Uzman Anahtar https://bit.ly/3xMVYA6 cemre
 
5s dikey izo HRS Ajans

Necdet Uzun Yazdı: Hısım İken Hasım Olmak!..

Kazakistan’daki
olayların başlangıcı
ve sonrasındaki
gelişmeleri
iyi analiz etmeden,
olup biteni
anlamak
mümkün değildir!..
Öncelikle şunu peşinen söylemeliyim.
Bu bir “emperyal” tezgahtır!..
Durun hemen,
klişe tanımlara
atlayıp, önyargılı
söylemlerde bulunmayın!..
Diplomat değilim
elbette…
Ama Rusya’nın
talepleri arasında
“dil” ve “okul” olunca,
dayanamadım…
Bakın anlatayım!..
Halkın zamlara karşı
ortaya koyduğu
demokratik tepkilere
bir şey demem, diyemem de…
Ancak, olayların bu noktaya
getirilmesinin
perde arkasındaki
sonuca
bakınca;
her şey bütün çıplaklığıyla
ortaya çıkıyor…
Hele de Rusya’nın
taleplerini görünce…
Tepkilerin
bütün ülkeyi sarmasının
ardından
Kazakistan Cumhurbaşkanı
Kasım Cömert Tokayev,
Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü
yardıma çağırdı mı?..
Dikkat edelim,
direkt Rusya değil!..
Bu örgütün yapısında, Kazakistan,
Rusya, Kırgızistan, Tacikistan, Ermenistan
ve Belarus var…
Rusya bu çağrıya “dünden hazırmış” gibi
atladı mı, atladı…
Rusya, Nur Sultan’a konuşlanır konuşlanmaz
ne istedi?..
Rusça, ülkede ikinci dil olacak
yani Kril alfabesi
okullarda öğretilecek ve kapatılan Rus okulları yeniden açılacak,
askeri üsler kurulacak,
Rus azınlıklara özerklik verilecek ve Kırım
tanınacak!..
“Dil” demiştik değil mi?..
Askeri üsler, özerklikler
ve Kırım’ın tanınması
işin köpüğüdür!..
Bu dil olayını
önemsemezsek,
mesele sıradanlaşmış olur!..
Çünkü, dilini
kaybeden milletlerin
tarih sahnesinden
silindiğini
bize öğreten
geçmişten elde edilen deneyimlerdir…
Romalılar,
savaş alanlarında yenemediği
Keltleri
dillerini
kaybettirerek,
teslim almadı mı?..
Dil, o yüzden millet
olmanın en önemli vasfıdır!..
Rusya, okul ve dil üzerinden
istekleriyle
uzun vadeli bir
kazanım peşindedir…
Bu büyük tezgahın önemli bir parçası da
Türk Devletleri Teşkilatı’nın
önünü kesmektir!..
Aslına bakarsak,
Kazakistan Cumhurbaşkanı
Tokayev’e,
“Türk Devletleri Teşkilatı” için söylediği
övgü dolu sözlerin bedeli
ödetilmiştir!..
Hatırlayan var mı?..
Türkiye’de de
birçok sağcı liderin geçmişte
ağzından düşürmediği
“Adriyatik’ten Çin Seddi’ne
kadar Türk Dünyası”
sözünü yıllardır hiç duydunuz mu?..
Yanlış hatırlamıyorsam,
en son rahmetli
Muhsin Yazıcıoğlu söylemişti…
“Irkçılık” diyenleri
duyar gibiyim!..
Öyle bir mesele,
hem inancım hem de fikri yapımda
olmamıştır!..
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün
tanımladığı
“millet” kavramı çerçevesindeyim…
Amacım, binlerce yıldır
bu coğrafyada yaşayan insanları,
“hısım” iken
“hasım” eden
emperyalistlerin
tezgahını
ortaya koyarak,
uyarıda bulunmaktır!..
Ve birbirimize
tutunmadığımız takdirde
bu bölgede; ne Türk ne Kürt
ne Çerkes ne Gürcü
ne de Arabın
asla huzur bulamayacağını
hatırlatmaktır!..

 

 

 

Uygulamayı Yükle

Samsun'a Dair Tüm Haberleri Yakından Takip Etmek İçin Uygulamamızı İndirin.