banner1320

'19 Mayıs'tan 15 Temmuz'a Bağımsızlık Mücadelemiz' panelinde önemli açıklamalar

Gazeteci Nedim Şener, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine dair "Buna 'kontrollü darbe' ya da 'tiyatro' diyenler, sadece ve sadece FETÖ'cülere yaranmak için söylüyor." ifadelerini kullandı.

'19 Mayıs'tan 15 Temmuz'a Bağımsızlık Mücadelemiz' panelinde önemli açıklamalar
banner1314

Nedim Şener, Ondokuz Mayıs Üniversitesince (OMÜ) Atakum Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen, "19 Mayıs'tan 15 Temmuz'a Bağımsızlık Mücadelemiz" panelinde yaptığı konuşmada, darbe davalarından en önemlisinin Genelkurmay çatı davası olduğunu belirtti.

Davanın geçen ay sonuçlandığını, iddianamesinin 2 bin 581 sayfa olduğunu vurgulayan Şener, "En önemli davalardan biri de Akıncı Üssü davasıdır. Yani darbe icrasının yapıldığı yer. Darbenin beyninin, adamlarının olduğu yerler. Eğer bu darbe kontrollüyse bu davalardan öğrenecektik. 2 bin 581 sayfa iddianamesi olan Genelkurmay çatı davasında fotoğraflarıyla, belgeleriyle her şey çok açık. Hayatımda okuduğum en dürüst, en temiz, en iyi ifadelerin kullanıldığı iddianamedir. Bunu bağımsız hukukçular da söylüyor." dedi.

Yargılamanın 2,5 yıl sürdüğünü hatırlatan Nedim Şener, sözlerine şu şekilde devam etti:

"Bu kişiler 251 şehitten sorumludur. Bu davada 224 kişi yargılandı. Hepsi kurmay subaylar ve ordunun en parlak askerleriydi. Bu davada 235 kişi tanık olarak dinlendi, 2 bin 386 kişi mağdur ve müşteki olarak yer aldı. Dava 250 celse görüldü. Toplam konuşma kayıt süresi 2 bin 500 saat ve 50 bin sayfa tutanağı var. Hani birileri 'kontrollü darbe' diye kendine rol biçiyor ya, bu tutanakların içinde yargılanan askerlerin hiçbirisi, 'kontrollü darbe yaptık' demiyor. Sadece içlerinde bir tanesi var, Gökhan Sönmezateş adlı haydut, 'Görünmez birinin emri ile ben bunu yaptım, bir gün çıkacak ortaya' diyor. Yani uyduruyor, kendince olaya gizem katıyor. Buna 'kontrollü darbe' ya da 'tiyatro' diyenler, sadece ve sadece FETÖ'cülere yaranmak için söylüyor. Bir muhalefet temsilcisi, 'Bu kontrollü darbe falan değil, kanlı darbe girişimidir' diyor ama sözüne devam ediyor; 'Bu önlenebilirdi, öngörülebilirdi, sonuçlarından da yararlanıldı'. Aslında ne diyor, 'kontrollü darbe' demeden kontrollü darbenin tarifini yapıyor, uyanık ya."

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok da Türk Silahlı Kuvvetlerinde 1986 yılında resmi olarak FETÖ'yü tespit ettiklerini anlattı.

FETÖ'nün çıkışını üç tarih vererek özetleyen Üçok, şunları söyledi:

"Bizim resmi olarak FETÖ'yü tespitimiz 1986 yılı oldu. FETÖ, 1986 yılı Kuleli Askeri Lisesi sınavının sorularının çalınmasıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine girmeye başladı. 1986'da FETÖ soruları çalarak, ışık evlerinde okuyan 450-500 civarında çocuğa veriyor. O çocuklar da askeri lise sınavlarında Türkçe sorularının neredeyse tamamını yapıyor. Bu da bugüne kadar hiç olmadığı için çok dikkat çekiyor. O süreçte 50-60 kişi atılıyor. Geri kalanı da 'kazanırız' diyerek okullarına devam ediyor. Kuleli Askeri Lisesi sınavlarında 'kazanırız' diye okula devam ettirilen çocukların 15 Temmuz'da karşımıza çıktıklarını görüyoruz. 1986 yılında Kuleli'deki çocuklar 15 Temmuz darbe girişiminin en etkili isimleri olarak karşımıza çıktı." 

FETÖ'nün 1986 yılında Kuleli'de soruları çalarak sınava soktuğu çocukların 1994 yılında mezun olduğuna işaret eden Üçok, "15 Temmuz'da Cumhurbaşkanının yaveri, kuvvet komutanlarının genel sekreterleri, korumaları, üst düzey isimler olarak karşımıza çıkıyorlar. FETÖ'nün 1994 mezunları 'altın nesil' olarak bilinen nesildir. Bunlar TSK ile ilk bulaşma tarihidir. Ondan önce de mutlaka olmuştur ama bu, resmi olarak bilinen tarihtir. İkinci tespit de 1987 yılında Hava Kuvvetlerinde görevli R.B. isimli astsubayın 'hava kuvvetleri imamıyım' demesi oluyor. Bin 400 kişi ile ilgili bir isim listesi veriyor. Üçüncü tespit de 2009 yılında Kayseri'de benim 2. Hava İkmal Bakım Merkezi'nde yaptığım soruşturma oluyor. 3 astsubay çavuşun abilerine askeriyeden bilgi aktarımının tespiti oluyor." diye konuştu.

FETÖ üyesi olmayan askerlerin de zaman içinde çeşitli sebeplerle örgüte katıldığını ifade eden Üçok, şu ifadeleri kullandı:

"2006-2015 yıllarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı inceleme sonrasında askeri okullara giren öğrencilerin yüzde 80'inin FETÖ ile bağlantılı olduğu belirlendi. 1986'dan bu yana her yıl bin civarında kişi ya TSK'ye sokuldu ya da mevcutlar devşirildi. Yurt dışına gideceksiniz, general olacaksınız, akademiye gireceksiniz, pilot olacaksınız, olamıyorsunuz. Tüm bunları gören TSK personelinden bazıları FETÖ tarafından devşirildi. Silahlı kuvvetlerimizin yarısı FETÖ kontrolündeydi. Bundan dolayı kendi komutanından emir almayan, Amerika'daki örgüt liderinden emir alan askerler, kendi vatandaşlarının üzerine tank sürüp halkına bombalar yağdırıp milletin meclisini bombaladılar."

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2019, 19:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1313

banner1300