banner1320

Kulluk ve namaz bilinci

Samsun İl Müftü Yardımcısı Alaettin Kırmıyık, bugünkü köşesinde "Kulluk ve namaz bilinci" başlıklı yazısını kaleme aldı.

Kulluk ve namaz bilinci
banner1314

Rabbimiz her varlığı bir amaç için yaratmıştır. Soluduğumuz hava, güneş, ay ve yıldızlar, bulutlar, rüzgâr, ağaçlar, taşlar ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz bütün yaratılmışların bir yaradılış gayesi vardır.  Yaratılmışların en güzeli olan insanın da özel bir yaratılış gayesi olmalıdır.


Kur’an-ı Kerim insanın yaratılışının güzel ve mükemmel şekilde olduğuna vurgu yapar. Yaratılış gayesini de şöyle özetler:” Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”(Zariyat,51/56)


İnsanın yaratılış gayesinin farkına varması, bunu bilmesi ve buna göre hareket etmesi beklenir. Biz buna kısaca “kulluk Şuuru” diyebiliriz. Kulluk şuuru öncelikle Allah’a imanı, ardından da inandıklarını hayatta Allah rızası için, içten ve samimi olarak yaşamasını gerekli kılar.Burada ibadetler vardır, güzel ahlak vardır.


İbadetlerimizin başında şüphesiz namaz gelmektedir. Kul ile Yüce Yaratıcı arasında kurulmuş olan bir köprü, bir bağdır namaz. Kul günde beş defa bu köprüyle Rabbine, O’nun huzuruna gider. Durumunu Rabbine arz eder, taleplerini, pişmanlıklarını samimi olarak ifade eder. Kulluğun yaşanmasında en büyük göstergedir namaz. Namazsız kulluk düşünülemez. Çünkü Kur’an namazın en büyük ibadet olduğunu ifade eder.(Ankebut, 29/45) Namaz Allah’ı anmanın, O”nu zikretmenin yoludur.(Taha, 20/14) Bu bilinçle kılınan namaz kişiye asla yük değildir. Aksine yükünü hafifletir. Dünyadaki meşgalelere yenilmemek için namazı hayatımızın “vaz geçilmezi” yapmalıyız. Denizde bir gemi için batırıcı fırtınalar karşısında sığınılacak bir liman ne ifade ediyorsa, insan için de günlük meşgaleler arasında günde beş defa kılınan namaz bundan daha büyük bir önem ifade eder.İnsanı yorulmaktan, güçsüz kalmaktan, umutsuzluğa düşmekten hatta yıkılmaktan korur namaz. Çünkü namaz Allah’a sığınmaktır, O’ndan yardım talep etmektir. İnsan yüce yaratıcının yardımına mazhar olunca onu hangi güç yıkabilir. Duaları kabul olunan bir insanı hangi olumsuzluk ümitsizliğe itebilir. Kıldığı namazıyla geçmişte işlediği günahlardan temizlendiğine kani olan insanı hayatla mücadelesine azimle devam etmekten ne alıkoyabilir. İflaslar, başarısızlıklar, namazla hayat mücadelesine motive olan insanı yeni adımlar atamaktan nasıl alı koyabilir.


Evet, namaz kulluğumuzun en önemli göstergesidir. İmanımızın en güzel meyvesidir. O halde namazı bu bilinçle kılmalı.  Eğer namazımız bizi kötülüklerden alı koymuyorsa namaz kılış şeklimizi, Huzura duruş tarzımızı gözden geçirmeye ihtiyaç vardır. Eğer namazımız başta kendimize, ehlimize, komşu ve arkadaşlarımıza, dahası bütün mahlûkata daha merhametli olmamıza katkı sağlamıyorsa bir yerlerde yanlışlar var demektir. Namazlarımız bizi güzel ahlaka erdiremiyorsa namazlarımıza nasıl ve ne amaçlan başladığımıza ve bitirdiğimizde neler hissettiğimize çok dikkatli bakmamız gerekiyor. Namazın başında Allah mutlaka hatırlanmalı, O anılmalı, namaz boyunca korku ve ümit hali en üst noktada yaşanmalı, pişmanlıklar arz edilip sağlam sözler verilmelidir. Namazın sonunda da bütün güzel hedeflere ulaşıldığı ümidiyle bir rahatlama, huzur hali ve mutluluk yaşanmalıdır. Çünkü secde hali Allah’a en yakın olunan haldir ve Allah duaları mutlaka kabul eder.


Namazı kendimiz böyle anlayıp güzelce kılmamız gerektiği gibi yetişen nesillere de güzelce öğretmemiz gerekmektedir. Çocuklarımızın ihtiyaçları ile ilgilenmemiz şüphesiz sorumluluğumuzdur. Onlara namaz bilinci ve ibadet alışkanlığı kazandırmak da önemli birsorumluluğumuzdur. Bunu da Küçük yaşlarından itibaren başlayarak ve sevdirerekbaşarmak zorundayız.


Çocuklarımıza kulluk ve namaz bilinci kazandırmak için fırsatları da iyi değerlendirmek gerekir. Ramazan ayı içeresinde bulunuyoruz. Ramazan ayı çocuklarımıza başta oruç ve namaz alışkanlığı olmak üzere ibadet alışkanlığı ve kulluk bilinci kazandırmak için çok önemli bir imkândır.Çocuklarımıza sahuru yaşatmalı, orucu tattırmalıyız; iftarı anlatmalı, namazı kıldırtmalı, özellikle camiye teravih namazına götürmeliyiz. Fitre ve zekâttan, sadaka, mukabele ve itikâftan bahsetmeliyiz.


İbadetlerimizin kabul olması duası ile…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1313

banner1300