banner1313

banner1300

banner1334

21.02.2019, 09:01

Ozan Arif ve vefa

Ozan Arif’i 70’lı yıllarda Çorum’un İskilip İlçesi’nde tanıdım. Henüz 12 Eylül 80 faciası yaşanmamıştı…
 Sağcısı solcusunu, solcusu sağcısını nefret ile anıyordu… 
O yıllarda Ozan Arif, ülkücülerin sesi. Bir sinemada verdiği konserdeki sözleri sinemanın duvarlarında yankılanıyordu…
 Daha sonra Samsun’da bir iki kez karşılaştık, sonrası malum, onun Almanya benim gazete serüvenlerim…
Ve Samsun’dan Antalya’ya gelişim. Burada MHP İl Başkanı Mustafa Akar ile bir basın toplantısında tanışmam ve ortak dostlarımızın oluşu, Akar ile olan dostluğumuzu pekiştirdi.
Ben ona faşist başkan o da bana hep komünist yazar der.
Dostluğumuz devam ediyor, sağlıklı olduğumuz sürece de devam edecek.
Ozan Arif’in ölüm haberini TV’de programa çıkmadan önce öğrendim. Mekanı cennet olsun  dileyip bu anımı anlattım. 
Daha sonra Ozan Arif ile Mustafa Akar’ın bir anısını Akar’ın sosyal medyasında görünce, vefa nasıl bir duygudur sizlerle paylaşmak istedim.

Ve Akar’ın yazısını bir iki düzeltme ile paylaşıyorum:
Kıymetli dostlarım gönüldaşlarım; Hakk’ın rahmetine kavuşan Ozan Arif’in insani ve vefalı yönünü anlamak için 2014 yılında şahit olduğum bir hatıramı sizlerle paylaşmak istiyorum. ‘Ülkücülük hukuku her şeyin üstündedir…’
Birgün OZAN aradı kardeşim Antalya’da mısın? diye sordu evet abi dedim iyi ben de Antalya’ya geliyorum dedi. Sonra Antalya Türk Ocağı Başkanı Abdullah Uysal Bey aradı. Ozan seni aradı mı dedi evet dedim. 
Antalya’ya geliyormuş dedi bir gün sonra Abdullah Hoca ile buluşmuşlar işyerime geldiler, birlikte oturduk sohbet ettik. Hayırdır abi dedim hayır dedi bir hayırlı iş için geldim dedi. Serik’te yaşayan Çankırılı ülküdaşımız Hüseyin Hayta, amansız bir hastalığa yakalanmış Antalya’da özel bir hastanende tedavi görmekteymiş. 
Ülküdaşımız bir gün kızı Ülkü’yü çağırıyor, diyor ki;“benim hayatta iken bir tek dileğim var ölmeden OZAN ARİF ile tanışmak istiyorum tek dileğim bu”diyor. 
Kızı bu isteği yerine getiriyor ve Ozan Arif’e babasının arzusunu ileten bir mektup yazıyor Ozan da mektubu alıp ‘tamam kızım geleceğim’ diyerek telefonunu alıyor. Sonra Almanya’dan atlayıp geliyor Antalya’ya. 
Bu konuyu anlatınca, çok etkilendik. Ülküdaşımızın kızını aradık ve biz geliyoruz Ozanımızla dedik önce inanmadı. Kızcağız on dakikaya geliyoruz deyince, telefonda gözyaşları tutamadı, fazla da konuşamadı zaten. Ozan Arif, ben, Fethi Bey ve Abdullah Hoca gittik hastaneye kimse birbirini tanımıyor aslında.
Hastane önünde kızcağız bekliyordu, Ozanı görünce ağlayarak sarıldı. Ozan’la kafeteryaya oturduk. Babasını sorduk yukarıda alıp geleceğim dedi. 
Çıktı biraz sonra tekerlekli sandalye ile kızı, ülküdaşımızı alıp geldi o kavuşma anını keşke tüm ülkücü dava arkadaşlarımız görseydi. 
İki saate yakın özlem giderildi. Ülküdaşımızın son arzusu yerine gelmiş oldu sonra vedalaşıp ayrıldık. Daha sonra ülküdaşımız Hüseyin Bey1,5 ay sonra Hakk’ın rahmetine kavuşuyor onun da ruhu şad mekânı cennet olsun. Bu anıyı bir görev bilerek Ozanımızın hatırasını yad etmek için paylaşmak istedim. Bu fani dünyadan bir Ozan Arif geldi geçti. Ruhun şad mekânın cennet olsun Ozanım. 
------
Şimdi.
Birbirleri ile sadece aynı davaya inanmış iki insanın hayata bakışı aslında bu anı. Ozan Arif’in bu davranışını bugün sergileyebilecek kaç sanatçı ya da dava adamı var inanın merak ediyorum.
Ve bu anıdan sonra bir kez daha gördüm ki, 
vefa sadece bir semt adı değil…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!