doğa area cemre
 
5s dikey arslan bilgi

Necdet Uzun Yazı: Derelerin İntikamı…

necdet-uzun--14-ağustos
Daha Fazla Göster

İçim acıyor
elbette…
Can da kaybettik, mal da…
Ancak, böyle
gidersek;
benzer
felaketleri daha çok
yaşamak,
kaçınılmaz olur…
Kahin değilim ama
görünen köy için de
kılavuza gerek yoktur…
2009 yılında,
İstanbul ve Tekirdağ’da
meydana gelen
ve 31 kişinin
hayatını kaybettiği
sel sonrası,
bu felaketten bir ders çıkarılması gerektiğini,
bunun da dere yataklarında yapılaşmaya gitmemek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dere yatağında yapılanmaları yaygınlaştırırsak, derenin intikamı ağır olur. Dere, yatağında akar” demişti…
Sonra ne oldu?..
Onlarca sel yaşadık,
hayatlar kaybettik,
binalar yıkıldı…
Tıpkı, Kastamonu’nun
Bozkurt İlçesi’nde
bu yanlışlığı tüm çıplaklığıyla
ortaya koyan iki bina gibi…
Ah şu belediyeler!..
Bu ülkede,
istediği her şey
iki dudağının arasında
olan güçlü lider Erdoğan’ı bile
dinlemiyorlarsa…
İşin özü, para tabii ki…
Oflu Hoca’ın
dediği gibi…
Bu felaketleri
iklim değişikliğine bağlamak
isteyenler, amiyane tabirle
“topu taca atma”
çabası içinde…
Altyapıya yatırım yerine,
günü kurtarmak için
göz boyayan
uygulamalar ve
imar değişiklikleriyle
rant elde eden; bu nedenle dere yataklarına koca koca binaların yapılmasına
izin verenlerin
suçu yok mu?..
Deprem de bir doğa olayı değil mi?..
Niye Japonya’da
bu felaketler
daha az hasarla atlatılıyor da
bizde onlarca can ve mal kaybı oluyor?..
Bir değil, iki değil!..
Ve her sel sonrası
aynı görüntüler ortaya çıkıyor ve
benzer söylemler
bir “dejavu”
gibi dinleniyorsa;
bunun nedeni, olaylardan
“ders” çıkarmamaktır!..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2009’da
söylediği “Derenin intikamı ağır olur” sözü;
son aylarda yaşanan
orman yangınları ve
üst üste gelen
sel felaketleriyle
“Doğanın intikamı”na
dönüşmüştür!..
Yani, eskilerin
“Deniz, verdiğini geri alır” sözü
boşuna değildir!..
Bilmem anlatabildim mi?..

 

 

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir