banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1334

banner1324

29.09.2020, 08:41 38

Oğluna kavuştu…

Gözü yaşlı Recep Gökçe, Ermenek’teki faciada göçük altında mahsur kalarak yaşamını yitiren oğluna yıllar sonra kavuştu.
Altı yıl önce meydana gelen göçükte oğulları Tezcan Gökçe’yi iş cinayetine kurban veren anne Ayşe Gökçe, “Benim oğlum yüzme bilmez ki, suyun içinde ne yapar” sözü ile baba Recep Gökçe’nin cenaze törenine “yırtık lastik ayakkabıyla” katılması yürekleri dağlamıştı. 
Annenin iç burkan sözü ve lastik ayakkabı Türkiye’nin belleğine acı bir anı olarak yerleşti. İç burkan o sözü ve görüntüyü unutmak mümkün değil.     
Gazetede yer alan küçük bir habere göre, baba Recep Gökçe koronadan yaşamını yitirmiş. 6 yıldır oğlunun acısını yaşayan acılı baba sonunda çok sevdiğinin yanına gitti.  
Altı yıl önce kaçak kömür ocağında meydana gelen faciada kayıt dışı çalışarak ekmek parası peşinde koşan 18 madenci hayatını kaybetmişti. O işçilerden biri de feryatları ile Türkiye’yi göz yaşlarına boğan Ayşe Gökçe ve Recep Gökçe’nin oğlu Tezcan Gökçe idi. Göçük altında kalan yoksul madencinin babası Ahmet Gökçe’nin ayağındaki yırtık lastik ayakkabısı kalplere ok gibi saplanmıştı.
Oğullarını ocağa kurban veren, yoksul ama gönülleri zengin Ayşe Teyze ile ayağındaki kara lastik paramparça olmuş Recep Amca, Türkiye’nin belleğinde yer edinmişti. Madencilerin simgesi olmuşlardı. ,
Kaçak ocaklarda iş güvencesinden yoksun çalışmak yoksul madencinin yazgısıdır. Zonguldak’ta, Soma’da, Ermenek’te, Merzifon’da, Şırnak’ta ve Anadolu’nun diğer yerlerinde evini geçindirebilmek için çok az paraya kazma sallarlar saatlerce. Yerin yüzlerce metre altında emek harcayan maden emekçileri an gelir, ihmalkarlığın, sorumsuzluğun, denetim eksikliğinin, para hırsının kurbanı olurlar. Belki bir iki ay ülkenin gündemine otururlar, sorunları masaya yatırılır, çeşitli vaatler verilir. Ondan sonra unutulur giderler.
2014’te ardı ardına meydana gelen Soma ve Ermenek faciaları çoktan unutuldu bile.  O günlerde verilen sözlerin, vaatlerin ne kadarı gerçekleşti bilinmez. Ülke gündeminden hayli uzaklaşsa da “Ateş düştüğü yeri yakar” misali acılı ailelerin yavrularını unutması mümkün değil. Onlarsız geçen her yıl daha çok oturuyor karalar bağlayan acılı ailelerin yüreğine.
Orhan Veli’nin , ‘’Alnımdaki yüz karası değil kömür karası. Böyle kazanılır ekmek parası’’ diye tanımladığı maden işçiliği, kömür işçiliği en zor, zor olduğu kadar saygı duyulması gereken mesleklerin başında gelir. Bir avuç kömür için, bir ömür verirler.  
Soma ve Ermenek cinayetlerinin ardından altı yıl geçse bile iş cinayetleri can almaya devam ediyor. Günde ortalama beş emekçi ekmek parası uğruna irili, ufaklı işyerlerinde yaşamını yitiriyor. Günde ortalama beş işçi ölüyor.
İş kazaları öncelikli ve ihmal edilmemesi gereken sorunların başında geliyor. Ama acımasız yüzünü göstermeye devam ediyor. 
 

Yorumlar (0)