- Samsun’da OMÜ’lü Prof. Dr. Ercüment Ersanlı akran zorbalığı konusunda uyardı.
- Ersanlı zorbalığın çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.
- Akran zorbalığının kaygı, özgüven kaybı ve sosyal sorunlara yol açabildiği belirtildi.
- Vatandaşa etkisi: Ailelerin çocuklardaki davranış değişimlerini dikkatle takip etmesi önerildi.
- Takip/sonraki adım: Aile, öğretmen ve okul yönetimlerinin birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
- Resmî kaynak/kurum adı Ondokuz Mayıs Üniversitesi; ayrıntılar Samsun Gazetesi’nde.
OMÜ’LÜ PROFESÖR UYARDI: AKRAN ZORBALIĞI ÇOCUKLARDA KALICI İZLER BIRAKABİLİR
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ercüment Ersanlı, akran zorbalığının çocukların psikolojik ve sosyal gelişimi üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirtti. Ersanlı, zorbalığın çocuklarda benlik saygısının zedelenmesine, güven kaybına ve sosyal ilişkilerde sorunlara yol açabileceğini, bazı durumlarda etkilerinin yetişkinlik dönemine kadar devam edebildiğini ifade etti.

YÜZ YÜZE VE SİBER ZORBALIK AYRIMI
Akran zorbalığı konusunda önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ercüment Ersanlı, her anlaşmazlığın zorbalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ersanlı, zorbalığın genellikle kasıt, tekrar ve güç dengesizliği içeren davranışlarla ortaya çıktığını söyledi.
Günümüzde özellikle siber zorbalığın daha görünür ve yaygın hale geldiğini belirten Ersanlı, “Bazı okullarda yüz yüze zorbalık artmış olabilir ancak dijital ortamlar bu sorunu çok daha geniş ve sürekli bir hale getirmiştir. Çocukların yoğun ekran kullanımı, sosyal medyada görünür olma baskısı, empati becerilerindeki zayıflama, aile içi iletişim sorunları ve rekabetçi sosyal ortamlar bu süreci etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Akran zorbalığı yalnızca bireysel bir davranış değil; aile, okul, akran grubu ve dijital kültürün birlikte şekillendirdiği çok boyutlu bir sorundur” dedi.
ÇOCUKLARDA PSİKOLOJİK VE FİZİKSEL BELİRTİLER GÖRÜLEBİLİR
Akran zorbalığının çocuk üzerinde ciddi etkiler bırakabileceğini vurgulayan Ersanlı, kısa vadede kaygı, korku, içine kapanma, okula gitmek istememe ve ders başarısında düşüş gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Ersanlı, bazı çocuklarda uyku sorunları, iştahsızlık, karın ağrısı veya baş ağrısı gibi fiziksel belirtilerin de görülebileceğini belirterek, “Bazı çocuklar ağlamaklı olabilir, bazıları öfke gösterebilir. Bazıları ise hiçbir şey olmamış gibi davranır ancak içten içe ciddi bir yıpranma yaşayabilir” diye konuştu.
ETKİLERİ YETİŞKİNLİĞE KADAR SÜREBİLİR
Zorbalığın uzun vadeli etkilerinin daha ağır olabileceğini dile getiren Ersanlı, “Benlik saygısında düşüş, insanlara güven kaybı, sosyal çekilme, yoğun kaygı ve depresif belirtiler ortaya çıkabilir. Bazı bireylerde bu etkiler yetişkinlik dönemine kadar devam edebilir. Bu nedenle akran zorbalığına ‘çocuklar arasında olur geçer’ şeklinde yaklaşmak son derece yanlış bir tutumdur” ifadelerini kullandı.
SİBER ZORBALIK ÇOCUKLARI 24 SAAT ETKİLEYEBİLİYOR
Dijital ortamların zorbalığın biçimini değiştirdiğine dikkat çeken Ersanlı, siber zorbalığın çocuklar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
Ersanlı, “Eskiden zorbalık okulda yaşanır ve günün sonunda sona ererdi. Bugün ise telefon ekranları üzerinden günün her saati devam edebiliyor. Çocuk evine gittiğinde bile zorbalıktan kaçamıyor. Küçük düşürücü mesajlar, alaycı paylaşımlar, dışlayıcı grup sohbetleri, sahte hesaplar veya fotoğraf ve video yayma gibi davranışlar mağdur çocuk üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturabiliyor. Ayrıca zorbalığı yapan kişinin kim olduğunun bilinmemesi güvensizlik duygusunu artırıyor” dedi.
AİLELERE ÖNEMLİ UYARILAR
Ailelerin çocuklarındaki ani davranış değişikliklerine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Ersanlı, bazı belirtilerin zorbalığın işareti olabileceğini söyledi.
Ersanlı, “Çocuk okula gitmek istemiyorsa, arkadaşlarından uzaklaşıyorsa, odasına kapanıyorsa, sık sık baş veya karın ağrısı şikayet ediyorsa, uyku düzeni bozulduysa veya ders notlarında düşüş yaşanıyorsa bu durum dikkate alınmalıdır. Siber zorbalıkta ise telefon ve tablet kullanımında ani değişimler görülebilir. Çocuk mesaj geldiğinde huzursuzlaşıyor, cihazını saklıyor ya da sosyal medya hesaplarını kapatıyorsa aileler bu durumu ciddiye almalıdır” diye konuştu.
ZORBALIK YAPAN TARAF DA OLABİLİR
Çocukların bazen zorbalığa maruz kalan değil zorbalık yapan taraf olabileceğini de belirten Ersanlı, bu durumda aşırı öfke, başkalarını küçümseyen konuşmalar, sürekli kavga etme ve empati eksikliği gibi davranışların görülebileceğini söyledi.
Akran zorbalığının küçümsenmemesi gerektiğini vurgulayan Ersanlı, “Bir çocuğun güven duygusunu, okul aidiyetini ve benlik saygısını korumak hepimizin sorumluluğudur. Ailelerin, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin birlikte hareket etmesi çok önemlidir. Erken fark etmek ve doğru müdahale etmek birçok çocuğun hayatında büyük fark yaratabilir” ifadelerini kullandı.
Samsun'da korkutan kaza: Araçlar birbirine girdi!
Toybelen’de esnaf konuştu! Memnuniyet de var talep de
DAHA FAZLA SAMSUN HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ





