Necdet Uzun yazdı: Yaprağa gelince kıtır kıtır...

Abone Ol

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun; Yargıtay 9. Ceza Dairesince eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem'in "örgütün hiyerarşisi içinde bulunduğu zaman dilimi itibariyle örgütün nihai amacını bilmediğini" gerekçe göstererek,
beraat kararını onamasının,
FETÖ davalarında
"emsal" olması bekleniyor...

Gelişme nasıl oldu?..
Eski Müsteşar Birol Erdem, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) yöneticiliği suçundan Yargıtay 9. Ceza Dairesinde, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılandı.
Davada, "örgütün hiyerarşisi içinde bulunduğu zaman dilimi itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği"nden hareketle, Türk Ceza Kanunu (TCK) 30/1 maddesinde düzenlenen "Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kişi, kasten hareket etmiş olmaz" hükmü gereğince, Erdem'in beraatine karar verildi...

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Birol Erdem hakkında verilen beraat kararına itiraz ederek,
söz konusu terör örgütü yöneticiliğinden yargılanması ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması istenildi. "Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kişi, kasten hareket etmiş olmaz" hükmü gereğince beraat
kararı verilmesinin uygun olmadığı görüşü savunuldu...
Başsavcılığın itirazı sonrasında dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 
incelendi...
Gündem maddelerini görüşmek için toplanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından "silahlı terör örgütü yöneticiliği" suçundan Erdem'e verilen beraat kararını onadı...
Peki şimdi soralım...
Sendikaya üye olan sıradan öğretmenler,
bankaya para yatırdı diye
yargılananlar,
burs verenler,
cemaatin
kurum ve kuruluşlarında çalışanlar,
"Fiilin icrası sırasında
suçun kanuni tanımındaki
unsurları"

biliyorlar mıydı?..
Öncelikle şunu söylemeliyim...
Bu ülkeye kim hainlik yapmışsa
Allah bin kere
cezasını versin!..
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın,
tabanı "ibadet", ortası "ticaret" üstü "ihanet" diye tanımladığı
FETÖ'ye yönelik açılan davalarda en çok kimler yargılandı?..
"İhanet" içindekilerin çoğu
kaçmadı mı?..
Nerede, 15 Temmuz'un kilit ismi
Adil Öksüz?..
Nerede, kumpas
davaların savcıları?..
Nerede kurgu haberlerle
can yakan 
gazeteciler?..
Çoğu Amerika
ve Almanya'da
paşalar gibi yaşarken,
"taban"
sıkıntı içinde, kendilerini bu tezgaha alet edenlere "lanet" okuyor... 
Tabandaki bu
garibanlar,
"fiilin suç olduğunu" 
biliyordu da
Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı gibi bir makamda oturan mı
bilmiyordu?..
Yaprağını yerken
kıtır kıtır;
dalına gelince meeee!..
Ne olacak şimdi?..