Necdet Uzun yazdı: İran’ın geleceği ve Türkler…

Abone Ol

İran’daki Türk kökenli vatandaşların eylemlere karşı temkinli duruşunun pek çok nedeni var…

Şimdi adını hatırlamadığım bir sosyal medya fenomeninin yıllar önce Tebriz’de çektiği görüntüleri hatırladım…

İran’ın en büyük kentlerinden biri olan Tebriz’de hemen hemen herkes Türkçe konuşuyordu ve 1. Lig’de oynayan Traktör takımının maçlarında “Ne mutlu Türküm diyene” tezahüratları atılıyordu…

Tribünlerde Türk ve Azerbaycan bayrakları dalgalandırılıyordu…

Bu görüntülerle de sınırlı değil mesele…

Yıkılmak istenen sistemin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da Türk kökenliydi…

İran’daki birçok şehrin belediye başkanı da öyle…

2000’li yılların başında Samsun’a gelen Prof. Dr. Ümit Özdağ ile rahmetli Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun “By by Türkçe” kitabı üzerine sohbet ederken, bunu öğrenmiştim…

İran’daki Türk varlığını anlatırken, yazışmalarda hem Farsça hem Türkçe kullanıldığını da söylemişti…

Yani, Türk kökenli İran vatandaşlarının ABD ve İsrail güdümlü kalkışmaya büyük ölçüde sırt çevirmesinin bir başka nedeni de Rıza Şah Pehlevi döneminde Türk kökenlilerin uğradığı eziyetti…

Hatta Türk kökenliler, veliaht prens Pehlevi’ye bu yüzden öfkelerini “Azerbaycan şereftir, Pehlevi bişereftir” sloganlarıyla gösteriyor…

MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü ile istikrarının Türkiye için hayat memat konusu olduğunu söylerken, “İran’ın huzursuzluğu Türkiye’yi tehdit etmektedir” uyarısını da yapmıştı…

Aklı başında olan herkes bu gerçeği görüyor…

Türkiye de bunun farkında…

Yoksa Türkiye, İran sınırını duvarlarla örer miydi?..

Güçlü bir göç dalgası bu ülkeye büyük zarar verir; bu da düşmanların işine gelirdi…

Keşke İran yönetimi de söz konusu olaylar öncesinde, adeta “bir taşla iki kuş vurmak” isteyen emperyalist emellerin farkına varıp Türkiye’ye daha çok yanaşabilseydi?..

Sözün özü; İran’ın geleceğini Amerika ve İsrail değil, Türkler belirleyecek…