banner1571

banner1567

banner1526

banner1588

banner1576

banner1324

banner1581

27.01.2021, 08:59 35

RIZIK ENDİŞESİ... 

"YERYÜZÜNDE HİÇBİR CANLI YOKTUR Kİ RIZKI ALLAH’A AİT OLMASIN"( HUD SURESİ 6 )
Sözlükte “yiyecek vermek, rızıklandırmak” anlamındaki rezk kökünden türeyen rızk kelimesi “yiyecek, giyecek ve faydalanılacak her şey; yağmur; bağış, pay, nasip” gibi manalara gelir (Lisânü’l-ʿArab, “rzḳ” md.
 Terim olarak Allah Teâlâ’nın canlılara yeme içme ve başka hususlarda yararlanmak üzere verdiği her şeyi ifade eder. Râgıb el-İsfahânî “rızkı yaratan, veren ve ona sebep olan” anlamında Allah’a râzık denildiği gibi rızka ulaşmaya vesile olan insanlara da bu ismin verilebileceğini, ancak esmâ-i hüsnâdan olup “bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren” manasındaki rezzâk isminin sadece Allah’a nispet edilebileceğini belirtir (el-Müfredât, “rzḳ” md.).
Kur’an-ı Kerim’de 123 yerde geçen rızık kavramı ve rızıklandırma fiili ekseriyetle Allah’a izafe edilirken (M. F. Abdülbâkī, el-Muʿcem, “rzḳ” md.) bazı ayetlerde buna aracı olması dolayısıyla kula da nispet edilmiştir (el-Bakara 2/233; en-Nisâ 4/5, 8; el-Kehf 18/19). Kur’an’da ayrıca, hayatiyetini sürdürecek hiçbir imkana sahip bulunmayan varlıklar dahil olmak üzere yeryüzündeki bütün canlıların rızkını verenin Allah olduğu vurgulu ifadelerle anlatılır (Hûd 11/6; el-Ankebût 29/60)
 Cahiliye Araplarının fakirlik korkusuyla kız çocuklarını öldürdüğü kaydedilerek rızık konusunda endişeye düşülmemesi gerektiği belirtilir (el-En‘âm 6/151; el-İsrâ 17/31). Ancak insanın yanlış bir tevekkül anlayışına sığınmak yerine karada ve denizlerde rızkını araması emredilir (Fâtır 35/12; el-Mülk 67/15); helal ve temiz rızıklardan faydalanılması ve şeytana uyulmaması istenir (el-Bakara 2/168; en-Nahl 16/114). 
 Kur’an’da rızık olarak verilen nimetler, hayatın vazgeçilemez unsuru olan sudan ve gıdalardan ibaret sayılmamış, başta din, hidayet ve nübüvvet olmak üzere Allah’ın manevi lütufları da rızık olarak nitelendirilmiştir (el-Bakara 2/3; Âl-i İmrân 3/169; Hûd 11/88; Meryem 19/62; krş. Mâtürîdî, Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân, VII, 222; Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “rzḳ” md.).
Öte yandan Kur’an’da başkalarının rızkına göz dikilmesi yasaklanmakta (Tâhâ 20/131), Cenab-ı Hakk’ın, emirlerine göre hareket eden kimseyi beklemediği yerden rızıklandıracağı (et-Talâk 65/3), insanların sahip olduğu her şeyin sonunda tükeneceği, Allah katında bulunanların ise sonsuz olduğu vurgulanmaktadır (en-Nahl 16/96).
Hadislerde de her şeyi Allah’ın yarattığı, her canlının rızkını onun verdiği belirtilmiş (Müsned, IV, 130, 202), işlenen günahlardan dolayı Allah’tan af dilemenin ve akrabaları ziyaret etmenin (sıla-i rahim) rızkı genişleteceği ifade edilmiştir. (Buhârî, “Büyûʿ”, 13; İbn Mâce, “Edeb”, 57). Bir hadiste rızık terazisinin Allah’ın elinde olduğu, dilediğine az, dilediğine çok verdiği anlatılırken (Buhârî, “Tefsîr”, 11/2, “Tevḥîd”, 19; Müslim, “Zekât”, 37) diğer bir hadiste gereği gibi tevekkül ettikleri takdirde insanların da kuşlar gibi rızıklandırılacağı bildirilmiştir. (Tirmizî, “Zühd”, 33).
İslam alimleri, bütün canlıların rızkını Allah’ın verdiği noktasında ittifak etmiştir. Ancak kullara ait kötü fiillerin gerçekleşmesine ilahi kudret ve iradenin tesiri meselesi, kulların yararına olan şeyleri yaratmanın Cenab-ı Hakk için gerekli olup olmadığı konularıyla ilgili olarak kelam alimleri rızık mevzuunda bazı farklı görüşler ortaya koymuş ve kendilerine has rızık tanımları yapmıştır.
Ehl-i sünnet alimleri, insanların iradi fiillerinin görünüşte kendi arzu ve teşebbüsleri sonunda meydana geldiğini kabul etmekle birlikte, bu fiillerin her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın iradesi sayesinde vücut bulduğunu söyler; bu sebeple de rızkı “Cenab-ı Hakk’ın hayatlarını sürdürebilmeleri için canlılara verdiği her türlü imkân” şeklinde tarif ederler. Bu tanıma göre gayrimeşru yollardan elde edilen imkanlar da rızık kavramı içinde mütalaa edilir.
Ebû Mansûr el-Mâtürîdî ve Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’den itibaren Sünni alimleri, haram yollarla da olsa insanın eline geçirdiği her şeyi Allah’ın verdiği rızık kavramı içinde mütalaa etmiştir. Aksi takdirde haram yiyen ve hayatı boyunca haramla geçinen kimselerin Allah’tan başkası tarafından rızıklandırılması gibi bir sonuç ortaya çıkar. Bu ise bütün canlıların rızkının Allah tarafından verildiğini ifade eden ilahi beyanlarla bağdaşmaz.
Haram olan bir şey, onu kazanan kul için rızık sayılır. Fakat Allah'ın haram olan rızkı, kulun kazanmasına rızası yoktur. Bir ayette, "Artık Allah'ın size verdiği rızıktan helal ve temiz olarak yiyin..." (en-Nahl 16/114) buyurularak, helal yenilmesi emredilmiş, haram yasaklanmıştır...

Yorumlar (0)