doğa area cemre
 
5s dikey arslan bilgi

Necdet Uzun Yazdı: İlahi Adalette Zaman Aşımı Yok!..

Daha Fazla Göster

Atakum Belediyesi’nin
hizmetler için
rutin ödemelerini
yaptığı
banka hesaplarına
haciz konulmasının
hem “yasal” hem de
“sosyal” açıdan
doğru
olmadığını anlatmak için
“Kavga adil değil”
başlıklı bir
yazı yazmıştım…
Yazıda, Deveci’nin
göreve başladığı ilk günden
itibaren
karşılaştığı haciz uygulamalarını
hatırlatarak,
hacizlerin
geçmiş dönem borçlarından kaynaklandığını
belirtmiştim…
Ancak, Türkiye’de 46 günde
37.5 ton lop eti
Atakum İmar İnşaat
Şirketi’ne
teslim ettiği
iddiasıyla
gündeme gelen ve bu yüzden de davalık olan
Gökhan Güler, beni etiketlediği
sosyal medya hesabında,
borcun “süperonline” ile ilgili olduğunu
belirtti…
Demek istiyordu ki, bu borç
eskinin değil, Deveci’nindir…
Güler’in paylaşımı şöyleydi:
“Samsun’a geldiğim gün tanıştığım ilk kişidir. Kurgulanmış bir hile ile halk devlete karşı tahrik ediliyor. Yalan ortada, Sayın Uzun görmezden geliyor. Tanıdığım Necdet abi bu değildi…”

Bu paylaşıma, kuruluşundan beri
neferi olduğu AK Parti’nin çeşitli kademelerinde görev yapan
Murat Yurt, ikimizi etiketleyerek,
şöyle yanıt verdi: “Necdet Uzun Bey bu tarz konuların üzerine tarafsızca gidecek haklıyı haksızı ortaya çıkartacak bir yapıya sahiptir. Bizler onu hep böyle tanıdık Gökhan Bey…”

Her ikisine de teşekkür ederim…

Geçmişteki hacizleri bir kenara koyup,
meseleye en sonundan bakmak,
nasıl bir anlayış?..
Madem bu kadar
önemliyse yazıyorum: “Süperonline haczi, Deveci dönemindedir!..”
Kim itiraz ediyor, anlamadım…
İtiraz edilen şey,
belediyenin bankalardaki
rutin hizmetleri için
kullanacağı
hesaplara haciz konulması
meselesidir!..
Borcun Deveci dönemine ait olduğunu
yazınca, iş araçlarının haczedilip trafikten men edilmesi
unutulacak mı?..
Bu yöntemlerle
aslında Atakum halkının cezalandırıldığı
gerçeği, göz ardı mı edilecek?..
Sonrasında, belediyenin internet
hizmetleri için para ödeyemez duruma düşürülmesinde
dahli olanlara
söylenecek söz yok mu?..
Gökhan Güler’in bu durum karşısında ne söyleyeceğimi merak ettiğini belirttiği
paylaşımına da şu yanıtı vermiştim:
“Kim tüyü bitmemiş yetim hakkı yemişse, Allah cezasını versin. Sözüm budur!..”
Bu paylaşıma verilen
yanıt, Güler’in içindeki
öfkeyi ortaya
koyan bir sonuç çıkardı:
“Amin. Temenniniz dünkü yazınıza cevap değil”…
Bu ne şiddet, bu ne celal?..
Pes doğrusu!..
Çalıp çırpanlara,
tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenlere
beddua ediyorum,
ama ne yanıt alıyorum!..
Aslında, hırsı aklını geçenlerle
bu tür polemiklere
girmek,
doğru sonuç vermez elbette…
Bu köşeden
bir kere daha sesleniyorum:
Yolsuzluk iddiası olan
belgesini ortaya koyar,
konuyu da yargıya taşır!..
Kişisel meseleleri sosyal medya
üzerinden tartışarak, adaleti yanlış platformlarda arayanların yöntemi yanlıştır!..
Nerede, ne zaman ve kim tarafından
yapılırsa yapılsın
gayrimeşru hiçbir eylemin
üstü kapatılamaz!..
Adaletten kaçmak mümkün değildir!..
Hele de “zaman aşımı” olmayan
ilahi adaletten!..

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir