ŞAŞARIM…

Başkalarının benimle uğraşabilmesine şaşarım bazen…

Yaşadığım hayat hakkında basitçe savurdukları ucuz kelimelerin yankılandığı sesten çok dudaklarındaki şekillerini okurum; sonrada yüz ifadelerine kayar gözlerim…

Bu insan derim, bu insan içimden kendinden ne kadar da bihaber, kendiyle ne kadar da ilgilenmiyor…

Hayatından geçenler zamanından çaldığı şu dakikaların üzücü ve acınası şekilde farkında değil…

Bilmediği hayatım üzerine yoğunlaştığı hücreleri nasıl da boşuna enerji harcıyor…

Kendini değiştirebileceği, geliştirebileceği, ruhunun iyileşmesi için müzikler dinleyebileceği…

Bir hayvanın başını okşayabileceği, bir insana yön tarif ederek faydalı olacağı, evinin eksikleri için alışverişe gideceği…

Kafasındaki boşlukları bir kitapta geçen cümleler ve bilgilerle doldurabileceği, kavga ettiği arkadaşından özür dileyebileceği, yağmur yağmadan ipten çamaşırlarını toplayacağı…

Şu zaman diliminde kendine faydası dokunmasından çok benim hayatımla, pardon hakkında bilmediği ama kendi gibi görmek, kendine göre şekillendirmek için yorumladığı hayatımla ilgilenebiliyor…

Bugününü de başkalarının fikri olmadığı halde yorum yaptığı yaşamlarıyla doldurdu…

Geçen bu günde hayatını yaşadığını sanabildi benimse aklımdan tek bir şey geçti…

Omuzlarından tutup onu sarsmak ve sarsmak hem de defalarca…

Bak senin hayatın orada hadi koş deyip sırtına vurmak…

Ne yazık ki ne o konuşmaktan vazgeçti ne de ben onu sarstım…

Arkamı döndüm ve gidiyorum…

YORUM EKLE

banner1313

banner1308