Türk standartlarına göre.
Ama hayatımın hiç bir evresinde bu kadar korkmadım. 
Pişmanlık, utançla karışık bir korku bu.
İnsanlık adına büyük utanç.
Herkes utanmalı. Herkes nedamet duymalı.

Bütün dünya alarmda. Dünyayı esir aldı bir anda.
Bir jonglör edası ile  dünyayı avucunda hoplatıp, zıplatıyor.
Bilim kurgu filmleri gibiyiz.
Bomboş sokaklar, insanlar maskeli. Bir tek uçan otomobiller eksik gökyüzünde.
Beyaz eldivenli, beyaz maskeli insanlar. Sanki bir korku filminden çıkmış gibiler.

Evlerde dijitalleşmiş bir küçük ekran karşısında ipnotize olmuş insancıklar.
Ruhsuz, duygusuz, robotik mekanik insanlar.
Seviyorum ben bu koronayı. İsmi bile azametli valla.
Sözün özü;  İnsanoğlunun kendini tüm varlıklardan üstün tutması ve görmesi, acımasızlığı, doğaya meydan okuması, aymazlığı, egoizmi, vahşeti ve nihayet dudak kıvrımlarındaki müstehzi gülüşün cevabı.
Ve... Sessizliğin sesidir...
KORONA 

SEVGİ, SAYGI, HAK, HUKUK, ADALET, EŞİTLİK,P AYLAŞMA, MERHAMET...

Yorumlar (0)