Samsun Haber

Samsunlu gençten sınırları aşan başarı! Başarısının sırrını Kanal S ekranlarında açıkladı

Samsun'da çevre dostu projeleri ile adını duyuran lise öğrencisi Ethem Can Kara'nın projelerini referans göstererek yurt dışı üniversitelerine yaptığı başvurular 14 üniversite tarafından kabul edildi.  Ethem Can Kara, Kanal S ekranlarında başarısının sırrını anlattı 

Abone Ol

Samsun'da kolejde eğitim göre 12'nci sınıf öğrencisi Ethem Can Kara plastik poşetten yumuşatıcı ve ağır metal içeren atık suyun tarımda kullanılmasını sağlayan projeleri adını duyurdu. Projelerini referans göstererek yurt dışında üniversitelere başvuru yapan 19 yaşındaki Ethem Can Kara'nın başvurusu 14 üniversite tarafından kabul edildi.  Kanal S ekranlarında konuşan Ethem Can Kara, başarısının sırrının çok çalışmak ve yol haritasını belirlemek olduğunu söyledi 

"BİLİMLE ALAKALI VİDEOLAR İZLERDİM"

Bilime ilgisinin çocukluğundan geldiğini anlatan Kara, "Aslında benim herhangi bir Türk çocuğundan farkım yok. Mahalle kültüründen geliyorum. Sokağa inip arkadaşlarımla vakit geçirirdim çoğu zaman. Fakat bunun yanında belki şans belki de benim karakterimin sahip olduğu bir özellik televizyonda bilimle alakalı videolar izlerdim.  Youtube'nin yeni çıktığı dönemlerde de Youtube'den deney videoları izledim bu çok saçma deneylerde olabiliyordu. Bazen de kimyasal deneyler olabiliyordu. Bunları yaparken hem çok şeyler öğreniyordum hemde kendimi mutlu hissediyordum. Daha sonrasında da hazır deney kitleri var onları alıp ilginç şeyler yapmaya çalışıyordum bu beni çok mutlu ediyordu. Böyle bir çocukluk geçirdim." dedi. 

"ÇOK ÇALIŞTIM"

Kanada'da bulunan University of British Columbia Üniversitesi'ni tercih etmeyi düşündüğünü belirten Ethem Can Kara başarısının sırrını şöyle açıkladı;

Başarının sırrı çok klişe ama gerçekten çalışmak ben gerçekten çok çalıştım özellikle lise başlangıcından itibaren, tabi bunun yurt dışında bir üniversiteye başvurmanın hem akademik hem de sosyal iki yönünden bahsedebiliriz.  Akademik yönü ders ortalamalarınız çok yüksek olması gerek. Benim de şu an 100üzerinden 99 gibi bir ortalamam var. Bu da yurt dışındaki üniversiteler için bir kriter oluyor. Ayrıca akademik olarak ingilizce sınavına girmeniz gerek. Birkaç yıl çalıştıktan sonra girip yeterli bir puan aldım. Daha sonrasında SAT aınavı var. Amerkada ki üniversitelerin istediği bir sınav. 1600 zerinden değerlendiriliyor bundan da 1370 gibi bir puan aldım ve yüksek bir puan açıkcası. Sosyal yönünüzün çokgelişmiş olması lazım çünkü yılda 100 binlerce genç başvuruyor. Hepsinin Yüksek puan sınavları olabilir fakat sizin onlardan farklı bir yetkinliğe sahip olmanız lazım. 21. yy'da bilgi edinmek çok çok kolay ve ne kadar fazla bilgisi olan bu bilgileri pratiğe dökebilen kişilerde başarılı olut-yor bu sebeple sosyal yönüm de kendimi keşfetmeye çalıştım hem bilim hem teknoloji alanında birçok makale okudum. Okudukça bu alandaki eksiklikleri tespit ettim ve bunlara çözmeye yönelik çalışmalar yaptım.

