Öğretmene güven saygı projesi

Eğitimin sorunlarını çözmeye yönelik yıllardır projeler hazırlanmaktadır… Bu projelerin büyük kısmı maalesef kaynak, zaman, emek israfını neden olmaktadır. Çünkü iyi niyetlere düşünülen ve uygulamaya konulan projelerde çok güzel başlangıçlar, açılışlar yapılmakta ancak projelerin sürdürülebilir, ölçülebilir ve sonuçlarının değerlendirmesi ayağı ihmal edilmektedir. Yani ön test ve son test değerlendirmesi yapılmadan yola çıkılan projeler sözde ve resimlerde kalmaktadır.

     Projelerin ihtiyaçtan doğması ve çözüm üretmesi gerçeğini düşündüğümüzde günümüz eğitim sisteminin en önemli problemi öğretmene güven ve saygının yeniden tesis edilmesidir. Eğitimin etkili aracı öğretmendir. Çok güzel binalar, okullar yapıp, son teknoloji ile donatabilirsiniz ancak içini nitelikli yönetici ve öğretmenle dolduramazsanız başarıya ulaşamazsınız.

    Son günlerde TV’lerde, sosyal medyada öğrencilerin öğretmenleri rencide eden görüntülerini görünce hepimiz dehşete kapılıyoruz. Eğitim sistemimiz nereye gidiyor? Gelecekten endişe uymamak mümkün değil…

  Her daim hayatımızda iz bırakan, minnetle şükranla anacağımız öğretmen olmasını istiyorsak öğretmene sevgiyi, saygıyı ve güveni yeniden tesis etmeliyiz. Mesele sadece öğretmenin ekonomik olarak desteklenmesi değil, toplum nazarında güveni, saygıyı kazandıracak adımlar atılmalıdır.

     Alın size ‘’ Öğretmene Güven Saygı Projesi’’

    Eğitimde disiplini yeniden sağlayalım, okullarda onur ve disiplin kurullarını düzgün çalıştıralım. Başarısızlığı değil, başarıyı ödüllendirelim. Serbest kıyafet uygulamasını yeniden gözden geçirelim. Okul devamsızlığına caydırıcı tedbirlere alalım. Okul, veli ve öğretmen ilişkilerini sil baştan değerlendirelim. Her olumsuzluğu öğretmene mal etmeyi bırakıp, sistemi tartışalım. Öğretmeni okulda etkin kılacak uygulamalar getirelim.

     Tabii öğretmenlerin özlük haklarının da bir an evvel düzeltilerek toplum da saygınlık duyulacak ve talep edilecek meslek konumunu bir an önce getirilmelidir. Hiç olmazsa öğretmen olsun anlayışının yıkılması demek bu…

    Aslında bu proje için dünyada, dışarıda referans aramaya da gerek yok. Geçmişimize, tarihimize bakmamız, sahiplenmemiz yeterli. Bizler ‘’Ben ancak bir öğretmen olarak gönderildim’’ diyen Hz. Peygamber’in, ‘’Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’’ diyen Hz. Ali,’nin, hocası Akşemseddin’e büyük saygı gösteren Fatih Sultan Mehmet’in ve ‘’ Milletleri kurtaran yalnız ve ancak muallimledir.’’ diyen M.Kemal Atatürk’ün nesilleri değil miyiz?

  Öğretmen bir mum gibidir, kendisini tüketirken etrafını aydınlatır…

YORUM EKLE

banner839

banner826