Türk siyasetinde "mücadeleci" yapısıyla tanınan rahmetli Hüsamettin Cindoruk'u yazarken, Bafra'yı unutmak olmaz!..
DYP Genel Başkanı Cindoruk, TBMM'de boşalan 11 sandalye için 28 Eylül 1986’da yapılan ara seçimde partisinden "Samsun 2. bölge milletvekili adayı" olmuştu. Bafra, 2. seçim bölgesindeydi...
Bu seçim, iktidardaki ANAP için de büyük önem taşıyordu...
Vefat eden Bafralı vekil Gülami Erdoğan'ın yerine yine bir ANAP'lı seçilmeliydi...
Cindoruk'un karşısında, Türkiye'nin en başarılı bürokratlarından biri olan emekli tuğgeneral, eski PTT Genel Müdürü, ANAP adayı olarak Servet Bilgi vardı...
Başbakan Özal, bu seçimler için bütün devlet imkânlarını kullanırken, PTT neredeyse 2. bölgedeki bütün köyleri telefona kavuşturuyordu...
Çok önemli bir hizmetti bu aslında...
Hatta Servet Bilgi, propaganda için gittiği köylerde vatandaşları yurt dışındaki yakınlarıyla telefonla görüştürüyordu...
Rahmetli Demirel, o yıllarda hapisteydi ama Cindoruk'u öyle bir aileye emanet etmişti ki gözü hiç arkada değildi...
Bafra'nın varlıklı ve sevilen iş insanı rahmetli Ahmet Kurumahmutoğlu, o dönemde DYP İlçe Başkanı idi. Demirel'in emanetine bütün gücüyle sahip çıktı...
Oğlu Mustafa Kurumahmutoğlu başta olmak üzere bütün aile, Cindoruk ile birlikte köy köy dolaştı, oy istedi...
Özal'ın en güçlü olduğu bir dönemde ve bunca yatırıma rağmen Bafralılar başta olmak üzere Samsun 2. bölgedeki ilçeler emanete sahip çıkarak hem vefasını gösterdi hem de adeta bir "demokrasi" dersi verdi...
DYP, ANAP'ı sandıkta silmiş, Hüsamettin Cindoruk da milletvekili seçilmişti...
O yıllarda, Hürriyet Haber Ajansı'ndan Anadolu Ajansı Bölge Müdürü olarak transfer edilmiştim...
Anadolu Ajansı, devlet imkânlarının alabildiğince kullanıldığı bu seçimde "tarafsız" kalmayı bilmişti...
Ne görmüşsek onu çekmiş, ne açıklama yapılmışsa onu vermiştik...
Ve tabii ki 1988 yılında siyasi yasaklar referandum sonucunda kalkınca, Demirel de ilk yurt gezisini Samsun'dan başlatmıştı...
Samsun'da adeta yer yerinden oynuyordu...
Bütün gözler Samsun'daydı...
"6 defa giden Demirel" 7. defa geliyordu...
Demirel'in fötr şapkayla halkı selamlayan fotoğrafının altına "coşkuyla karşılandı" notunu yazarak merkeze geçmiştik...
Eski havaalanından Cumhuriyet Meydanı'na kadar yollar tıklım tıklım doluydu ve balkonlardan çiçekler atılıyordu...
Anadolu Ajansı'nın "efsane genel müdürü" rahmetli Hüsamettin Çelebi, meğer serviste telefotodan düşen görüntüyü bekliyormuş!..
Hemen aradı, "Cumhurbaşkanlarının dışında hiç kimse için (coşkuyla karşılandı) ifadesi kullanmayın" dedi...
Haklıydı...
Anadolu Ajansı, tarafsız bir kurumdu ve haberde hiçbir etkileyici ifadeye yer verilmemeliydi...
Demirel, ilk mitingini emanete sahip çıkan Bafra'dan başlatmıştı...
Demirel için "Boğaz Köprüsü" ile "Altınkaya Barajı"nın maketinden kürsü yapılmıştı...
Ve ünlü sözü de burada söylemişti: "Nerede kalmıştık?"
Cindoruk'un vefatı nedeniyle yazdığım bu yazıda, Bafra'nın unutulmaz vefası ve demokrasi adına o günlerde ortaya koyduğu davranışı hatırlatarak, bir anlamda tarihe not düşmek istedim...
Siyasette "vefa yoktur" diyenlerin inadına...