"DÜNYANIN YAŞANABİLİR BEŞ ŞEHRİNDEN BİRİ"

Neden University of British Columbia Üniversitesi'ni tercih ettiğini açıklayan Kara, "Üniversitede ki belirli kriterim aslında sosyal yönden öğrencilere rahat bir ortam sunmasıydı. Bu anlamda da Kanada'daki üniversitelerin daha rahat olduğunu gördüm. Örneğin; bir yılda 30 kredi ders almanız gerekiyor. Ben yazılım okuyacak biri olarak. Computer Science deniyor bilgisayar bilimi adı altında geçiyor. 6 tane bilgisayar bili dersi alacağım 24 tanede istediğim diğer alanlardan ders alma hakkım var. Bu anlamda Kanada'daki üniversiteler çok geniş bir fırsat sunuyordu. Ek olarak Vancouver'ın altında Amerika'nın var. Amerikanın teknoloji başkenti olma yönünde ilerliyor. Özellikle Amerika'nın en büyük şirketleri merkezlerini buraya taşıyor. Bende ileride girişimci olmak istediğim için o bölgelerde ki bir üniversitede okuyor olmam beni bu hedefime daha çok yaklaştıracağını düşündüm. O yüzden hem Vancouver şehrinden dolayı ki Dünya'nın en yaşanılabilir beş şehrinden biri olarak gösteriliyor bu sebeple de University of British Columbia'yı tercih edeceğim gibi duruyor." ifadelerini kullandı. 

TÜRKİYE BİRİNCİLİĞİ GETİREN PROJE 

Gelecekteki projelerine de değinen Kara, "Proje hayatıma ben yumuşatıcı olarak kullanılabilen biyoplastik poşetle başladım. Bunda da emeği benim biyoloji hocam Çiğden Özgürdal. O dedi ki biyoplastik diye bir şey var. Normal poşet yerine bu plastik kullanılırsa doğada çevreye zarar vermeden çözünebiliyor bu plastik. Bende düşündüm eve gidince herkesin yaptığı gibi böyle bir plastik var neden kullanılmıyor o zaman diye düşündüm. Daha sonrasında bu plastiğin çok pahalı bir malzeme olduğunu Gördüm çünkü içinde nişasta, gliserin gibi maddeler var. Bunlarda fiyatını normal bir plastik poşetten çok daha fazla arttırıyor. İnsanların bunu kullanması için sebep olmalı ve düşündüm ki bu poşeti herhangi bir temizlik ürünü olarak kullanabilirmiyiz. Önce sabun yapmak istedim ama çok kolya çözünmüyordu o yüzden daha uzun süre suya maruz nerede bırakabilirim diye düşündüm bu maddeyi ve çamaşır makinesi aklıma geldi. Pek bir araştırma yapmadan tamamen düşünce gücümle böyle bir şey aklıma geldi daha sonrasın da bunu için de çeşitli maddeler var biyoplastik nasıl çamaşır makinesinde kullanılabilen bir hale getirebilirim diye düşündüm. İçine çeşitli esansiel yağlar, karbonat ekledim. Karbonatta kumaşın yapısında yumuşatıcı bir etki yapıyor onu yaptığım makale araştırmaları sonucunda öğrendim. Temizlik ve içindeki mikropları öldürmesi amacıyla beyaz sirke ekledim bunu çeşitli oranlarla deneylerle hangi oranın daha iyi sonuç verdiğini ölçtüm. Formül ortaya koyarak projemi yaptım. Bu projeyle de TÜBİTAK projesine katıldım. 2002 4A. Buradan bir sonuç elde edemedim ama projeme güvendiğim için başka yarışmaya soktum. Samsun geleceğin mucitleri yarışmasında da Türkiye 1. si oldum." dedi.

