banner1317

Bakan Canikli, Paris Ve Sultanahmet’teki Terör Saldırılarını Değerlendirdi

Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Paris ve Sultanahmet’teki terör saldırılarını değerlendirdi.Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları cevapladı. Paris’te dergiye yapılan...

Bakan Canikli, Paris Ve Sultanahmet’teki Terör Saldırılarını Değerlendirdi
banner1314
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Paris ve Sultanahmet’teki terör saldırılarını değerlendirdi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları cevapladı. Paris’te dergiye yapılan saldırıyı değerlendiren Canikli, “Öncelikle Fransız halkına buradan başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. En büyük zararı halka veriyor bu tür terör saldırılar. Bana göre her şeyden önce bu saldırının hedefi Fransız yönetimi. Bu tür bir saldırı olduğunda hiç kuşkusuz en çok zararı yönetenler görür. Burada, bu örnekte terör saldırısının ilk mağduru Fransız yönetimidir, Fransa cumhurbaşkanı ve kabinesidir. Bunu bir defa ortaya koymak gerekiyor. Bu kesindir, bu nettir. Tartışmasız hedefi Fransa cumhurbaşkanı, Fransız yönetimidir. Çünkü böyle bir saldırı olduğu zaman yönetim eleştirilir” ifadelerini kullandı.
Fransa’nın Suriye ve Filistin politikasına değinen Canikli, “Saldırının birinci hedefi Hollande olduğu kesin, Fransız yönetimi olduğu kesin. Peki, neden böyle bir saldırıya, taarruza maruz kalmış olabilir. İki tane karardan söz edebiliriz Fransa’nın son dönemde aldığı önemli diyebileceğimiz. Bir tanesi Suriye politikasıyla ilgili Fransa’nın diğer Batı ülkelerinden farklı bir söylemi vardı. Bize daha yakındı. IŞİD’le mücadele noktası olsun keza. Suriye yönetimine yönelik olarak daha etkili politikaların uygulanması, adımların atılmasında. İkinci dikkat çeken politikalarından, kararlarından bir tanesi Filistin devletini tanımış olması, bu da çok yeni ve son derece önemli. Diğer Avrupa ülkelerinden bu yönüyle ayrılan bir politika. Bu yönüyle önemli. Hedef olan birinci planda yönetimdir. O zaman bu önermenin doğal sonucu olarak onun attığı adımlara, aldığı kararlara bakacağız. Bizim bu anlamda bununla irtibatlandıracağımız, illiyet bağı kurabileceğimiz iki tane olay çıkıyor. Bir tanesi Suriye ile ilgili karar, bir tanesi de Filistin Devleti’ni tanımış olması. Bunlarla aralarında bağlantı olduğunu söylemek çok hatalı bir değerlendirme olmaz diye düşünüyorum” diye konuştu.
"MÜSLÜMANLAR ORADA HEDEF GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILIYOR"
Canikli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Düşünebiliyor musunuz Allah aşkına bu işin profesyonelce yapıldığını gösteriyor. Yani Avrupa’nın göbeğinde, Paris’in, Fransa’nın göbeğinde böyle bir saldırıda bulunmak, bütün Avrupa güvenlik sistemini aşmak anlamına geliyor. Bütün oradaki tedbirleri alaşağı etmek anlamına geliyor. Güvenlik tedbiri sadece içerden ya da dışardan gelenlere karşı değildir. Güvenlik politikası ya da onunla ilgili tedbirleri bir bütün olarak düşünüyorum. Dolayısıyla bütün bu tedbirler yerle bir olmuştur. Şimdi ilk akla gelen tabi hemen Müslümanlar. Bazı kimlikler bırakılmış, tabi bu da ilginç yani. Bu kadar profesyonelce yapılmış bir saldırıda saldırganların arabada kimliklerini unutmaları, terk ettikleri arabalarda unutmaları açıkçası o profesyonellik zincirinin halkalarına uyuşmuyor. Yani akılcı, mantıklı bir değerlendirme değil. Bütün bunları dolayısıyla orada da bir manipülasyon, bir yanıltma var. Bilerek yanıltma yoksa böyle bir terör saldırısında teröristler kimliklerini bırakmazlar, yani bıraktıklarına göre muhtemelen bilerek yaptılar. Bu da operasyonun bir parçası, yani bir algı operasyonu. Müslümanlar orada hedef gösterilmeye çalışılıyor, bu çok önemli. Aslında en hassas nokta şu andaki noktadır. Şu anda ilk ortaya çıkan delilleri ihtiyatla karşılamak lazım, ilk akla gelen sonuçları ve nedenleri kamuoyu ile paylaşmamak gerekiyor. Yani özellikle orada bu bilgilerin doğru olmayabileceği, geçici olduğu, ilk gelen bilgilere itibar edilmemesi gerektiği şeklinde kamuoyunu çok iyi bilgilendirmek gerekiyor. Bu yönde politikalar üretmek gerekiyor, bu yönde kararlı bir şekilde kamuoyuna yararlı bilgilerin aktarılma mekanizmalarının kurulması gerekiyor. Bu çok kritiktir, çok önemlidir.”
