Hilas Otel

Çelik İnşaat

Ramazan fazileti ve infak

Kıymetli Dostlar;


5 Mayıs Pazar akşamı kıldığımız ilk teravih namazı ve 6 Mayıs Pazartesi günü de tuttuğumuz ilk oruçlarımız ile 2019 yılı Ramazan ayına girmiş bulunmaktayız. Bizleri bu aya ulaştıran Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Ramazan ayı, bir yıl boyunca hasretle yolunu beklediğimiz rahmet, mağfiret ve bereket ayıdır. İmanın, ibadetin, güzel ahlâkın, ümmet bilincinin ve İslam kardeşliğinin pekiştiği müstesna bir zamandır. Müminin bir yandan Rabbiyle olan bağını, diğer yandan kardeşleriyle olan ilişkilerini gözden geçirdiği bir nefis muhasebesi dönemidir. 11 ayın sultanı olarak isimlendirilen bu ay; farz olan orucun tutulması, Müslümanların rehberi olan Kur’an-ı Kerim’in inmeye başlaması ve Peygamberimize de Peygamberlik tacının giydirilmesi hasebiyle ve Cebrail ile Hz. Peygamber’in kıraatiyle başlayan ve bugüne ulaşan mukabele geleneğinin sürdürülmesi gibi sebeplerle ayrıca kutsallık taşıyan bir zaman dilimidir. Bunun yanında Ramazan ayı infak, yardımlaşma ve paylaşmaya dayalı bir yaşam şeklini merkeze almak, bu anlayışı yılın her dönemine yansıtmak için eşsiz bir fırsattır.  Orucu, iftarı, sahuru, mukabele ve hatimleri, teravih namazları, sadaka ve zekâtlarıyla bu zaman dilimi kişi için adeta hatalardan kurtulma, nefsi muhasebesiyle bir yenilenme mevsimidir.


Ramazan ayı oruç, Kur’an ve diğer ibadetlerin zamanı olmanın yanında paylaşma ve yardımlaşma ayıdır. Cennet kapılarının açılıp, cehennem kapılarının kapandığı bu mübarek ay Müslümanlar için cömertlik, diğerkâmlık ve merhamet duygularıyla adeta bir infak seferberliğinin yaşandığı bir zaman dilimidir. Müslüman olmanın bir gereği olarak zekât, fitre ve sadakaların bu ay verilmesiyle toplumda ihtiyaç sahiplerinin her boyutuyla korunması insan olmanın da en üst noktada gereğidir. “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz…” (Âl-i İmrân, 3/92) ayetiyle hareket eden bir Müslüman, bu bilinci yaşamının bir parçası haline getirmelidir. Dünyevileşme ve bireyselleşmenin hayatımızı kuşattığı, tüketimin kendini ifade biçimi haline geldiği, gösterişe dayalı hayatların öne çıktığı günümüzde; insanlığın sürüklendiği bu arzu ve ihtiraslar infak ve yardımlaşmanın önündeki en büyük engellerdir.  Bu sebeple, insanın yaşamını doğru şekilde anlamlandırması ve güzel ahlak ile kulluğunu tamamlaması için infak eşsiz bir fırsattır. Hz. Peygamber’in; “Müslüman Müslümanın (din) kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşman eline vermez (himaye eder). Her kim Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Her kim de bir Müslümanın bir sıkıntısını giderse, bu sebeple Allah da onun (bu iyiliği) sayesinde kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir.” Hadisi şerifiyle bunu en güzel şekilde dile getirir. 
Değerli Kardeşlerim! Ramazanın bereketinden istifade ederek Kur’an ayında yuvalarımızı ve gönüllerimizi Kur’an’la buluşturalım. Mukabele geleneğimize sahip çıkarak Peygamberimizin sünnetini ihya edelim. Camilerimizdeki vaazlara ve coşkulu teravih namazlarına kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, çocuğuyla bütün ailemizin katılmasını sağlayalım. Zekât ve sadakalarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürelim. Peygamberimizin ifadesiyle “ilk gecesinden itibaren şeytanların bağlandığı, cehennem kapılarının kapatıldığı, cennet kapılarının açıldığı, sayısız müminin ateşten azat edildiği” bu mübarek ayı hakkıyla idrak edenlerden olmak dileğiyle herkese hayırlı, huzurlu ve mutlu ramazanlar…
 

YORUM EKLE

banner1313

banner1300