"Sahillere neşter" başlıklı
yazımda;
"....polis, jandarma, belediye zabıta ekipleri,
itfaiye, AFAD ve Sağlık müdürlükleri
arasında
koordinasyonu
sağlayacak,
bir birime de ihtiyaç var.
Bu koordinasyon sayesinde,
asayiş olaylarının yanı sıra,
boğulmalarda
azalma görülecek
ve arama-kurtarma çalışmaları da
hızla gerçekleşecek...
Samsun'un en gözde
sahili Atakum'da
özellikle kötü hava koşullarında
denizin dalgalı olduğu
dönemlerde, tüm uyarılara
ve önlemlere
rağmen
boğulmalar sıklıkla görülmekte...
Şimdiden bu önlemi
almak gerekiyor..."
demiştim...
Yazımda, boğulmalarda etkin
görev alan
Karadeniz Sahil Güvenlik Komutanlığını
nasıl atladım, bilemiyorum...
"Özür" dileyerek,
devam edelim...
Samsun Valiliğince
bir genelge yayımlandı.
Genelgede,
birçok kamu kurum ve kuruluşunun
yanı sıra, medyanın da
etkili olacağı
boğulmaları önleme
çalışmaları,
en ince detaylarına kadar
anlatıldı,
kimin ne yapacağı
net biçimde ortaya konuldu...
Söz konusu "İl Suda Boğulma Olaylarını Önleme Komisyonu"nun
sekretaryası, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı,
ilçelerde ise kaymakamlıklarca yapılacak...
Bir atasözümüz, "Suyla şaka olmaz" der...
Gerçekten de öyle...
Atakum sahillerindeki
"Rip akıntısı"
hiç affetmiyor...
Bir keresinde,
yüzme şampiyonu bir gencin
boğulma tehlikesi
geçirdiğini
ve güçlükle kurtarıldığını
yazmıştım...
Yani, sadece iyi yüzme bilmek yetmez.
Güçlü akıntı
sırasında
nasıl hareket edilmesi
gerektiği
bilinmiyorsa,
"Tehlike var" demektir...
O yüzden en önemli tedbir,
fırtınalı havalarda ve denizin
dalgalı olduğu
dönemlerde
suya girmemektir...
Bir de boğulacak kişiyi
kurtarmak isterken,
candan olmak
var...
Ortaokuldaydım. Ordu Rıhtımı'nda
boğulmakta olan birine
arka taraftan
yanaşmak yerine
önden müdahaleye kalkıştığımda,
benden yaşça büyük kişi, boğazıma sarıldı. Çırpınıp dururken,
mahallemizden bir ağabeyim
denize atlayıp; hem beni kurtardı hem de o genci doğru yöntemle
sudan çıkardı...
Yoksa, bugün hayatta
olmayacaktık...
"Kurtarmayı
bilmek de önemli" demek istiyorum...
Aslına bakarsak,
kötü hava koşullarında ve
güvenli olmayan
yerlerde denize veya göle girmemekte
yarar var...
Yoksa, suda boğulmalar, amiyane deyimle
"Pisi pisine" yani boşu
boşuna ölmekten
başka bir şey değil!..
Ne olur dikkat edelim!..