LYON’DAKİ PATLAMA
“Çok hassas, bu hassasiyet nedeniyle birçok insan yani milliyetçilik duyguları harekete geçebilir” diyen Bakan Canikli, “Dini duygular öne çıkabilir ve onun etkisiyle bu tür karşı saldırılar gündeme gelebilir. O nedenle diyorum, yani özellikle yöneticilerin, yönetimlerin, Fransa başta olmak üzere bu gibi dönemlerde toplumda oluşabilecek bu hassasiyete dikkat çekmeleri, bunu önleyebilmeleri gerekiyor ama bu noktada hiçbir gelişme olmadığını görüyoruz. Camilere yapılan bu saldırıda İslam dünyasından belirli etkilere yol açar. Batı ülkelerine karşı, Batı medeniyetine karşı, Batı inancına, Batı’nın değerlerine karşı oradaki yapılan Müslümanlara yönelik bir algı oluşmasına yol açar. Batı’da böyle zincirleme şeklinde sürer gider ve sonuçta medeniyetler arasında keskin bir ayrışma ve çatışma kaçınılmaz olur. Avrupa’da böyle bir şey olduğu zaman ilk akla gelen Müslümanlardır ve bunu teyit edecek bir bilgi kırıntısı eğer düşmüşse kamuoyuna o yeterlidir. Cami burada İslam medeniyetinin en önemli simgelerinden bir tanesi, ona saldırıyor. Caminin kişiliğine, onun şahsında tüm İslam dünyasına saldırıyor. Nitekim insanlarda bunu böyle algılıyor, zaten orada bu çatışmanın körüklenmek istendiği kesin” şeklinde konuştu.
Sultanahmet’teki terör saldırısıyla ilgili ise Canikli, “Bu terör saldırısı bir anda ortaya çıkmış bir hadise olarak değerlendirmemek gerekiyor. Yani hedefi her şeyden önce elbette Türkiye’nin istikrarıdır ama Türkiye’deki yönetimdir. Bu çok önemli, bu saldırının da Sultanahmet saldırısının da hedefi hükümettir, yönetimdir, sayın Cumhurbaşkanımızdır. Çünkü ülkenin güvenliğini sağlamak durumunda olan bu görev hükümetimizin görevidir. Böyle bir durum olduğunda sorgulanan hükümetlerdir. Dolayısıyla birincil hedefi budur. Bunu daha önce benzer amaçlı yapılan çalışmaların, organizasyonların bir devamı olarak görmek gerekiyor. Yani 2003 yılından beri AK Parti’yi, Sayın Cumhurbaşkanımızı, hükümetimizi siyaset sahnesi dışına itmeyi oyun dışında bırakmayı hedefleyen o çalışmaların bir parçası olarak görmek gerekiyor. Yani illegal yapılanmalar 2003’ten itibaren bir takım cunta teşebbüslerinden tutun da e-muhtıraya kadar aklınıza gelen bütün bu saldırı zincirlerinin temel hedefi AK Parti hükümetidir. İşte sonra Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları bunların devamıdır” dedi.
“SEÇİMLERİ ETKİLEMEK İSTİYORLAR”
2015 seçimleri için artık seçim ayına girildiğini ifade eden Bakan Canikli, şunları kaydetti:
“Şu andaki olaylar seçim şeylerini etkileme kapasitesi, kabiliyeti vardır, ihtimali vardır. Yani çok büyük oranda olacağını düşünmüyorum ama en azından bunu yapanların böyle bir varsayımları vardır. Şimdi her türlü yöntemi deniyorlar. Türkiye’de benzer saldırılar beklenebilir, beklemek gerekebilir. Çünkü her şeyi denediler. Her türlü yöntemi denediler. Bütün bunların temel hedefinde hepsinde istisnasız Cumhurbaşkanımız, AK Parti ve hükümet vardı. Bakın bu saldırıların bitmeyeceğini, hangi formatta olur onu bilemiyoruz ama bitmeyeceğini biliyoruz. Yani düşünün en sonunda paralel yapıyı dahi devreye soktular. Yani bu amaç için daha önce birçok denemeler oldu. Başarılı olamayınca en son onları bile devreye soktular. Bizim de bu tür saldırıları hangi biçimde, hangi formatta olursa olsun karşı politika geliştirme, onları bertaraf etme, onları savma diyelim, yani ortadan kaldırma noktasında da çok büyük bir bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olduğumuzu ve aynı zamanda güçlendiğimizi, yani bunu şey olarak söylemek istemiyorum, ülke olarak söylüyorum her şeyden önce söyleyebiliriz. Eğer bir hükümeti, iktidarı siyaset sahnesi dışına çıkarmak istiyorsanız tabi birçok yöntemler kullanılabilir. Etkili yöntemlerden iki tanesi vardır. Bir tanesi güvenlikle ilgili bir zafiyet oluşturmak, ikincisi de ekonomide sıkıntı yaratmak. İnsanlar bundan çabuk etkilenir. Dolayısıyla her ikisini de deneyebilirler ve zaten bir tanesi diğerini etkiliyor.”
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1313

banner1300