Samsun Saathane Meydanı’nda hırdavat ve tuhafiyecilik yapan babasının yanında çocuk yaşlarda çalışmaya başlayan Haşim Uzun’un terziliğe ilgisi, babasının dükkânının yanındaki terziyi merak etmesiyle başladı.

TERZİLİK MERAKI ÇOCUKLUK YILLARINDA BAŞLADI
İlkokul üçüncü ve dördüncü sınıftan itibaren terzinin yanında vakit geçiren Uzun, ortaokul yıllarında da mesleğini sürdürdü.
Terziliğe başlangıç hikâyesini anlatan Uzun, şöyle konuştu:
“Babamın Samsun Saathane Meydanı’nda hırdavat ve tuhafiyeci olarak dükkânı vardı. Babam beni ilkokuldan çıktığımda hemen kendi dükkânına getirirdi. Yan tarafımızda terzi dükkânı vardı. Orada gidip takılıyordum. Daha sonra terziliğe merak sardım. İlkokul üçüncü, dördüncü sınıftan itibaren terzinin yanında kalmaya başladım. Ortaokulda dahi yine terziliğe giderdim ve bu işi de çok sevdim. Zaten hâlâ çok severek yapıyorum. Olağanüstü fazla seviyorum işimi”

ÖZEL DİKİMDE UZMANLAŞTI
Yıllar içerisinde kendisini özel dikim alanında geliştiren Uzun, müşterilerinin ölçülerini aldıktan sonra kumaş kesimi, prova ve dikim işlemlerini de kendisinin yaptığını söyledi.
Frak ve smokin gibi özel kıyafetler de diken Uzun, meslekte kaliteli işçiliğin önemine dikkat çekti.

“ÖZÜNÜZE, SÖZÜNÜZE SADIK OLMANIZ LAZIM”
“Yılın Ahisi” seçilmenin kendisi için büyük anlam taşıdığını belirten Uzun, Ahilik kültürünün yalnızca mesleki başarıdan ibaret olmadığını ifade etti.
Uzun, meslekte kaliteli iş yapmanın yanı sıra kişinin karakterinin ve yaşam tarzının da önemli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bir kez Ahi seçilmek insana çok onur ve mutluluk veriyor. Yıllardır topladığınızı, yaptığınızı topluyorsunuz. Yaptığınız işin çok düzgün olması lazım. Kendinizin düzgün olması lazım. Yaşantınızın düzgün olması lazım. Yani bunların hepsi bir bütün. Onurlu bir insan olmanız lazım. Özünüze, sözünüze sadık olmanız lazım. Böyle olunca da arkasından güzel işler size geliyor”

“TERZİ HAŞİM TÜRKİYE’Yİ TANIR”
Samsun Adliye Sarayı karşısında dükkân açmasının ardından mesleki çevresinin genişlediğini belirten Uzun, bir dönem valilere de kıyafet diktiğini söyledi.
Yaptığı çalışmaların zamanla Samsun dışına da yayıldığını belirten Uzun, mesleki tanınırlığının arttığını şu sözlerle anlattı:
“Burada Adliye Sarayı’nın yanında, karşısında dükkân açınca, valilere iş yaptıktan sonra daha meşhur olduk. Bu sonra Türkiye’ye de yayıldı. Yani Terzi Haşim aşağı yukarı Türkiye’yi tanır”
“İŞİNİZİ ÇOK GÜZEL YAPACAKSINIZ”
Gençlerin terzilik başta olmak üzere zanaatlara ilgisinin azalmasından endişe duyduğunu belirten Uzun, nitelikli iş yapan kişilerin mesleklerinde başarılı olabileceğini söyledi.
Uzun, genç meslektaşlarına şu mesajı verdi:
“Maalesef gençlerimiz yatkın değil. Hiçbir zanaata iyi bakmıyorlar zaten. Sanayiye de gidip bakarsanız, sanayide çok güzel para kazanan meslek dalları var. Birçoğunun çırağı yoktur. Bu vahim bir durumdur. İyi bir modacı çok iyi para kazanabilir. Hangi şehirde olursanız olun ama mutlaka işinizi çok güzel yapacaksınız. Çok, olağanüstü güzel iş dikmeniz lazım. Para sizi bulur. Para sonraki hikâye”
SAMSUN’DA ÖZEL DİKİM YAPAN TERZİ SAYISI AZALDI
Samsun’da özel dikim yapan terzi sayısının da giderek azaldığını belirten Uzun, el emeğine dayalı mesleklerin korunması gerektiğini vurguladı.
Uzun, kentte kendisiyle birlikte özel dikim yapan terzi sayısının 3-4 kişi civarında olduğunu belirterek, mesleğin geleceğine ilişkin endişesini şöyle dile getirdi:
“Yani Samsun’da benimle birlikte herhalde 3-4 kişi var iş diken. Kaybolmaya yüz tutmuş meslek sayılabilir. Ancak bu işi, yani el zanaatlarını yapan Amerika’da da var, Avrupa ülkelerinde de var. Hollanda’da var, Almanya’da var, Fransa’da var. Var, terzi var. Ama zannediyorum bir 15-20 yıl sonra artık bitmiş olur diye düşünüyorum. İnşallah da öyle olmaz”




