baskaynak Doğa Okulları cemre
 
5s dikey akın HRS Ajans

Necdet Uzun Yazdı: Vefasızlık!..

Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın
yatırım ve istihdam
çağrıları
var…
Üretimi artırmak
için
çeşitli
kaynak
aktarımlarının
yani teşviklerin
açıklanması da bu yüzdendi…
Mesele, daha çok aş ve işti..
Ancak, asgari ücretin
yüzde 50 oranında
yükseltilmesi sonrasında,
istihdamı
artırmak bir yana
azaltanlar vardı!..
Kimdi bunlar?..
Çoğu
AK Parti iktidarının
desteğiyle büyüyüp,
zenginleşenlerdi…
Yani, iş lafa gelince
devleşenler,
söz konusu para olunca
cüceleşmişti…
Küçük esnaf ve sanatkar
ile KOBİ’lerden söz etmiyorum…
Daha önce de
yazdım…
Küçük
esnaf;
kendisi geçim derdine düşmüşken
ekmeğini
paylaşma mücadelesi verdi,
veriyor da…
Böylesine
erdemli davrananlardan
Allah bin kere razı olsun!..
Ancak, AK Parti iktidarında
“Karun” gibi zenginleşen bazılarının
paylaşımı bırakın,
işçinin
elindeki ekmeği almanın
hesabını yaptığını
görünce;
“Bu kadar da olmaz”
diyesi geliyor insanın!..
Mesela, iktidara yakınlığıyla
bilinen Evkur’dan
onlarca insan neden işten çıkarıldı?..
Geçenlerde noter kapısında
vekalet vermeye çalışıyorlardı…
AK Parti iktidarına
yakınlığıyla bilinen
firma,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına rağmen
böyle davranıyorsa; bu
“vefa”nın
sirke markası ya da semt adından ibaret
kaldığını, bir kere daha göstermiyor mu?..
Evkur’u geçelim de!..
YEDAŞ’a ne oluyor?..
Doğum izninde
yüzde 40 engelli
kadın işçinin
işten çıkarılmasına
ne diyelim?..
İşçi kadının, işverenin beklenmedik
tavrı
karşısında
psikolojisi
bozulunca,
sütten de
kesilmesi
ve bebeği beslenemediği için
hastaneye kaldırılması,
vicdanları sızlatmıyor mu?..
YEDAŞ, AK Parti iktidarının desteği olmasaydı,
Ziraat Bankası Samsun Şubesi’nden
verilen milyonlarca krediyle
elektrik dağıtımını
alabilir miydi?..
Daha neler var, neler!..
İktidarın nimetlerinden yararlanarak
“Karun” gibi zengin olanların
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
yatırım ve istihdam çağrısına
yanıtı bu mu olmalıydı?..
Kendi yağıyla kavrulan
işletmelere
“sözüm yok” demiştim…
Ama iktidarın nimetlerinden yükselenlerin bu zor süreçte
“çelme” atar gibi
tavır içinde olmaları,
bir anlamda “ihanet” sayılmaz mı?..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a
bu gerçekleri anlatmayanlar
da “ihanet sarmalı”nın
bir parçası değil midir?..
Adeta “Alma dibinde büyüyen”
bu sermaye ile
ekmeğini bölüşen
küçük ölçekli işletme sahipleri ve
esnafın vefasının da
hakkını vermek gerekir!..
Cumhurbaşkanı Erdoğan,
“ekonomik kurtuluş mücadelesi” diye
haykırırken,
bu yapılan tavrı
“değerler manzumesi”
içinde anlamlandırmak,
iktidar mensuplarına düşmez mi?..
AK Parti, bu zor süreçten
başarıyla çıkmak istiyorsa,
“yanar döner”
adamlara
değil,
milyonları
temsil edenlere
sahip çıkmak zorundadır!..
Erdoğan, “Döviz bozdurun” dediğinde
koşa koşa döviz bürolarına gidenler
işte o insanlardı…
Döviz kuru düştüğünde
davul zurna ile oynayanlar da…
Yani bu insanlar,
memleket meselesinde
üçü beşi hesap etmeyip,
“Devlet-Millet”
diyenlerdi!..
Hiç sıkıntısı olmadığı halde
emekçinin
aşına
göz diken bu vefasızların;
iktidardan umudu kestiklerinde
saf değiştirmekte
en önde olacaklarını söyleyebilirim…
Geçmiş iktidarlar döneminde de
böyle olmadı mı?..
“Paranın dini, imanı, milleti ve vatanı olmaz” diyen de
Erdoğan’ın kendisi değil miydi?..

Uygulamayı Yükle

Samsun'a Dair Tüm Haberleri Yakından Takip Etmek İçin Uygulamamızı İndirin.