Necdet Uzun yazdı: Dağılmak yok!..

Abone Ol

Ortaya çıkan birçok kaynakta; "Amerika Birleşik Devletleri, 1950 ile 2022 yılları arasındaki 'Soğuk Savaş' ve sonrasındaki dönemde dünya genelinde 50'ye yakın farklı ülkede darbe, rejim değişikliği veya isyan hareketlerinde rol oynamış, desteklemiş ya da doğrudan müdahale etmiştir" ifadeleri var...

Yalanlayan da yok. Aksine bu ifadeleri ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da doğruluyor...

Barrack, yakın bir dönemde, Amerika'nın müdahil olduğu her durumda 93 darbe ve rejim değişikliği yaşandığını açıklamıştı...

Yani, Türkiye'de 27 Mayıs 1960'la başlayan darbe ve muhtıralar sürecinde 12 Eylül 1980 darbesine kadar ABD var işin içinde...

İhtilali yapan Kenan Evren ve arkadaşları için "Bizim çocuklar" diyen de Amerikalılar değil miydi?..

Bence, 28 Şubat da öyleydi...

Ülkeyi soyan küresel sermaye; rahmetli Başbakan Erbakan'ın devletin parasını hortumlayanlara karşı aldığı önlemlerden rahatsızdı...

Çünkü onlar; devlet kurumlarının parasını yüzde 6-7 faizle işletip, sonra bu paraları iç borçlanmayla yüzde 80 faizle yine devlete veriyorlardı...

Rahmetli Erbakan bu tezgâhı bozmuştu ama aklını kiraya verenler, ülkenin soyulmasına rıza gösterdi...

15 Temmuz'un arkasında da ABD'nin olduğunu başta TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş olmak üzere birçok bakan ve siyasetçi söylememiş miydi?..

O hain gecede, Büyükada'da çoğunluğu CIA ajanı insanların toplantı yaptığı ortaya çıkmamış mıydı?..

Ergenekon, Balyoz ve Poyrazköy gibi kumpas davalarının sebebi neydi?..

Kendi gemilerini yapmaya başlayan Deniz Kuvvetleri ve Donanma Komutanlığı'nın hedef tahtasına oturtulması da öyleydi...

ASELSAN'da millî yazılım üzerine çalışan 3 mühendisin peş peşe intiharı tesadüf müydü?..

Toryum üzerine kafa yoran Türkiye'nin en önemli bilim insanlarının içinde bulunduğu uçağın Isparta'da düşmesi de...

Yani, birileri Türkiye'nin kafasını kaldırmasını istemiyordu...

Bir zamanlar rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal da bunları söylememiş miydi?..

15 Temmuz'u anlamak ve bundan ders çıkarmak için geçmişi bilmek gerekir...

Bu arada, İran'da dinî liderlerine karşı girişilen suikastların da içeriden alınan bilgilerle gerçekleştiğini söylememe gerek var mı?..

Bu yüzden de her türlü hainliğe karşı daima dikkatli olmak, bu ülke için hayati bir meseledir...

Bu millet, çok sayıda badireyi birlik ve beraberlikle atlatmayı bilmiştir...

Milletin bu asil vasfı, düşmanların da en büyük korkusudur...

O nedenle dağılmayalım, yoksa düşeriz!..