banner1518

banner1365

banner1526

banner1345

banner1334

banner1324

30.10.2020, 08:48 26

Pahalılığın kanıtı…

Çarşı pazarın dizginlemeyen pahalı fiyatı dar gelirli kitlenin cebini yakarak adeta küle çeviriyor.
Salgın döneminden olsa gerek temel gıda maddeleri başta olmak üzere her şeye her gün zam geliyor. Yükselen fiyatlar karşısında halk çaresiz, ne yapacağını bilemiyor. MHP’nin bir süre önce başlattığı “askıda ekmek” kampanyası sabit gelirli için hayatın ne denli zor olduğunu gösteriyor. Devlet Bahçeli, inkar etse bile “askıda ekmek” resmen satın alma gücünün dibe vurduğunun açık kanıtı.
Döviz ve altındaki aşırı yükselişin, “dolar bizi ilgilendirmiyor” denilse de insanları nasıl yakından ilgilendirdiği içtiğimiz suya, yediğimiz ekmeğe ve simite,  aracımıza koyduğumuz akaryakıta gelen zamdan belli oluyor. Tuzu kuru ve sırtı kalın olanları döviz çok yakından ilgilendiriyor olabilir. Çünkü, halk yitirirken onlar kazanıyor. Nüfusun büyük çoğunluğu yoksunluk çekerken, bir avuç insan kazandıkça kazanıyor.   
TÜİK’in enflasyon rakamları çarşı pazardaki gerçek fiyatları yansıtmaktan hayli uzak. Zaten cebi her gün boşalan, ay sonunu zor getiren memur, işçi, emekli, esnaf ve çiftçi gerçek enflasyonu markette yaşıyor, görüyor.
Merkez Bankası (MB) 2020 yılı sonu Tüketici Fiyatları Endeksi  (TÜFE) tahminini yükseltti. MB, temmuzda yüzde 8.9 olarak tahmin edilen enflasyonu yüzde 12.1’e yükseltti. Nisandaki tahmin ise yüzde 7.4’tü.  Bankanın yeni enflasyon raporuna göre, yıl sonu için gıda enflasyonu tahmini de yüzde 10.5’tan yüzde 13.5’e çıkarıldı. MB’nin tahmini enflasyon rakamlarını revize etmesi mutfağı yangın yerine çeviren pahalılığın adeta kanıtı. Ha, yükseltilen tahmini rakamlar bile gerçek enflasyonun hayli altında. Halk yaşadığı enflasyonun daha yüksek olduğunu alış verişte net olarak görüyor. Onun için, TÜİK’in açıkladığı verileri  tebessümle karşılıyor.
Salgınla birlikte derinleşen ekonomik kriz halkın gelirlerini eritirken, borçlanmayı artırdı. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmaları Merkezi (BETAM) tarafından gerçekleştirilen araştırma halkın geçim sıkıntısını bir kez daha gözler önüne serdi.  Araştırmaya katılanların yüzde 30’u salgından ötürü gelirlerinin azaldığını belirtirken, kendi işini yapan, yani esnaflarda bu oran yüzde 44’e yükseldi.
 Araştırmaya göre, hanelerin büyük bölümünde geçim sıkıntısı baş gösterirken , hanelerin yüzde 42.7’sinde borçlar arttı. Ne yapsın vatandaş, esnaf ve emekli? Aldığı maaş, kazandığı parayla ay sonunu getiremiyor. Doğal olarak borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Esnafın, siftah yapmadan kepenk kapattığını okuyor ve izliyoruz. Aslında, çevredeki mahalle bakkalını, manavı ve kasabı gözlemleyerek buna tanık olmak mümkün.
Kara gün için birikimi de olmayınca milyonlarca dar ve sabit gelirli pahalılıkla boğuşuyor. Dövizde artışın daha da yukarılara fırlayacağı öngörülüyor. Bu da hayat pahalılığının artması anlamına geliyor. Her ne kadar, “dövizdeki artışla ilgilenilmiyorsa da” vatandaşı yakından hem de çok yakından ilgilendiriyor.
Artık ne yapılacak, hangi önlemler alınacaksa alınsın. Halkın dayanma gücü kalmadı.  
 

Yorumlar (0)