"Allah devlete zeval vermesin" başlıklı yazımda, "İhmal var mı var?.. Hem de 1980'li yıllara kadar uzanan... Havza'nın bir zamanlar kanalizasyonun aktığı Hacıosman Deresi'nin üstünü, vatandaşlardan gelen şikayet üzerine kokuyu önlemek için kim kapattı?.." demiştim...
Şimdi felakete neden olan Hacıosman Deresi üzerinde 1989 yılında yapılan dükkanlar yıkılıyor...
Yıkımla birlikte esnafın mağduriyeti var ama ya can kayıpları olsaydı, ne olacaktı?..
Bir canı geri getirecek bir para var mı?..
Allah'a şükürler olsun ki, yılların ihmalinde can kaybı yaşanmadı...
O günün şartlarında, kokuyu gidermek için derenin üstünü kapatmak kolay çözümdü...
İnşaat mühendisi olan dönemin Havza Belediye Başkanı Salim Özen, kanalizasyonun aktığı deredeki sorunu çözmek için böyle bir yol bulmuştu...
Elbette o günün imkanları da böyle değildi üstelik...
Dünkü "DSİ ve SASKİ takipte" başlıklı köşe yazımda, Yeşilırmak'taki su yükselmesi sonucunda devletin gerekli önlemleri aldığını ifade ederken, Havza'daki sel felaketine de dikkat çekmiştim...
Sadece Havza değil, Türkiye'de dere kenarlarındaki yapılaşma nedeniyle meydana gelen faciaları sıralamaya kalkışsam, gazetenin sayfaları yeter miydi?..
Samsun'da 3 Temmuz 2012 yılında, Canik'te TOKİ binaları ve Lovelet AVM'de yaşanan faciada, 14 kişi dere yataklarındaki yapılaşma nedeniyle hayatını kaybetmemiş miydi?..
13 Ağustos 2020'de Giresun'un Dereli ilçesindeki felaket de yine aynı nedenle değil miydi?..
Yaklaşık 5 yıl önce Kastamonu'nun Bozkurt, Şenpazar ve Azdavay, Sinop'un da Ayancık ilçesindeki sel felaketinde suların sürüklediği koca binaların görüntüleri adeta bir kabustu...
Türkiye'nin neresinde olursa olsun, sel felaketlerinin en çok vurduğu yerler dere yataklarındaki yapılaşmalardır...
Hatırladınız mı bilmem?..
2009 yılında İstanbul'da Ayamama Deresi felaketi sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan, dere yataklarına yapılan imarı eleştirerek, "Kalkar da biz dere yatağına binalar yaparsak ve dere yatağında bu yapılanmaları yaygınlaştırırsak, derenin intikamı ağır olur" demişti...
Bu uyarıdan sonra dere yataklarında yapılaşma olmadı?..
Hangi partili olursa olsun, belediye başkanları ve ilgili kurumlar böylesine taleplere karşı çıkmalıdır...
Hani, gerekirse koltuklardan olma pahasına...
Çünkü, hiçbir makam ve mevki insan hayatından değerli değildir!..