banner1571

banner1577

banner1526

banner1588

banner1587

banner1324

banner1581

Samsun'da başörtüsü nedeniyle mesleğini bırakmak zorunda kalmıştı... O günleri anlattı

Samsun'da yaşayan sınıf öğretmeni Özlem Kabaoğlu, başörtüsü nedeniyle gördüğü baskıyla üzülerek veda ettiği mesleğine yıllar sonra dönebildi.

Samsun 27.02.2021, 11:44
3570
Samsun'da başörtüsü nedeniyle mesleğini bırakmak zorunda kalmıştı... O günleri anlattı

Babası gibi öğretmen olmak isteyen Özlem Kabaoğlu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümünden 1993 yılında mezun oldu. Aynı yıl Bafra'nın Asar Köyü İlkokulu'na sınıf öğretmeni olarak atanan Kabaoğlu, başörtüsü taktığı için gördüğü baskı sonucu mesleğinden gözyaşları içinde istifa etti.

Verdiği mücadele sonucunda 2014 yılında öğretmenliğe dönebilen 3 çocuk annesi Kabaoğlu, kendisini istifaya götüren süreçte yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

28 Şubat'ın altyapısının 1990'lı yılların başında yaşanmaya başladığını belirten Kabaoğlu, başörtüsü taktıkları için gördükleri baskı yüzünden mezun olmanın ve çok istediği öğretmenliğe başlamanın mutluluğunu dahi yaşayamadığına işaret etti.









Atanmasının ardından başörtülü olduğu için birçok sorunla karşılaştığını dile getiren Kabaoğlu, "İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde başlayan sorunlar, atandığım okulun yönetimiyle devam etti. Mutlu şekilde öğrencilerimle dersimi işleyeceğim sevincini yaşamak isterken okulumda haftanın her günü müfettiş kontrolünde, başörtüsüyle derslere giremeyeceğimiz, kılık kıyafet kanunu gereğince suç işlediğimiz ikazları, yazılar almaya başladım. Artık kabusa dönüşmüştü öğretmenliğim." ifadelerini kullandı.

Korku ve baskıyla görev yapabildiğini, daha sonra ise istifa etmek zorunda bırakıldığını aktaran Kabaoğlu, şöyle devam etti:

"Derslerime istediğim gibi giremedim, ilk görevimi doya doya yapamadım. İlk çocuğuma da hamileydim. O stres içinde onu da maalesef kaybettim. Kendimizi nasıl iyi hissediyorsak, kimliğimizi, kişiliğimizi nasıl kabul etmişsek devletimizin de bizi o şekilde kucaklamasını bekleyerek iradeli durmaya gayret ettik. Bunun mücadelesini vermeye çalıştık ama babam, görev yaptığım yerdeki müdürüm, öğretmen arkadaşlarım dahil hiçbirisine bu samimiyetimizi gösteremedik. Bizi üzen şey şuydu; kendi devletimizin, kendi milletimizin, ailemizin, vatanımızın içinde yabancıydık sanki, farklıydık. Neden? Dini inançlarımızı yerine getirmek istediğimiz için."

- "Biz yanlış yapmadık"

İstifa etmemesi durumunda aldığı ihtar ve ikazlar sonucunda atılacağını düşündüğünü belirten Kabaoğlu, bu süreçte çeşitli sağlık sorunları da yaşadığı vurguladı.

Kabaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a kamuda kıyafet serbestliği konusunda ortaya koyduğu irade nedeniyle teşekkür ederek, şunları kaydetti:

"2011 yılında geri dönmek için mücadele başlattım. 2014 yılında geri döndüm. Benimle birlikte göreve gelmiş arkadaşlarım 25-30 yıllık memurlar. Ben o 14 yılımın hesabını kime soracağım? 14 yıllık memurluk hakkım yok, derecem yok, emeklilikte her türlü maddi ve manevi kayıplarımızın giderilmişliği yok.

Biz yanlış yapmadık, biz de bu milletin evlatlarıyız. Okullarımızı başarıyla bitirdik. Mesleklerimizi yapmak istiyoruz. Bu gaye ile göreve başlamıştık. Yine aynı gaye ile geri döndük. Başarılı bir öğretmen olmak istiyordum. Öğrencilerime o birikimlerimi aktarmak istiyordum. Vermek istediğim çok şey vardı. Planlarımız vardı ama bizim o neşe ve isteğimizin yerini birden kabusa çeviren, bizleri sanki suç işlemişiz de aranan bir suçlu gibi kaçacak delik arar hale getirdiler. Ben bu devletin bir vatandaşıyım. Bunun kabul görmesi bizi mutlu etti. Biz sanki vatandaş değilmişiz hissiyatına kapılmıştık. Bundan sonra 28 Şubatlar asla yaşanmamalı. Asla insanlar kılık, kıyafet, düşünce ve inanç yönünden cezalandırılmamalı."

Yorumlar (4)
reis hakan 2 ay önce
Allah aşkına temşit pilavı gibi getirip getirip durmayın önümüze tamam öyle bir sorun yok artık.
Ayşe 2 ay önce
Bugünki durumumuza tabiki Çok Şükrediyoruz ama o günlerde ve halen alamadığımız çok hakkımız var maddi ve manevi Siz okuyup yorum yaparken bile empati yapamıyorken ve yaşadığımız sıkıntıya ortak olamıyorken bizim halen üzülmemiz Normal değil mi acaba
Özlem Önder Kabaoğlu 2 ay önce
O günlerden kalan yüreğinizde ve Mesleğinizde ve haklarınızda halen haklarınız kalmışsa ve iadeyi itibar olmamışsa Sizde yıllarca dile getirirdiniz eminim. O günler ınutulacak gibi değil
Ama tabiki bıgünümüze de Çok Şükrediyoruz
Empati ve adalet duygunuzu biraz zorlayın lütfen
İMAM HATİPLİ ÖĞRETMEN 2 ay önce
Geçmiş olsun hocam senin durumunda bugün 50 bin öğretmen toplamda 150 bin memur var bunların vebalini kim verecek.