banner1365

banner1345

06.10.2019, 08:51

SAYIN BÜYÜKERŞEN'E  İTHAF OLUNUR...

GÜL TURAN’DAN  DENEMELER;                                     06.Ekim.2019

SOKAK HAYVANLARINI YAŞATMAK ULUSAL BİR DİRENİŞTİR

Önceki gün, Samsun için önemli bir gün ve ivme idi.

Samsun Hayvanat Bahçesi kapatılarak, hayvanlara esarete son verildi.

Bu karar değerli Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz zamanında alınmış, bahçedeki iki ayı Bursa Karacabey Milli Parkı'na özgürlüğe bıraktırılmıştı. Haytap önerisi ve başkanımızın oluru ile.

Kendisi çok büyük bir alanda doğal park  projesini hayata geçiremeden ayrıldı maalesef.

Ben şahsım ve federasyonum adına ve hayvanların adına kendisine daima sonsuz minnettarım.

Bir belediye başkanını, hayvan konusunda ikna etmek çok zordur.

Çünkü belediye başkanları sadece insana hizmete odaklıdır.

Ancak bir belediye başkanı merhametli ve hayvanseverse onu ikna edebilirsiniz.

Ben Yusuf Beyin bir hayvandan söz ederken gözlerinin dolduğunu çok görmüşümdür.

Dün ise Samsun'un yeni Belediye Başkanı  Sayın Mustafa Demir hayvanat bahçesini kapatarak örnek bir davranış sergiledi. Bundan böyle hayvanlar ve Samsun Hayvan Bakımevi için tüm hizmetin yapılacağına dair halka ve basına söz verdi.

Sayın Yılmaz Büyükerşen ise milyonlarca para harcayarak bir hayvanat bahçesi yaptı Eskişehir'e. Kendileri hiçbir hayvanseveri ve kurumu huzura kabul etmeyen bir başkandır.

Devasa bir akvaryum yaptı. Oysa bu paraların bir kısmı ile Eskişehir sokak hayvanlarına güzel bir rehabilitasyon merkezi yapabilir, kısırlaştırma istasyonları kurabilirdi.

Hatta çekirdek çıtlayan bir eşek heykeli, yaparak insanı mı hayvanı mı aşağıladığının hala  ayırımını yapamadığım bir işe imza attı.

İnsanı yaratan Tanrı, hayvanı da yaratarak insana emanet etmiştir.

4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü olarak anılırken ülkemizde ilkel insanlar hayvan zehirlemektedir.

Bir köpek zehirlendiğinde iç organları patlar ve saatlerce can vererek ölür. 

Tanrı tarafından üremeye kodlanmış bu hayvanlar, istem dışı ürer ve çoğalır. Devlet sokak hayvanlarını 10 yıl önceden kısırlaştırmaya başlamış olsa idi bugün popülasyon kontrol altına alınırdı. Doğayı ve hayvanları reddetmek maalesef insanlığın sonunu hazırlamaktır. Zehir veren o kahrolası eller dostluk ve sevgi ile birlikte insanlığı da yok etmekte.

Unutmasınlar ki; Tanrı’nın adaleti adildir. Beklesinler ve görsünler.

İnsanın kendinden daha zayıf ve güçsüz bir canlıya sırf gücünden faydalanarak eziyet etmesi, işkence etmesi, hunharca davranması, zehirleyip öldürmesi insanlıkla bağdaştırılamaz. Her türlü yaşam ihlaline karşıyım. İnsan olmayan canlıların da yaşam hakları onlara Tanrı tarafından bağışlanmıştır. Bu bizim hem dinsel, kültürel, toplumsal kısaca ulusal değerlerimizdir. Her türlü işe koşulan, horlanan sahipli-sahipsiz tüm hayvanların yaşam hakları olduğuna bir kez daha dikkat çekmek isterim.

Temel hak ve özgürlükleri daha da genişletmeyi bu konuda evrensel normlara uygun, insani kurallara uygun yaşamayı ve paylaşmayı bilmeliyiz. İçinde bulunduğumuz gezegen sadece bizlerin değil onların da gezegenidir... Demokrasi her birey içindir. Sosyal toplum halkaları olarak yaşıyorsak, hayvan da bireydir.

Öncelikle 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu, Kabahatler Kanunu olmaktan çıkarılmalı ve ceza kapsamında ele alınmalıdır. Kısaca hayvana yapılan işkence v.s olaylar kabahat değil suç olarak telaffuz edilmelidir. Üstelik işkence, tecavüz olayları karşısında devlet suçluya para cezası kesmektedir. En acısı da bu para devlet kasasına girmektedir. Öldürülen hayvan üzerinden devlet kasasına giren bu para devletin ayıbıdır. Hapis cezaları hayata geçmelidir. Üstelik hayvan öldürmek ile insan öldürmek arasında çok ince bir çizgi vardır. Hayvan öldürmenin bir adım ötesi insan öldürmektir.  Devlet, kan döken ellere kelepçe takmalıdır. Bu tip olaylar mahkemelerin yargı alanına girmelidir. Bu uygulama tüm dünyada böyle iken Türkiye'de ilkellik hüküm sürmektedir. Tüm gelişmiş ülkelerde mahkemeler ve savcılıklar yetkili olup ağır hapis cezaları verilmektedir. Toplu hayvan itlaflarının engellenmesi için 3285 sayılı hayvan sağlığı ve zabıtasının ilgili maddeleri kaldırılmalıdır. 5199 sayılı kanun hayvanları korumaktan çıkıp üstü kapalı bir kıyıma dönüştürülmüştür. Hâsılı 3285 sayılı kanunun 18–34–36. maddeleri yeniden düzenlemelidir. Hayvan sahipsiz ise eşya kadar bile değeri yoktur. Hayvana eziyet eden potansiyel suçluların psikolojik tedaviye alınmaları ve suçun insana yönelmesi önlenmelidir.

Hayvanları sevmeyebilirsiniz. Ama onların haklarına saygı duymak zorundasınız. Sizi yaratan Tanrı, onları da yarattı.

Doyurulmuş aç bir kedi,

Yuvası dağıtılmamış bir kuş,

Yarası sarılmış sakat bir köpek,

Sizin için yapılmış en güzel “Dua”dır.

Yorumlar (0)
banner1363
18°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 18 Ekim 2019
İmsak 05:18
Güneş 06:43
Öğle 12:25
İkindi 15:25
Akşam 17:57
Yatsı 19:16