Necdet Uzun yazdı: Fındıkta aynı senaryolar...

Abone Ol

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin 2026 yılı rekolte tahminleri arasında 100 bin tonluk bir fark var...

KFMİB'nin 805 bin 246 tonluk tahminine karşın, bakanlık 704 bin 941 ton rakamını ortaya koydu...

Geçen sezon ne bakanlığın ne de KFMİB'nin tahmini tuttu. Hem bakanlık hem de ihracatçılar, zirai don ve kötü hava koşullarını hesap edememiş, deyim yerindeyse evdeki hesapları çarşıya uymamıştı...

Fındıktaki hasar, ürün harmana serildiğinde anlaşılmıştı...

Bu yüzden de fındık fiyatları 400 lira seviyelerini görmüş; TMO'nun 195 lira taban fiyatla aldığı ürünü, Tarım Kooperatifleri Birliği kilosu 375 liradan almıştı. Ancak bu kısa sürdü...

Çünkü, tekel konumundaki firma, birlikte çalıştığı tüccarları alım yapmamaları konusunda uyarmıştı...

Bankalar tüccara kredi vermediği için onlar da o firmaya muhtaçtı...

Devlet devreye girdi de o firma zar zor 30 bin ton alım yaptı...

Sonrasında, aylar sonra fındık bedeli, açıklanan taban fiyatın bile altına düşürüldü...

Böylece, "Fiyatlar artacak" diye ürünü elinde tutan bazı tüccarlar ile "emanete" ürünü teslim eden üretici aradan çıktı...

Öyle ya, emanete fındık alan tüccar eski fiyattan ödeme yapacak değildi...

Bugün emanete bırakılan fındık yüzünden yaşanan birçok sorun var ve adliye kapılarında çare aranıyor...

Kimi tüccar da kepenk kapattı zaten...

Bu tablo yeni ortaya çıkmadı elbette...

Yıllardır var...

Yapılması gereken, üreticinin bilincinin artırılmasıdır...

Geçmişte dönemin Ordu Valisi Ali Kaban, çok mücadele vermişti. 2009 yılında camilerdeki pisuvarları hijyen ve dinen uygun olmadığı gerekçesiyle söktürdüğü bahane edilerek hakkında spekülasyonlar yapıldı...

Dönemin Giresun Valisi Mustafa Taşkesen ile birlikte "Fındıkta orta ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak" çalışmalar yapıyor, raporlar düzenliyorlardı...

Fındıkta "istikrar", ürünü daha dalındayken Avrupa'ya satıp, fiyatın düşmesi için her çabayı gösterenlerin işine gelmiyordu...

"Bir kısım medya" iş birliğiyle bahaneler üretilerek oluşturulan kamuoyu yüzünden her ikisi de merkeze çekildi...

Bu konuyu yıllar önce de yazmıştım...

O gün bugün hiçbir vali, deyim yerindeyse fındık işlerine burnunu sokamadı...

Karşılarındaki güç öyle böyle değildi...

Dönemin Tarım Bakanı Mehdi Eker'i bile Avrupalılara şikâyet edecek kadar gözleri karaydı...

Yarım asrı aşan meslek hayatımda fındığı yazan bir gazeteci olarak, bu süreçte şeytanın bile aklına gelmeyen oyunları gördüm...

Cumhurbaşkanı Erdoğan bile fındık sektöründeki birtakım spekülatörler için "Alevereci-dalavereci" deyimini boşuna ifade etmemişti...

Piyasa serbestti ama fiyatlar değil...

Yoksa geçmiş sezonlarda, Erdoğan'ın taban fiyatı açıkladığı günlerde tekel konumundaki firma, birlikte çalıştığı tüccarlara bu rakamın altında alım yapılacağını duyurabilir miydi?..

Bu konu kaç kez Rekabet Kurumu'na taşındı. Hatta 2022 yılında AK Partili Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, o firmayı "Fındık piyasasında haksız rekabet ve fiyat manipülasyonu yaptığı" iddiasıyla şikâyet etmişti...

Rekabet Kurumu, 7 Mart 2024 tarihli kararıyla bağlayıcılık kazanan ve 2024-2026 dönemini kapsayan "Müdahale referans fiyatının altında fındık alımı yapmama, sezonda 100 bin ton kabuklu fındık alımını aşmama, her yıl Eylül-Aralık döneminde asgari alım yapma yükümlülüklerini sürdürmesi" taahhütlerinin yerine getirilmesini istemiş, o firmaya aksi takdirde ceza uygulanacağını hatırlatmıştı...

Şimdi fındık dalda, gözler fiyatta...

Bu hafta içinde bahçelere girilecek ve muhtemelen taban fiyat açıklanacak...

Geçen sezon fındığı, 195 liralık taban fiyata rağmen şimdilerde serbest piyasada 170 liradan satılıyor...

Yeni taban fiyat beklentisi ortalama 275-320 lira arasında...

Fındığa enflasyonun üzerinde bir taban fiyat verileceğini sanmıyorum ama en azından spekülatif tezgâhlarla ürünü daha aşağıda bir rakamla satın almak isteyenlere "gözdağı" verilebilir...

Geçen sezon yaşadık işte...

Şu soruyu soralım:

"Beklenen tahminlerin çok altında bir rekolte gerçekleşmesine rağmen piyasada 50 randıman fındığın kilosunu 400 liraya kadar çıkarıp, sonra 170 liraya kadar kimler düşürdü?"

Oyun çok dedik ya!..

Eğer üretici, fındığı pazara erken indirmeyip emanete vermez ve bir de zamanlamayı iyi yaparsa bu da bir önlemdir...

Diyeceğim o ki; görünen köyün kılavuza ihtiyacı yoktur!..