banner1365

banner1469

banner1345

banner1468

06.12.2019, 08:29

O mesele, Atakum'u çok aşar!..

Mevzu çok derin!..
Bu mesele;
Atakum Belediye Başkanı
Cemil Deveci ve
Atakum Belediye
Meclisi'nin
tek başına altından kalkacağı 
bir konu değil!..
Referandum olsa ve
bütün Atakum halkından 
tek bir "hayır" oyu çıkmasa dahi
olacak iş değil!..
Önceki gün Atakum Belediye Meclisi'nde
"Cemevine ibadethane statüsü verilmesi" konusundaki
teklif sonrası,
ortalık gerginleşti. Başkan Cemil Deveci de
"uzlaşı" arayışına
zemin bulmak için
teklifi komisyona geri gönderdi...
Tepkiler yükseldi elbette...
Öyle ya ortada hem Yargıtay hem de 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin
kararı vardı...
Hatırlanacağı gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Yenibosna Cemevi'nin bir ibadethane olup olmadığı, dolayısıyla elektrik faturasının Diyanet tarafından ödenip ödenmeyeceği davasını, Aralık 2014'te karara bağlamıştı.
Kararda, oybirliği ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ayrımcılığa ilişkin 14. maddesi ile din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin 9. maddesinin ihlal edildiği hükmüne yer verilmiş, karar da Nisan 2015'te kesinleşmişti.
Böylece,
Yargıtay da Mayıs 2015'te elektrik faturalarını ödemediği gerekçesiyle Cem Vakfı hakkında başlatılan icranın devamına karar veren yerel mahkeme kararını bozmuştu...
Bu konu, epeydir askıda tutuluyor...
O yıllarda Beşiktaş Cemevi Başkanı Mehmet Yıldırım, bu sorunun
çözümüne ilişkin adresi göstererek,
"Cemevlerine hukuki olarak ibadethane statüsü verilmesi, bir günlük iş. Hükümetin, Yargıtay kararlarını uygulamasını istiyoruz" demişti...
Yargıtay'ın "ibadethane" ifadesine
rağmen,
hükümet "cemevi" ya da "ocak" 
tanımlamasından yana...
Yani, yasal bir düzenleme olmaksızın
Atakum Belediye Meclisi
"ibadethane" 
statüsü verme yetkisine sahip olmadığı gibi
görevleri arasında da
böyle bir konu bulunmuyor...
Meselenin çözüm anahtarı,
hükümetin elinde...
Konuyu Atakum'a indirgemek
ya da Atakum üzerinden
bir yol arayışına girmek,
doğru olmaz!..
Meseleyi, uhulet ve suhuletle
çözmek,
İslam kardeşliğinin
gereğidir...
1978 yılında
Kahramanmaraş,
1980'de Çorum'da
yaşatılan Alevi-Sünni çatışmaları,
hafızalarımızda
tazeliğini koruyor...
1993'teki Sivas Madımak da
öyle...
Bu acılar, 
hepimizin canını yakan
ortak acılardır...
Son olarak,
İzmir-Gaziemir'de
Alevi kardeşlerimizin
evlerine konulan çarpılar,
aslında "provokasyon"  
işaretleridir!..
Ve bu sinsi tezgah,
Cumhurbaşkanı Erdoğan
başta olmak üzere
toplumun her kesiminden
büyük tepki almadı mı?..
O yüzden meselelere
toplumda
gerginlik
yaratabilecek
söylem ve eylemlerden
uzak,
"uhulet" ve "suhulet" ile
yaklaşmak,
"kardeş kavgası"
hesaplarını bozar!..

Yorumlar (0)
hafif yağmur
Namaz Vakti 18 Ocak 2020
İmsak 06:20
Güneş 07:50
Öğle 12:50
İkindi 15:18
Akşam 17:41
Yatsı 19:05