banner1518

banner1365

banner1526

banner1345

banner1525

banner1337

22.09.2020, 08:04 24

Sağlık emekçileri ölürken…

Yaşamlarını yitirme pahasına korona belasına karşı mücadele eden sağlık emekçileri bazı siyasiler tarafından eleştirilse de her türlü övgüyü sonuna dek hak ediyor.
Son olarak Elazığ’da iki hekim virüsten hayatını kaybetti.  Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB)  açıklamasına göre, 11 Mart’tan bu yana 100’e yakın doktor ve sağlık emekçisi canından oldu. Yanı sıra eczacılar da yaşamını yitirdi. 
Hastaları sağlığına kavuşturma adına 24 saat mesaide olan sağlık ordusunun ne denli zor görev üstlendiklerini televizyon haberlerinde ürpererek izliyoruz.   Astronotları andıran korumalı beyaz giysileri ile acil ve yoğun bakım servisinde çalışanların gözlerinden yaşlar dökülerek anlattıkları sanki birer korku filmini andırıyor. İyileşmeleri için büyük emek harcadıkları hastaların neler çektiğini duyunca belanın ne denli büyük olduğunu, hafife alınmayacağını daha iyi anlıyoruz. İşte bu defedilemeyen asrın belasına karşı koşuşturuyor, “korona savaşçıları”. Bu tablo karşısında bir yanda canları pahasına mücadele ederken, diğer yandan haklarını almak için seslerini gerekli yerlere duyurmaya çalışıyor. En doğal hakları olan emeklerinin karşılığının eksiksiz ödenmesini talep ediyorlar. 
Geçen hafta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TTB’nin siyah kurdele eylemini kastederek, kurumun hemen kapatılmasını, yöneticilerinin yargılanmasını istemesine yönelik açıklaması kamuoyuna bomba gibi düştü.  Gündem saptamada mahir olan MHP Genel Başkanı, TTB’yi HDP ile birlikte hareket etmekle suçladı. Bahçeli’nin açıklaması kuşkusuz başta hekimler olmak üzere tüm sağlık emekçilerini incitti. Ha, bazı Tabip Odaları Başkanları Devlet Bahçeli’ye destek verdi. Ordu Tabip Odası Başkanı’nın bu zor dönemde TTB’ye yönelik, “siyaseti bırakın” demesi de hayli ilginç. Kişisel görüşü olsa gerek. Üyelerinin önerilerini alarak açıklama yapsaydı daha doğru olurdu.
Bahçeli, iddiasında kendince haklı olsa bile keşke bu güç günlerde hekim ve sağlık emekçilerinin moral ve motivasyonunu düşürecek açıklamalardan kaçınsaydı. Onların zor koşullar altında nasıl çalıştığını, şifa dağıtmak için evlerine bile gidemediğini, çocuklarından ve ailesinden günlerce uzak kaldığını toplum kadar, sanırım Devlet Bahçeli de yakın tanıktır. Dediğim gibi, MHP Genel Başkanı önce “idam geri getirilsin”, sonra da “TTB kapatılsın” sosyal medya iletileriyle gündem oluşturdu. Her iki başlık günlerce konuşuldu, hala da tartışılıyor. 
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet edin” diyerek taçlandırdığı doktor ve tüm sağlık emekçileri, Atası’nın sözüne uygun bu zorlu günlerde canları pahasına virüse karşı mücadele ediyor. Her ne denli eleştirilse, topa tutulsa da sağlık emekçilerinin değerini, görevlerinin kutsallığını halkın ezici çoğunluğu takdir ediyor. Başka söze gerek yok.  Sağlıkçıların halktan tek isteği, maske takmak, mesafeyi korumak ve kişisel temizliğe özen göstermek. E hadi o zaman uyarılarına aksaksız uyalım.

Yorumlar (0)