banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1496

banner1324

28.09.2020, 08:11 35

Şapka çıkarılmalı…

Açlık sınırının 2 bin 500 liraya ulaştığı günümüzde hala bin 500 lira aylıkla  geçinmeye çalışan milyonlarca emekli var . 7 milyon asgari ücretli de 2 bin 324 lira ile ayakta durma uğraşında.  
Türk-İş’in Eylül ayına ilişkin yaptığı araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin zorunlu temel ihtiyaçlarını karşılaması gereken aylık ücret (Açlık sınırı) 2 bin 448,  temel tüketimle birlikte kira, yakacak, su ve diğer zorunlu harcamaları (Yoksulluk sınırı) ise 7 bin 973 liraya yükseldi. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti tutarı da 3 bin 3 lira oldu.
TÜİK’in rakamları piyasanın ateşini göstermese bile Türk-İş’in araştırması çarşı pazardaki yangını net olarak gözler önüne seriyor.  Her ayın 3’ünde bir önceki ayın rakamını açıklayan TÜİK’e göre enflasyon yüzde 12’ye yakın. Oysa milyonlarca sabit ve dar gelirlinin cebini yakan pazar ve market fiyatları bu rakamın hayli üzerinde.  40 liradan aşağı peynir, 30 liradan düşük zeytin satılmazken, TÜİK’in açıkladığı enflasyon inandırıcı bulunmuyor. Başta emekliler olmak üzere, memur ve asgari ücretli yaşam pahalılığına bizzat yaşayarak yakından tanık oluyor.
13 milyon emeklinin yarıya yakını bin 500 lira aylıkla geçinmeye çalışıyor. Aslında ana aylıkları daha düşük. Hükümet, salgından ötürü Mart ayında en düşük emekli aylığını bin 500 liraya yükseltti. Yan geliri olmayan çok sayıda emekli bu para ile bir ay yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Aylığı bin 500 liraya çıkarılan emekli, ana parası bu tutara yükselene kadar 6 aylık zamlardan yararlanamayacak. Düşük artıştan ötürü bu kesim iki yıla yakın zamdan yoksun kalacak. Bu sürede satın alma güçleri de gerileyecek.
Asgari ücretle çalışan 7 milyon emekçi var.  Toplam 14.2 milyon işçinin yarısı asgari ücrete talim ediyor. Yılbaşındaki artışla asgari ücret net 2 bin 324 lira oldu. Asgari ücretli milyonlarca işçi yılbaşına, yani yeni zamma dek bu para ile geçinme uğraşı verecek. Oysa, açlık sınırı olmuş 2 bin 448 lira. Onlar da emekli gibi zar zor evine ekmek götürüyor.
Dar gelirlinin bu kısır döngüsü yıllardır sürüyor. Düşük zam uygulaması dertlerine çare olmuyor.  Emeklinin yüksek zam beklentisi karşılık bulmuyor, asgari ücret masasında işçi tarafının talepleri kabul edilmiyor. Memur ile memur emeklisine de kamu çalışanları adına bağıtlanan toplu iş sözleşmesi uyarınca günün koşullarından uzak maaş artışı yapılıyor. Sonuçta, emeği ile geçinen milyonlarca dar gelirli sürekli artan fiyatlar karşında oldukça zorlanıyor. Aslında bu insanlara, zor koşullarda her şeye karşın ayakta kaldıkları için saygı duyulmalı, şapka çıkarılmalı.
Düşük zam yerine seyyanen yapılacak artış, işçi tarafının taleplerinin kabul görmesi, emekli ve kamu çalışanlarına yılda en az iki maaş tutarında ikramiye ödenmesi, yeni intibak yasasının çıkarılması, emekliden yapılan sağlık kesintisine son verilmesi, ek ödeme tutarının yüzde 9-10’ yükseltilmesi dar ve sabit gelirli kitlenin sorununa önemli oranda çözüm getirecektir.   
 

Yorumlar (0)