Samsun Medya Grubu'na özel açıklamalarda bulunan TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Özcan Özen Samsun'da deprem riski taşıyan ilçeleri açıklayarak kentin deprem karşısındaki risklerine ve yerleşim alanlarına dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özen, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Ladik, Havza ve Vezirköprü ilçelerinden geçtiğini belirtirken, sahil şeridinde sıvılaşma, yüksek kesimlerde ise heyelan riskinin öne çıktığını söyledi. Samsun’da mikrobölgeleme ve yerleşime uygunluk çalışmalarının henüz tamamlanmadığını ifade eden Özen, planlama süreçlerinin bilimsel veriler doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini söyledi.
SAHİLDE SIVILAŞMA, YÜKSEK KESİMLERDE HEYELAN RİSKİ
Samsun’un yerleşim yapısını ve topoğrafyasını değerlendiren Jeofizik Mühendisi Özcan Özen, kentin sahil şeridinden iç kesimlere doğru yükselen bir arazi yapısına sahip olduğunu belirtti. Sahil bölgelerinde sıvılaşma, yüksek kesimlerde ise heyelan riskinin bulunduğuna dikkat çeken Özen, "Sahil şeridinden başlayıp iç kesimlere doğru yükselen bir topoğrafyadan söz edebiliriz. Sahil şeridinde, deprem esnasında ortaya çıkan ve bizim sıvılaşma dediğimiz bir zemin problemi bulunuyor. Yer altı suyuyla birlikte kumlu zeminlerin hareketlenmesi sonucu üst yapının batması, yana yatması ya da devrilmesi söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla risk açısından değerlendirdiğimizde, Kuzey Anadolu Fay Hattı Ladik, Havza ve Vezirköprü ilçelerimizden geçiyor. Bu fay hattı Samsun merkeze yaklaşık 50-60 kilometre mesafede bulunuyor. Ancak bizim ‘zemin büyütmesi’ dediğimiz bir parametre de var. Deprem esnasında açığa çıkan deprem dalgaları, zemin davranışlarını etkiliyor. Özellikle gevşek zeminlerde depremin etkisi daha fazla hissediliyor" ifadelerini kullandı.

SAMSUN’DA SIVILAŞMA RİSKİ TAŞIYAN İLÇELER HANGİLERİ?
Samsun’un sahil kesimlerinde sıvılaşma riskinin bulunduğunu belirten Özcan Özen, ilçelerin zemin yapılarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özen, sahil şeridinde yer alan bazı ilçeler ile Bafra Ovası çevresinde sıvılaşma riskinin öne çıktığını söyledi. Özen, "Sahil şeridinde sıvılaşma problemleri var. topografik olarak daha üst kotlara çıktığımızda ise bu kez heyelan riski devreye giriyor. Heyelan, deprem esnasında akmaya müsait zeminlerin eğim yönünde hareketini hızlandırabiliyor. Hatta deprem etkisiyle, yapı bulunmayan alanlarda bile heyelan meydana gelebiliyor. Bu da ayrıca bir risk oluşturuyor" dedi. Sıvılaşma riski açısından öne çıkan ilçelere ilişkin değerlendirmesinde ise Özen, "En riskli ilçelerden bahsedecek olursak bunu iki şekilde değerlendirebiliriz. Sıvılaşma açısından sahil şeridindeki Atakum, Tekkeköy, Terme ve Çarşamba öne çıkıyor. Batı tarafına doğru baktığımızda Bafra’da da geniş bir ova yapısı söz konusu. Alaçam ve Yakakent de sıvılaşma açısından riskli ilçelerimiz arasında yer alıyor" dedi.
ATAKUM’UN YÜKSEK KESİMLERİNDE HEYELAN UYARISI
Deprem riskinin yalnızca fay hatları ve sıvılaşmayla sınırlı olmadığını belirten Özen, özellikle eğimli arazilerde heyelan tehlikesinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Deprem sırasında zemindeki hareketlerin heyelanları tetikleyebileceğini ifade eden Özen, Samsun’un yüksek kesimlerindeki yapılaşmaya dikkat çekti. Özen, heyelan açısından risk taşıyan bölgeleri şöyle değerlendirdi: "Heyelan açısından değerlendirdiğimizde ise merkezde Atakum’un üst kesimleri, Balaç tarafları ve yüksek bölgeler riskli alanlar arasında bulunuyor. Buralarda da yapılaşma sorunumuz var. Zaten Karadeniz Bölgesi yerleşim açısından dar bir yapıya sahip. Bu nedenle ister istemez bu alanlarda yapılaşmaya gidiliyor. Ancak yerleşim ve yapılaşma planlanırken söz konusu sıvılaşma ve heyelan risklerinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor."
SAMSUN’UN DEPREM MASTER PLANI UYGULAMAYA GEÇİRİLEMEDİ
Samsun’un deprem hazırlıkları kapsamında Deprem Master Planı’nın mevcut durumuna da değinen Özcan Özen, planın meslek odaları tarafından hazırlandığını ancak uygulama sürecinin ertelendiğini söyledi. Özen, "Deprem Master Planı aslında Samsun için meslek odaları tarafından hazırlanmış durumda. Ancak uygulamaya geçme konusunda sürekli ötelenen bir süreç söz konusu. Master planının içerisinde birçok meslek disiplininin yer alması gerekiyor. Çünkü deprem; sosyolojik ve ekonomik boyutları olan, bilimsel açıdan da ciddi zararlar ortaya çıkaran ve hayatı durma noktasına getirebilen bir doğa olayı. Dolayısıyla bunun bir bütün olarak ele alınması gerekiyor" diye konuştu.
"MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI TAMAMLANMALI"
Deprem Master Planı’nın uygulanabilmesi için öncelikle yerleşime uygunluk ve mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması gerektiğini vurgulayan Özen, "Master plan kapsamında, biz mesleki açıdan özellikle zemin konusunda değerlendirme yaptığımızda her zaman aynı noktaya dikkat çekiyoruz. İmara açılacak alanlarda, yapılaşmadan önce adı üzerinde yerleşime uygunluk ve mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması gerekiyor. Bu çalışmaların ortaya koyduğu veriler doğrultusunda imar planlarının hazırlanması ve ardından yapılaşmaya gidilmesi gerekiyor. Şu anda Samsun’da mikrobölgeleme ve yerleşime uygunluk çalışmaları henüz tamamlanmış değil. Hatta hiçbir ilçede bu çalışmaların yapılmış ve tamamlanmış olduğunu söyleyemiyoruz. Öncelikle bu verilerin elde edilmesi gerekiyor. Daha sonrasında diğer planların aşama aşama devreye sokulması gerekiyor" dedi.
Samsun dahil 33 ilde dev operasyon! 101 gözaltı
Samsun'da piknik tüpü az kalsın faciaya neden oluyordu!
DAHA FAZLA SAMSUN HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ




