Samsun’a kaç trilyon?

Geçtiğimiz günlerde Samsun’da “Türkiye Teknoloji Buluşmaları” adı altında bilgilendirici bir etkinlik düzenlendi. Bütün konuşmacıların anahtar kelimesi “dijitalleşme” idi.

G7 adıyla bilinen; Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada ülkelerinin yer aldığı birlik, 2013 verilerine göre küresel zenginliğin %64’ünü temsil etmekteydi. E7 adıyla bilinen; Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Endonezya, Meksika ve Türkiye’nin yer aldığı birlik ise, 1995 yılında G7’nin yarısı kadar ekonomik büyüklüğe sahipti.

2016 yılında, E7 %37 ekonomik büyüklüğe sahip iken, G7 %31 büyüklükteydi. Yani 2016 itibarıyla E7 birlikteliği en büyük oluşum. 2050 yılı için ise, E7’nin ekonomik büyüklüğünün %48’e çıkabileceği, G7’nin ekonomik büyüklüğünün %22’e düşebileceği öngörülüyor. Bu değişimdeki en büyük paylar Çin ve Hindistan’a ait, 2020’den sonra Çin, A.B.D.’yi geçerek Dünya’nın mega gücü olacak.

Uzun lafın kısası, Türkiye 2050 yılına kadar, ortalama yıllık %3 büyüme ile Dünya’nın en büyük 11. Ekonomisi olacak. Sadece Çin’in “bir kuşak bir yol” projesi (ipek yolu) kapsamında, 2030 yılına kadar Türkiye’ye 21 trilyon $ ek katma değer gelir getirmesi bekleniyor. Kaba bir hesap ile sadece bu projeden ülkemize, bu yıldan itibaren, yılda 2 trilyon $ gelir gelecek. Ocak 2018’de çıkan haberlere göre, Çin Bankaları Türkiye’deki dev projelerin finansmanına talip oldular ve 2018 yılı, Çin’de ‘’Türkiye Turizm Yılı’’ ilan edildi.

Çin’in bu katkıları dışında Dünya ekonomisinde projelere yatırım yapmak isteyen 270 trilyon $ sermaye var ortada. Yeni dijital çağ ile birlikte, iyi işler artık para aramıyor, para iyi iş arıyor. Teknoloji bütün kuralları değiştirdi. 10 yıl kadar önce Dünya’nın en değerli şirketlerini otomotiv, banka, petrol sektörleri oluştururken, artık en değerli şirketler Facebook, Google, Amazon gibi, sırtını dijitale yaslamış firmalardan oluşuyor.

Bu dijital firmalar ile geleneksel firmaların bir karşılaştırmasını yapalım… Dünya’nın en büyük otel zinciri olarak bilinen, Hyatt Hotels’in Şubat 2012 cirosu 7milyar $ iken; internet üzerinden konut, villa, oda kiralayan Airbnb’nin cirosu 2 milyar $ bile değildi. Sadece 6 yıl sonra Hyatt Hotels’in Şubat 2018 cirosu 9 milyar $, Airbnb’nin cirosu ise 31 Milyar $ olmuştur. Airbnb bir Türkiye girişimi olsaydı Türkiye’nin (2017 yılı turizm cirosu 26 milyar $) bir Turizm geliri de Airbnb’den olabilirdi.

Dijital firmaların gücüne bir de başka açıdan bakalım; 2009 yılında kurulan UBER taksi uygulamasının, bugünkü piyasa değeri 68 milyar $’dır. Türkiye’nin ilk 5 şirketini oluşturan Aselsan, Garanti Bankası, Koç, Akbank ve Ereğli Demir Çelik’in toplam piyasa değeri (202 milyar TL) 54 milyar $’dır. Bir dijital firma, geleneksel 10 firmaya bedel.

Dijital çağda kurulan diğer şirketlerin değeri şöyle; Alibaba 245 milyar $, Amazon 106 milyar $, Google 820 milyar $, Facebook 552 milyar $...  Şuan saydığımız bu dijital firmalar potansiyelin sadece %1’ni temsil ediyor. İyi bir çalışma ile, 270 trilyon $ yatırımdan bizde nasibimizi alabiliriz. Zira bu sermaye, bu tarz değer getiren firmalar arıyor. Mark Zuckerberg, Facebook’un sadece %28’ine sahip, geri kalan hisseler yatırımcılardan oluşuyor.

Ancak Samsun’a bakınca, halen otel yapan, inşaat yapan, cafe açan, katma değersiz ürün üreten bir şehir görüyoruz. Neden dijitalleşme için bir planımız yok? F16 savaş uçağının %80 maliyeti donanım, %20 maliyeti yazılım iken, yeni nesil F22 savaş uçağının %82 maliyeti yazılım, %18 maliyeti donanımdan oluşuyor.

Gerek İpekyol’undan her yıl gelecek 2 trilyon $, gerek yatırım için fırsat bekleyen 270 trilyon $ sermayeden ne kadarı Samsun’a nasip olacak? Potansiyel dijital şirketlerin henüz %1’i açığa çıktı, %99’undan nasibimizi almak için bu şehrin dijitalleşme reçetesine ihtiyacı var.

Anket şirketlerinin ortak görüşüne göre gençler AK Parti’den uzaklaşıyor, 25 yaş altı seçmen referandumda %60 oranında hayır demiş. Gençlerin gücü; 20 yaşındaki Enes Batur yılların Cem Yılmaz’ını gişede geride bırakıyor. 2019 seçimleri yaklaşırken belediyecilikte akıllı şehirleşme, ticarette dijitalleşme, üretimde 4.sanayi devrimini gözden kaçıranlar gençlere muhtemelen dokunamayacaklar, zira bunun haricinde yapılanlar gençler için bir şey ifade etmiyor, onların dünyası dijitalden ibaret.

Bir Çin Atasözü der ki; Değişim rüzgârları estiğinde aptallar duvar örer, akıllılar yel değirmeni yapar. Yel değirmenleri yapıp Samsun’a bu rüzgardan trilyonlar kazandırmak dileğiyle…  

YORUM EKLE

banner650