banner1313

banner1300

banner1334

24.07.2019, 09:12

Sansür memurları yok ama...

Bugün basında
devlet tarafından uygulanan
sansürün kaldırılışının
111. yıldönümü
kutlanacakken,
12 Eylül'den bu yana süren
bir başka sansürün
farkına ne zaman varılacak?..
Rahmetli gazeteci Nezih Demirkent,
yıllar önce "Sayfa sayfa gazetecilik"
kitabında
yazmıştı...
Gazeteler artık "kültür aracı" değil,
"ticari bir meta"dır demişti...
Çünkü, 12 Eylül sonrasında başlayan süreçte,
gazete patronluğuna
devletle ihale ilişkisi olan
müteahhitler soyunmuştu...
Gazeteci kökenli patronlar
Erol Simavi, Haldun Simavi,
Kemal Ilıcak ve Ercüment Karacan
gibi meslek büyükleri, gazetelerini 
satmak zorunda
kalmıştı...
İktidarın kudretinin
arkasında,
paranın gücüyle
adına "medya center" ya da "medya plaza" denilen yapıları
yükseltenler, kısa sürede
büyük zenginliklere ulaştı..
Öyle ki kuvvetler ayrılığı
ilkesinde
4. sırada olan basın,
bazı hallerde yasama, yürütme ve yargının da önüne
geçti...
Gazete yönetimlerinde de
"pazarlamacı" ve "iş takipçileri"
yer almaya başladı...
1908 yılı öncesindeki
"sansür memurları"nın yerini
patronların verdiği listeye göre haber yapmak zorunda kalan
kadrolar aldı...
Bir partinin güdümünde
yayın yapanlar ile o gazetelere
reklam verenler
aleyhinde haber
yapmak mümkün müydü?..
Ve bu uygulama hala devam ediyor...
Bu da bir anlamda "sansür" değil midir?..
Basının bugün içinde bulunduğu ekonomik şartlara
bakıldığında;
değişen bir şey olmayacaktır...
O yüzden de 
"Geleneksel medya"
bu kirli çarkın içinde
güvenirliğini kaybetmiş,
sosyal medya güçlenmiştir...
Bu gidişat, sadece Türkiye'de değil,
bütün dünyada 
böyledir...
Küresel sermaye;
dünyanın her yerinde emperyal emellerini
gerçekleştirmek için
hizmetine aldığı
medya gücünü kullanmaktadır...
O nedenle, 24 Temmuz "nostaljik" bir gündür...
Bugün herkesin konuşması
gereken konu;
milli duruşu olan
medyanın
güçlendirilerek, desteklenmesi olmalıdır...
Emperyalizmin hizmetindeki "Mütareke Basını" karşısında,
her türlü sıkıntıya rağmen
duran Anadolu gazeteleri değil miydi?..
Şimdi ne değişti ki?..
Türkiye'ye karşı yürütülen
algı operasyonlarının kaynağında,
yine aynı küresel güçlerin himayesindeki
medya yok mu?..
 

Yorumlar (0)