banner1313

banner1300

banner1334

23.01.2019, 10:08

O siyah renk…

Oldum olası sevmemişimdir siyahı, karayı, kara düşünceleri…
Siyaha karşı alerjim yoktur tek başına bir renktir ama bazen acıyı, bazen tepkiyi, bazen de geçmişi hatırlatır.
30 yıl öncesine götürüyor bugün beni hatıralarım.
Elbette ki Samsunspor’u benden daha iyi yazacak, benden daha iyi tahlil edecek ustalarım da vardır.
Ustam İsmail Başaran bunlardan biridir.
Mutlaka o günü öyle bir dile getirmiştir ki, benim yazacaklarım sadece o gün yaşananların kısa bir suflesi olur.
O siyah renk kırmızı beyaz renklere bulaştığı gün oradaydım.
Acının en acımasızını, hüznün en okkalısını yaşadım, belki de zaman zaman yalanın en daniskasını söyledim o gün.
Haberi alır almaz soluğu Samsun Devlet Hastanesi’nde almıştık.
Hani derler ya mahşeri kalabalık.
Ya da kıyametin tarifi, o gündür belki de Samsun tarihinde.
Ambulanslar geldikçe acının ikiye katlandığını gözyaşlarının vizöre yapışık kaldığı bir başka gün var mı meslek hayatımda yok mu inanın bilmiyorum.
Tam 30 yıl, dile kolay, bu acıyı içimizde yaşattığımız siyah rengi hayatımıza aldığımız o günden bu yana, tam 30 koca yılı geride bırakmışız.
Ve, Muzaffer Badalıoğlu hala bıyık altı gülümsüyor bana.
Mete Adanır, “hastirlen” diyor sonra abi ağzımdan kaçtı be diyebiliyor.
Kazadan iki gün önce Kuğu Pastanesi’nin cam önü masasında dalıp gidiyoruz hayatın magazin bölümlerine.
Muzo anlatıyor, Namık ve Mete kahkahalarla gülüyor.
Kaptanın arabası hemen pastanenin önünde. Şimdi kaptan kim diye sorarsanız vallahi üzülürüm. Samsunspor’un gelmiş geçmiş en büyük kaptanıdır Emin.
“Olli, bizimkiler içeride demi” sözü, ben de geliyorum anlamı taşırdı bizde.
Masayı kurduk mu, yenmediğimiz takım kalmaz, akla gelebilecek tüm eğlencelerin başaktörü olurduk.
Hayallerimiz ülke sınırlarının çok ötesindeydi.
Ama iki gün sonra hayallerimizi silip götürdü bir siyah renk.
Hani Ahmet Kaya’nın şarkısında vardır ya, o dizeler.
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırdık.
Oysa biz biraraya geldiğimizde hep gülüşürdük.
O gülüşlerdir hala hafızamda kalan.
Bir de şerefli ve onurlu bir adamın ardından yazılan şerefsiz ve onursuz bir başlıktı beni üzen.
Kasap öldü.
Şerefli bir geçmişe, şerefsiz bir kalem karaçala hakaret etmişti onursuzca.
Çünkü onurun ne olduğunu bilmiyorlardı.
İşte bugün Samsunspor onurlu bir mücadele veriyor ise, o günlerden kalan mücadelenin devamıdır.
Çünkü bu takımın ruhunda onur vardır, şeref vardır, gurur vardır.
Bu takım futbol şehitlerini toprağa vermiş ve hiç unutmamıştır. Bu kent dün de bugün de o güzel insanların anısını yaşatmak için biraraya gelebilmiştir.
Peki o onurdan ve şereften yoksun kalemin sahibini ben hatırlatmasam hatırlayan var mıydı?
Mesele işte budur.
Nur içinde yat Nuri Asan, Muzaffer Badalıoğlu,Mete Adanır, ZoranTomiş.
 Nur içinde yat sevgili Asım Özkan, 
Unutmayın ki, kırmızı beyaz formalarda sizin imzanız hiç eksik olmayacak.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!