SADAKA

Abone Ol

İnsan pek onurlu bir varlıktır. Yüce Yaratıcının şanına layık bir şekilde ahseni takvim –en güzel şekilde- yarattığı ve nimetlerle donattığı insanın, nimetlerin sahibini ikrar etmesi ve yönelmesi sadakatinin bir göstergesidir. Rabbine karşı içten bir bağlılık, samimi bir duruş sergilemek manasında imanında dürüst olmaktır sadakat ve insanın onuruna en yakışan duygudur.
En basit şekliyle “yardım etmek amacıyla verilen şey” (TDK) manasına gelen Sadaka kelimesi; içten bağlılık manasıyla sadakat, bu bağlılığını davranışlarında gösteren manasıyla sadık, çokça tasdik edip doğrulayan manasında Hz. Ebubekir’in sıfatı sıddık ve bağlılığının bir göstergesi olarak vermek manasıyla tasadduk kelimeleriyle aynı kökten gelmektedir. Bu yönüyle sadaka, bir anlam darlığı halinde sadece “verilen şey” in ötesinde; bu manaları kapsayacak tüm davranışları içeren, imanının yani kendini yaratana sadakatle bağlı olmasının gereği olarak dürüst bir duruş sergilemesidir. Bu yüzden elinde var olanı sadaka olarak veren mümin, kendine Rabbinin lütfundan emanet edileni tasadduk ettiğinde Rabbinin yüce kudretini de doğrulamış olur. İbadet niyetiyle sadaka veren kimsenin Rabbine karşı, malından veren muhtaçlara karşı, evinin ihtiyaçlarını karşılayan eşine ve çocuklarına karşı samimiyetini, iyi niyetli olduğunu gösterirken, tüm bu davranışları Rabbini doğrulamanın işaretleridir. Hz. Peygamber’in “...Sadaka bir delildir...” hadisinde sadakanın, veren kişinin imanına ve sadakatine bir delil olduğunu görüyoruz.
Rabbimiz; “Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah’ın lütfu geniştir, O her şeyi bilir.”[ Bakara, 261] Buyurarak, kendi rızası için verenlerin mükâfatının yedi yüz misliyle olacağını bildirmiştir. Çünkü paylaşılmayan bir mal, geçici ve fânidir. Ya yok olur ya da yararsız hâle gelir. Fakat paylaşıldığı zaman istifade edildikçe de sahibine mükâfat kazandırır. Yani bir daneden 700 kat kazanca dönüşen bir serüvendir sadaka. Peygamberimiz; “İnsan öldüğü zaman, şu üç şey dışında amelleri kesilir: Sadaka-i câriye (faydası kesintisiz devam eden sadaka), kendisinden yararlanılan ilim ve kendisine dua eden sâlih evlât.”[ Müslim, Vasiyye, 14] buyururken, insanların çeşme ve köprü gibi sürekli yararlandığı, uzun ömürlü yaşayan sadakaları göstermektedir.
İnsanların imkân ve durumlarıyla ilgili olan sadaka bazen mal ile bazen ilim ile bazen da güç ile kendini gösterir. Varlıklı bir kimse malını sarf ederken, güçlü olan Allah yolunda emeğiyle sevap kazanacaktır. Yaşlı ve hikmet sahibinin nasihati sadaka yerine geçerken gencin o nasihate saygısı, yaşlıya hürmeti sadaka olacaktır. Hz. Peygamber Efendimiz “Her iyilik bir sadakadır.”[ Buhari, Edeb, 33] Buyururken sadakayla hayatımızın her anının kâra dönüştürmeyi öğretir bize. Peygamberimizin hayatı ve sözleriyle öğrettiğine göre Allah'ı tesbih edişiniz sadaka, namaza attığınız her adım sadaka, hastaları ziyaret etmeniz sadakadır. Güzel sözünüz, kardeşinin yüzüne tebessümle bakmanız sadakadır. İnsanlara yol göstermeniz, yükünü yüklemeniz sadakadır. Çocuklarınıza yedirdiğiniz sadaka, eşinize yedirdiğiniz sadakadır. Toprağa diktiğiniz her bitki, her ağaç sizin için sadakadır.
Sadakanın, ömrü uzatması (bereketlendirmesi), kötü ölümü önlemesi ve kibri, fakirliği, övünmeyi gidermesi gibi faydaları vardır. Fakirin incitilmemesi, gönlünün kırılmaması ve yapılan iyiliğin başına kakılmaması sadaka veren kişide olması beklenen hassasiyetlerdendir. Bir de kendisinin iyilik yapmasına vesile oldu diye teşekkür edecek kıvamda olmalıdır.
Her an ve durumda sadık kalmak kolay olmasa da, kendine, yakınlarına ve Rabbine dürüst davranışlar gösterebilmenin, sıdkını bozmayanların halidir sadaka, sırat ola!

Emine İPEKDAL
Uzman Vaiz