Kara yer aldığı projelere ilişkin de şu açıklamarda bulundu; 

İlk önce biyoloji projeleri yaptım. 9 ve 11. sınıfta daha sonrasında teknolojiye de çok meraklıydım. Çocukluğumdan beri hem oyunlar oynuyordum hem de nasıl yapıldığını merak ediyordum.  Yazılım alanında da kendimi nasıl geliştirebilirim diye düşündüm. Bizim okulumuzda yazılım dersleri olduğu için teknoloji dünyasına girdim. Çeşitli robotlar kodlamaya ve çeşitli yarışmalara katılmaya başladık. Bunlardan biride Efeler First Lego Lig buda özellikle 9. 10. sınıflar için Dünya'nın en büyük robotik etkinliği. Lego’dan robotlar yapıyorsunuz biz ilk olarak efeler yarışmasına katıldık. Bir robotik takımı kurduk, Kayseri’de bir yarışmaya katıldık ve ben takım kaptanıydım. Herhangi bir derece alamadık ama dedik ki biz bu alanda ilerlemek istiyoruz bizim bu konuda önümüzü açın bize destek oldular FIRST Robotics Competition (FRC), Dünya'nın en büyük robotik yarışmalarından birine katıldık. Bu süreçte inanılmaz yorucu bir süreçti sabahlara kadar okulda kaldık. Robotumuzu yaptık. İstanbul Regional'da Türkiye 1.si olduk. Başka bir robot yarışması olan VEX Robotics yarışmasında da Türkiye 1.si olduk. Ben takımın hem kaptanı hem de kod yazan kişisiydi. Bu alanda kendimi çok mutlu hissettim yapabileceklerimizin sınırı olmadığını gördüm ve çeşitli projeler yapmaya başladım. TEKNOFEST ve TÜBİTAK yarışmalarına katılmaya başladım. TEKNOFEST Samsun'da iki tane projem vardı; bunlardan biri yapay zeka temelli bir gözlük görme engelli kişiler için kendimiz tasarladık gözlüğü yazıcılarla bastık daha sonrasın da içine raspberry dediğimiz küçük bir bilgisayar yerleştirip kamera yerleştirdik bu gözlüğünde amacı gözlüğü taklan kullanıcı önünde ki nesnenin ne olduğu kamera sayesinde algılıyor bu gözlük ve daha sonrasında hoparlörle kullanıcı kişiye söylüyor. Bu gözlük sayesinde görme engelli biri bu gözlüğü takarak önünde ki her nesnenin ne olduğunu kolaylıkla algılayabiliyor. TEKNOFET de sanırım 2000-3000 proje arasından ilk ona girdik. Bireysel olarak bir proje yapmaya karar verdim ve sağlıkta yapay zeka alnında çok geleceğe açık olarak gördüğüm için doktorlarla konuşmaya başladım yazılım öğretmenim Murat Kaya öğretmenimle birlikte. Tüberküloz diye bir basil var. Bu basilin sayımı çok önemli bir örnekte bir iki tane oluyor ve çok fazla görünmüyorlar bunu yapay zekayla çözebilirsiniz görünteleyebilirseniz çok önemli olur dediler. Böyle bir program geliştirdik ve bu sayede TEKNOFEST'TE finale kaldık.

"TUTKUYLA BAĞLANABİLECEĞİNİZ BİR DAL BULUN"

Yaşıtlarına da tavsiyelerde bulunan Ethem Can Kara, "Öncelikle bence her gencin kendine tutkuyla bağlanabileceği bir dal bulması gerek. Bunu her genel bir dal bilişim veya hukuk, adalet diyebilirler buna nasıl karar verecekler diye sorarsanız her türlü şey denemeleri gerek. Ben çocukluktan beri 10-15 farklı kurs ve dalda çalışmalar yapmışımdır ve kendimi keşfederek lisede bilim nasıl bişeymiş dedim ve oldu. Daha sonrasında o alanda yürümeye karar verdim. Bir çocuk için önce ailelere önerim çocukluktan beri onları bir alana yöneltmek yerine 100'lerce farklı alanda kendsini deneyebilecekleri fırsat sdunmaları gerek bence gerisi sonrasında gelir. Ben kendimi birkaç farklı alanda kendimi iyi ifade edebildiğimi gördükten sonra gelecekte bu alanda neler yapabilirim diye düşünmeye başladım ve onun tesbitini yaptıktan sonra. Onun için bir yol haritası çıkardım ve yol haritamı takip ediyorum." dedi. 

BORA KARA 

SAMSUN HABER İLE İLGİLİ İÇERİKLERE GÖZ ATIN.