Nedir emeklinin bunlardan çektiği… Biri çıkar aylıkların düşük olmasını emekli yaşının yükselmesine bağlar, diğeri emeklinin zamanında aylıklarını alabildiğine şükretmesini ister, bir diğeri emekliyi ülkenin yasal hırsızları olarak niteler.
Yıllarca ülke kalkınması için alın teri akıtan, emek harcayan, primlerini hiç aksatmayan milyonlarca emekli birileri tarafından bugünlerde oldukça horlanıyor, aşağılanıyor. Emekliyi inciten bu sözlerin sahipleri iktidar milletvekilleri, bürokratları ve yöneticileri. Çekinmeden emekliye karşı çirkin sözleri sarf edenlerin çoğu üç, dört yerden aldıkları maaşla sorunsuz yaşıyorlar. Hayat onlara güzel. Sıra emekliye geldiğinde 17 milyonluk kitleyi yerden yere vuruyorlar. Emekli insanca yaşanabilir aylık istemlerini haykırdığında bu insanlar sahneye çıkıyor ağızlarına ne gelirse söylüyorlar.
Aslında birçoğunun annesi, babası ya da aile büyükleri emekli, dul veya yetim. Emeklinin ne denli maddi sorunlar yaşadığına yakından tanık oluyorlar. Hal böyle iken ağızlarından çıkanları kulakları duymuyor. Eli öpülesi büyüklerimizin onurunu inciten, yaralayan söylemleri çekinmeden kamuoyuna açıklıyorlar. Oysa kendileri de gelecekte emekli olacak, köşelerine çekilecek. Bu devran elbet böyle devam etmeyecek.
Anımsarsınız, geçen yıl ekim ayında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapan eski SGK Başkanı Raci Kaya, kurumun mali dengesindeki bozulma ve düşük emekli aylıklarının nedenini emeklilerin uzun yaşamasına bağladı. Raci Kaya, büyük tepki çeken konuşmasında, “Eskiden 50 yaşında ölüyorduk, bugün ortalama yaşam süresi 78’e çıktı. Türkiye’de 20 yıl prim ödeyen 48 yaşında emekli oluyor, 78 yaşına kadar aylık alabiliyor” demişti. Bu sözleri Raci Kaya’yı hedef tahtasına oturtmuş, emeklinin anlamlı sözleri ile hayli eleştirilmişti. Emekliye, “78 yaşına kadar aylık alabiliyorlar” diye ayıp laflar söyleyen Raci Kaya, İstanbul’da ikamet ediyordu. Kuruma ait Audi A6 model araçla pazartesi günleri Ankara’ya geliyor, perşembe günleri de aynı araçla İstanbul’a ailesinin yanına dönüyordu.. Böylesine ağır maliyeti vardı SGK’ya.
Raci Kaya, büyük tepki toplayan sözlerinin ardından beş ay sonra SGK Başkanlığı görevinden alındı, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) üyeliğine atandı. Boşuna söylememiş büyüklerimiz, “Alma mazlumunu ahını” diye. Koltuk, başkanlık kimseye kalmadığı gibi ona da kalmadı. Emeklinin ahı Raci Kaya’yı çarptı. AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan da 500 bin TL’ye ulaşan vekil maaşıyla geçinmediğini belirtmiş, AK Parti İçel Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ise “Ne tepiniyorsunuz 20 bin TL diye. Burası İsviçre değil” diyerek emekli, dul ve yetimle adeta alay etmişti. Salt bunlar değil, AK Parti ve MHP’li bazı ilçe yöneticileri de sazı eline alarak, emeklinin zamanında aylık alabildiğine şükretmesini istedi. Tüm bu açıklamalar akıl ve izandan yoksun, kasıtlı söylenen sözler. Sonradan özür dilemelerinin hiçbir değeri yok. Zira o sözler emekliyi kalbinden vurdu, derin yaralar bıraktı. O yara hiçbir zaman iyileşmez. Ve emekli bunu unutmaz.
Bu tartışmalar gündemde sıcaklığını korurken şimdi de AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen Büyük Anadolu Harekatı Genel Başkanı avukat Ertuğrul Akar çıktı sahneye. Akar, EYT ile emekli olanların devlete büyük zarar verdiğini savunarak “ 45 yaşında emekli olup 80 yaşına kadar yaşıyorlar. Siz de bu ülkenin yasal hırsızlarısınız. 43-45 yaşında emekli oluyorsun ve 80 yaşına kadar yaşadığını düşün, 40 sene devlet sana maaş veriyor. Hesabını yapalım bakalım, senin ödediğin prim mi daha fazla yoksa aldığın maaş mı” diyerek emekliye yüklenenler safına eklendi. Bu kafaya göre emekli devlete yük ve uzun süre yaşaması hak değil.
Emeklinin çalışırken ödediği primin devletin uzun süre ödediği aylıkları karşılamadığını söylemeye getiriyor Büyük Anadolu Harekatı Genel Başkanı. Oysa, SGK ödenen primleri bankalara yatırarak, ya da başka alanlarda değerlendirerek büyük karlar elde etti. Türkiye’nin en büyük emlak zengini kurum SGK. Emeklinin ödediği primlerin çok az karşılığıdır bugün yakınılan 20 bin TL tutarındaki en düşük aylık.
Emekli yıllardır gece gündüz demeden çalıştı, didindi, primini ödedi. Devletinden primlerinin karşılığı olan insanca yaşanabilir aylık talep ediyor. Bu istemlerini küçümsemek, aşağılamak, dalga geçmek hiç kimsenin haddi değildir. Oldu olacak, 17 milyon emekli, dul ve yetimi imha edelim. Onlara göre devlet böylece bir yükten kurtulmuş olur. Allah akıl, izan versin. Bu sözler karşısında başka ne söylenebilir ki…