banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

Samsun Tabipler'den 'suda alüminyum' açıklaması: Mevsimsel bir durum - Samsun Haber

banner1357

Samsun Tabip Odası Başkanı Murat Erkan, kentin içme suyunda normalin iki katı üzerinde alüminyum bulunduğu iddialarını, 'mevsimsel geçiş'ten kaynaklı olarak değerlendirdi. Erkan, çeşme suyunun sağlık açısından daha güvenilir olduğunu söyledi

SAMSUN HABER 05.03.2020, 15:24 05.03.2020, 16:12 Anıl Kuranel
Samsun Tabipler'den 'suda alüminyum' açıklaması: Mevsimsel bir durum - Samsun Haber
banner1353
banner1375

SAMÇEP'in Samsun'un içme suyunda ağır metal bulunduğuna ilişkin iddialarının ardından Samsun Tabip Odası da beklenen açıklamayı yaptı. Samsun Tabip Odası Başkanı Murat Erkan, şebeke sularının sağlık açısından daha güvenli olduğuna dikkati çekerken, yüksek olduğu belirtilen alüminyum değerlerine ilişkin de 'mevsimsel bir geçiş'  açıklaması yaptı.

ŞEBEKE SUYU TERCİH EDİLMELİ

Samsun Tabip Odası Başkanı Murat Erkan, Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP)'in gündeme getirdiği kentin şebeke suyunda olduğu iddia edilen yüksek alüminyum ile ilgili olarak yaptıklar çalışmanın sonucunu basın toplantısıyla açıkladı. Murat Erkan günümüzde şehirlerimizde kullanılan çeşme sularının sağlık açısından daha güvenilir olduğunu belirtti. Şehir şebeke suyunun kaynağından arıtma işlemine oradan vatandaşların kullanımına kadar olan döngüde pek çok aşamada biyolojik, kimyasal takip sistemi içinde sürekli kontrol edilebilen özellikler taşıdığını ifade ederek, "Tüm bu nedenlerden dolayı şehir şebeke suyunun, yani çeşme suyunun  öncelikle tercih edilmesi gerekmektedir" dedi.

UZUN SÜRELİ OLURSA TEHLİKELİ

Yapılan uyarıların geniş halk kesimlerinde şebeke suyuna karşı güvensizlik yaratmayacak ölçüde kalmasının daha doğru bir yaklaşım olacağını da ifade eden Erkan, "Alüminyum yeryüzünde üçüncü en çok bulunan metaldir. Alüminyum esas vücuda giriş yolu sindirim sistemidir. Su ise alüminyumu en fazla taşıma potansiyeline sahip etkendir. Sindirim sisteminden direk kana geçen alüminyum miktarı yüzde 1’den azdır. İçme suyunun, alüminyum için toplam ağızdan alıma katkısı, genellikle toplam alımın yüzde 5'inden azdır. Günümüzde insan sağlığı ile ilişkisi gittikçe önem kazanan alüminyum genellikle zararsız bir bileşen olarak bilinmektedir; fakat yine de yüksek derişimlerine ya da dozlarına uzun süreli maruz kalındığında sağlık sorunlarına neden olabilmektedir" diye konuştu.

10-20 YILDA HASTA EDER

İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'e göre sudaki alüminyum üst değerinin litrede 0,2 miligram olduğgunu vurgulayan Murat Erkan, "Mevcut bilimsel verilere göre, bahsi geçen bu hastalıkların oluşması ve ortaya çıkması için on, yirmi yıl hatta daha uzun süreler yüksek düzeyde alüminyuma maruz kalımı olması gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün yayınlamış olduğu rehberlere göre ise sudaki alüminyumun sağlık açısından limit değeri,  yani halk sağlığı  açısından sorun teşkil etmeyecek değer; litrede 0,9 miligramdır" diye konuştu.

MEVSİMSEL GEÇİŞTEN KAYNAKLI

Samsun içme suyunda belirli bir dönemde alüminyum değerlerinin      "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik"te belirlenen sınırın iki katı ya da daha fazla olduğunun anlaşıldığını da ifade eden Erkan, "Bu durum, yapılan açıklamalarda olduğu gibi mevsimsel ya da sistemden kaynaklı olabilmektedir.  Çoğu zaman da  yüksek seviyelerin, mevsimsel geçişlerin ardından normal seviyelere indiği gözlemlenmektedir. Literatürde, kısa süreli ve bugün bahse konu olan sınırlardaki içme suyu Alüminyum  sevilerindeki yükselmelerin sağlık etkilerine ilişkin  bir değerlendirme yoktur" dedi.

KAMUOYU AYDINLATILMADI

Diğer taraftan konuya ilişkin sürekli mevzuata vurgu yapan SASKİ'nin ve yöneticilerinin  kamuoyunu olayın başlangıcından beri  bilgilendirmemesi ve aydınlatmamasının en büyük eksiklik olduğunu da ifade eden Murat Erkan, "Şikayetlerin üzerinden günler geçmesi rağmen şehir şebeke suyunda Alüminyum miktarının yüksek olduğuna ilişkin açıklama  SASKİ yerine İl Sağlık Müdürlüğü'nden gelmiştir. Bu açıklamada da olay "bir kaç ölçümde hafif düzeyde yüksek çıkmıştır" şeklinde adeta geçiştirilmiştir.  Mevzuata bakıldığında, her iki kurum için de;  "tüketicilere bilgilendirmenin  hala yapılmaması, durumun yeterince izah edilmemesi" tutumu  başlı başına bir yönetmelik ihlalidir.
Yaşam kaynağı olan suya ve onu yüz binlerce insanımızın tüketimine sunan kurumlara önerimiz; toplumdan ve onu temsil eden demokratik kurumlardan hiçbir bilgiyi saklamadan zamanında bilgilendirme yapmaları, kamuoyunu şüpheye sevk edecek tutumlara yönelmemeleridir. Bundan sonra suya ilişkin yapılacak çalışmaları an be an kamuoyuyla paylaşmaları, gerekirse bu konuda sözü kurulacak bilimsel bir heyete vermeleridir" uyarısında bulundu.

Dilber BAHADIR
 

Yorumlar (0)