TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Mehmet Karaman, Türkiye'nin dünya fındık üretimindeki konumuna rağmen üreticinin hak ettiği değeri göremediğini söyledi.

"FINDIĞIN FİYATINI BİZ DEĞİL, İTALYA'DAKİ ŞİRKET BELİRLİYOR"
Karaman, "Dünya fındık üretiminin yüzde 60'ından fazlası bu topraklarda, Karadeniz'in yamaçlarında yetişiyor. Yüz binlerce ailenin ekmeği, geçimi, geleceği bu üründedir. Elimizde dünyanın en büyük kozu var. Ama masaya oturduğumuzda fiyatı biz değil, İtalya'daki bir şirket belirliyor. Arkadaşlar bu bir başarı değil. Kendi bahçesinde misafir muamelesi gören bir milletin hikayesidir." dedi.
Fındık piyasasında yabancı şirketlerin etkisine tepki gösteren Karaman, "Arzın yarısından fazlası bizim elimizdeyken Ferrero denen şirket nasıl bu piyasanın patronu kesiliyor? Onlar da kim oluyor?" ifadelerini kullandı.
"ÜRETİCİ KORUMASIZ BIRAKILDI"
Geçen sezon yaşanan gelişmeleri hatırlatan Karaman, "Geçen sezon bu şirket 'alım yapmıyorum' dedi ve tek bir açıklamayla fiyatları aşağı çekti. Öyle ki Rekabet Kurulu 45 bin tonluk alım taahhüdünü 30 bin tona indirmek zorunda kaldı. Peki üretici bu devin karşısında kime dayansın? Fiskobirlik etkisini yitirmiş, üreticimiz örgütsüz kalmış ve korumasız bırakılmıştır." diye konuştu.
TMO'YA FİYAT ÇAĞRISI
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasadaki rolünü eleştiren Karaman, "Toprak Mahsulleri Ofisi piyasayı üretici lehine düzenlemesi gerekirken üreticiyi zarara sokan işin bir parçası olmuştur." dedi.
Hasat döneminin yaklaştığını hatırlatan Karaman, "Takvim temmuzun ortasını gösteriyor. Haftalar sonra hasat başlayacak. Üretici gübresini, ilacını, mazotunu, işçiliğini çoktan ödedi ama elindeki ürünü kaça satacağını hâlâ bilmiyor. Çünkü Toprak Mahsulleri Ofisi hâlâ alım fiyatını açıklamadı." ifadelerini kullandı.
Karaman, "Fiyatın bir an önce 350 liradan aşağı olmamak kaydıyla açıklanması üreticinin en temel hakkıdır." diye konuştu.
"BU ÜLKENİN 30 TANE SAGRA'YA İHTİYACI VAR"
Türkiye'nin fındığı işlenmiş ürün olarak değerlendiremediğini savunan Karaman, "Biz fındığı hep çuvalla, ham madde olarak sattık. Asıl kazancın olduğu markayı, kavanozu, işlenmiş ürünü başkalarına bıraktık." dedi.
Köklü markalardan Sagra'yı örnek gösteren Karaman, "Ben Sagra battı demiyorum ama Kahraman Sagra'nın kurduğu o eski Sagra artık yok. Hani raflarında 200'den fazla çeşit fındık kreması, fındık ezmesi olan, Ferrero'nun karşısına dikilebilecek o gururlu marka vardı ya; o Sagra elden çıkarken sizler neredeydiniz? Hammaddeyi ucuza verip işlenmişini kat kat pahalıya aldık. Oysa bu ülkenin bir değil, 30 tane Sagra'ya ihtiyacı vardır. Marka bizde olsaydı güç de bizde olurdu." ifadelerini kullandı.
"ASIL TEHDİT BAHÇEDE DEĞİL MASADADIR"
Yurt dışında kurulan fındık bahçelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karaman, Türk fındığının kalitesine vurgu yaparak, "Kim nerede bahçe kurarsa kursun, Giresun'un ekolojisini, o eşsiz yağ oranını, o aromayı bir fanusun içinde yetiştirsin görelim. Türk fındığı taklit edilemez ama Türk fındık piyasası sonuna kadar manipülasyona ve vurguna açıktır. Asıl tehdit bahçede değil, masadadır." ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Samsun'da 417 proje yürütülüyor! Yatırım tutarı 144,6 milyar TL
Samsun'da evinde ölü bulunan genç kız son yolculuğuna uğurlandı
DAHA FAZLA SAMSUN HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ





