ÖSO

Muhalefet, Afrin operasyonunun başından beri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) ile eşgüdümünü eleştirmekten vazgeçmedi. Muhalefetin “Savunma Uzmanı” danışmanları yok mudur? Operasyonun siyasi, askeri hedeflerini ve geleceğini çözümlemeden yapılan itirazların, haklı olunan konulardaki karşı duruşların etkilerini azaltacağı bilinmelidir. Kaldı ki, operasyonun planlandığı askeri karargahlarda, her detayın durum muhakemesine tabi tutulduğu ve Türk Ordusu’nun bu konudaki tescilli başarısı biliniyorken, eleştirilere ayrı bir özen gösterilmesi gerekir.

      ÖSO’na 2012 yılından beri, CIA ve Türkiye’nin koordinasyonunda Suudi Arabistan ve Katar tarafından silah desteği yapıldığını New York Times 2013 yılında yazdı. ÖSO’ndaki gelişme ve  değişimleri Fehim Taştekin SURİYE( Yıkıl Git Diren Kal) kitabında detaylarıyla yazdı ve köşe yazılarıyla bilgi vermeye devam ediyor. Abdullah Ağar operasyon bölgesindeki gözlemlerini tecrübeleriyle  harmanlayarak çeşitli televizyonlardaki programlarla ve yazılarıyla kamuoyuna aktarıyor. ÖSO’nun, Ahrar el Şam’dan Sultan Murat Tümenine kadar çok değişik unsurlardan oluştuğu biliniyor ve bu durumu Erdoğan da, “farklı meşrepler” diyerek kabul ediyor. Çoğunluğunun Türkiye’de eğitildiği çeşitlilik içinde Türkmenler de var. Çözümlenmesi gereken asıl soru Suriye’nin geleceğinde nasıl bir yönetim şeklinin olacağıdır.

       Rusya’nın Soçi’de düzenlediği Suriye Ulusal Diyalog Kongresinde, Suriye’yi yeniden inşa etmek üzere 150 kişilik komitenin hazırlayacağı Anayasa taslağının, bileşenleri ikna başarısı veya başarısızlığı Suriye’nin geleceği için yeni ufuklar açabilir. Türkiye’nin gelecek yıllarda terörden arındırılmış sınır hattı oluşturabilmesi, PKK tabanlı bir koridoru engellemesi, Afrin’deki başarısı kadar, Fırat’ın doğusunda yapacağı hamlelere de bağlı. ÖSO’nun bünyesindeki selefi-cihatçı unsurların değişken vekalet tercihleri hem sınır güvenliği hem de iç güvenlik açısından önemli bir risk oluşturmaya devam edecektir. Osmanlı’nın Ortadoğu’daki tarihi macerası, benzer risklerin hazin sonuçlarının örnekleriyle doludur. Gelecekte, Afrin, İdlib, Halep,Cerablus, Menbiç, Ayn el Arap(Kobani), Haseke ve Kamışlı hattı Türkiye’ye sempatiyle bakan , gelişmişliğin ortalama şartlarına sahip kitleleri barındırabilirse Suriye özelindeki siyasi hedeflere ulaşılabilir! Yalnızca inşaat yapmaya dayalı rantçı yaklaşımların siyasi hedeflerle karıştırılması ancak acemilik olur.

           Muhalefetin ÖSO’nu bu yaklaşımla değerlendirmesinde fayda vardır. Ancak şu hususlara dikkat etmek kaydıyla;

  • AKP yönetiminin, TSK üzerinden siyasi çıkar temin etme çabaları son bulmalıdır!
  • Gelecekte, seleficihatçı terör gruplarına karşı alınacak tedbirlerin çalışmaları şimdiden başlatılmalıdır. Bu grupların sınır hattı boyunca veya yurt içindeki varlıklarının PKK/PYD kadar tehdit oluşturacağı unutulmamalıdır.
  • TSK’nın 1997’den itibaren öngördüğü “Uzaktan Önleyici Savunma Stratejisi” günümüz ve gelecekteki koşullar dikkate alınarak güçlendirilmelidir. Bu önerinin özünde olarak, Türkmenlerin emniyeti ve refahına özen gösterilerek samimi irtibatlar sürdürülmelidir.
  • İktidar ve muhalefetin etnik ve mezhep eksenli politikaları derhal terk etmelerinin en temel ve en yalın gerçeklik olduğu kabul edilmelidir.
  • İktidarın, dış politika ve savunma konularında muhalefeti (Her türlü yıkıcı ve bölücü örgütlerin kontrolünde olanlar hariç), “Bilinmesi gereken kadar” kuralı esasında bilgilendirmesinin, iç cepheyi güçlendireceği unutulmamalıdır.

       Robert Fısk’ın, “Büyük Medeniyet Savaşı-Ortadoğu’nun Fethi” adlı kapsamlı çalışmasındaki, “Ortadoğu’da insanlar geçmiş tarihlerini her gün tekrar tekrar yaşıyorlar.” Tespitinin dışında kalabilmemiz için “fabrika ayarlarına” dönmemiz gerçeğinin kabul edilmesi şarttır.

        “Çömez Devlet!”, “ÖSO, Kuva-yı Milliye gibidir!” gibi, tarihi gerçeklerin kahkaha ile güleceği fantezileri de bırakın Ahmet Davutoğlu yapsın!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yusuf
Yusuf - 10 ay Önce

Ortadoğu'da insanlar geçmiş tarihlerini her gün tekrar tekrar yaşıyorlar tespiti ile fabrika ayarlarında 100 yıl öncenin şartlarını her gün her gün talep etmenin ne farkı var?

Yusuf
Yusuf - 10 ay Önce

Çömez Devlet lafına amma takılmışsınız. Bunun yanlışı neresi? 600 yıllık imparatorluktan, Türk milletinin hiç tanımadığı Ulus Devlet modeline geçilmiş ve ''Çömez'' dir.

banner650

banner826