- Samsun Canik, 27 Nisan 2025: heyelan faciasına ilişkin tazminat davasında keşif yapıldı.
- Samsun 1. Tüketici Mahkemesi akaryakıt istasyonu için olay yeri incelemesi kararlaştırdı.
- Bilirkişi heyeti iş güvenliği, inşaat ve jeoloji uzmanlarıyla teknik inceleme yaptı.
- Hayatını kaybedenlerin yakını anne Çiğdem Kaya adalet ve ihmal vurgusu yaptı.
- Avukatlar ruhsat ve denetim süreçlerinde uygulama eksikliği bulunduğunu belirtti.
- Resmî süreç mahkemede sürüyor; bilirkişi raporları Samsun Gazetesi’nde yer alacak.
MAHKEMEDEN OLAY YERİNDE KEŞİF KARARI
Samsun 1. Tüketici Mahkemesi, bir süre önce eşi ve 2 çocuğu yaşamını yitiren Çiğdem Kaya tarafından olayın yaşandığı akaryakıt istasyonunun sahibine yönelik açılan tazminat davası kapsamında olay yerinde keşif yapılması kararı verdi.
Bunun üzerine mahkeme ve bilirkişi heyeti, olay yerine geldi. Keşfi, heyelanda eşi ve iki çocuğunu kaybeden Çiğdem Kaya ile taraf avukatları da takip etti.
“YAŞADIKLARIMIZ KIYAMETTİ”
Çiğdem Kaya, keşfin ardından yaptığı açıklamada, geçen yıl 27 Nisan'da yaşadıklarını "kıyamet" olarak nitelendirdi.
Cehennem azabı gibi bir olay yaşadıklarını belirten Kaya, "O cehennem ateşi benim burama girdi, sönmüyor, gitmiyor bir türlü. Hayatımı mahvettiler. Ailem yok oldu. Bir ihmal, bir sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Bu sorumsuzluk yüzünden beni perişan ettiler. Beni mezarlıklardan mecbur bıraktılar taşınmaya. Beni Samsun'a sığdıramadılar, bunu sürekli de söyleyeceğim. Beni kandırıp, 'Evi satacağız, çık.' diye evden çıkarıp kendileri oturanlar var. Hakkımı hiç kimseye helal etmiyorum. Allah'a bırakıyorum." dedi.
“VİCDANINIZ NASIL ELVERİYOR?”
Kaya, istasyonun yanındaki alışveriş merkezinin kapatılacağının söylendiğini ancak kapatılmadığını anlatarak, şunları kaydetti:
"İstanbul'dan buraya geldiğimde mezarlıkları ziyarete giderken insanların alışveriş merkezinden alışveriş yaptığını gördüğümde üzülüyorum. Çocuklarına kıyafet, elbise alıyorlar. Benim burada 2 çocuğum öldü, nasıl rahat giydirebiliyorsunuz kıyafetleri? Vicdanınız nasıl elveriyor? Bugün benim başıma gelen sizin de başınıza gelebilir. Hakkımı hiç kimseye helal etmiyorum. Allah'a bırakıyorum. Rabb'im ödetsin diyorum, başka hiçbir şey demiyorum. Ülkemizde adalet istiyoruz ya, çocuklarımız, gençlerimiz artık ölmesin, adalet olsun. Bir de annelerin canları yanmasın artık. Kadınlar mağdur olmasın."
BİLİRKİŞİ HEYETİ OLAY YERİNDE
Müşteki avukatı Kartal Akcan da keşfe mahkeme ve 2 iş güvenliği uzmanı, inşaat mühendisi ile jeoloji mühendisinin katıldığını belirtti.
“MEVZUAT VAR AMA UYGULAMA EKSİK”
İstasyonun bulunduğu bölgede kusur olduğunu aktaran Akcan, "Türkiye Cumhuriyeti'nde mevzuat, kanunlar, tüzükler, yönetmelikler son derece düzgün. Bunda bir sıkıntı yok ama maalesef uygulamada, yani ruhsatlandırma aşamasında, kontrol anlamında ilgili kurumların, belediyelerin eksikliği var. Örneğin Kartalkaya'da, Bolu'da malum otel yangını oldu, ondan sonra Türkiye'deki bütün oteller, turistik oteller çok sıkı şekilde dört dörtlük denetleniyor. Keşke olay olmadan bu yapılsaydı. Şimdi bu olaydan tam bir ay sonra Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarıldı. Burası yaklaşık 4-5 kilometre boyunca heyelan bölgesi ilan edildi ve yıkılacak, kamulaştırılacak. Bu da çok güzel, mükemmel bir uygulama ama bir hukukçu veya vatandaş olarak talebimiz, bu olaylar olmadan keşke tedbirler alınsa. O zaman bu ölüm olmazdı." diye konuştu.
Olayda kusuru bulunduğu iddia edilen kurum ve kuruluşlar için de idare mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açıldığı öğrenildi.
Samsun'da YEDAM ile yeni bir hayat: Sanal kumar kıskacından özgürlüğe