banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

01.04.2020, 09:10

Ne toplum ne Tanrı affeder…

Salgını fırsat bilip emekçiyi işten çıkarıp bu zor günlerde beş parasız bırakanları ne toplum ne de Tanrı affeder.

Dünyanın başına bela olan koronavirüsün ülkemizde de görülmesi ile birlikte krizden ötürü bazı işyerleri üretime ara vermesine karşın çalıştırdığı işçinin ücretini kısa çalışma ödeneği ile ödeyerek onları koruma altına aldı. Büyük işletme ve fabrikalar kriz süresince işçi çıkarmayacaklarını, maaşların kesintisiz ödeneceğini açıkladı. Kuşkusuz çok güzel ve alkışlanacak hareket bunlar. Buna karşılık bazı işverenler en kolay yöntemi seçerek işçisini kapının önüne koydu. Yıllarca yanında çalıştırdığı emekçinin nasıl geçineceğini,  evine nasıl ekmek götüreceğini düşünmeden.

İşlerine son verilenler işsizlik maaşı alabilmek çareyi İş ve İşçi Bulma Kurumu’nda buldu. İşsizlik maaşı alabilmek için kurum bürolarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Her geçen gün artıyor başvuranların sayısı. Oradan gelecek maaş ile belirli süre evini geçindirmeye, çoluğunun çocuğunun karnını doyurmaya çalışacak. Ya sigortalılık ve çalışma süreleri yetmeyip maaş alamayanlar ne yapsın?

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş  ortak açıklamalarında hükümete “ salgın süresince işten çıkarılmaların yasaklanması, zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında tüm işlerin en az 15 gün süre ile durdurulması, gelir kaybına karşı işsizlik sigortası fonundaki 131 milyarının devreye sokulması ” çağrısında bulundu.

İşçi sendikaları konfederasyonları, işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmak için işçi açısından gerekli koşulların kaldırılmasını, küresel salgın nedeniyle iş ve gelir kaybına uğrayan tüm işçilere, işveren, fon ve devlet tarafından gelir desteği sağlanmasını talep etti. İşten çıkarılmaların izlenmesi amacıyla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde izleme ve denetleme kurulu oluşturulması da istendi.

Sendikalar krizi fırsat olarak değerlendiren bazı işverenlerin kötü niyetine karşı hükümete  “işçi çıkarılmasını yasaklayın, emekçiyi bu zor günlerde işinden, aşından edecek iyi niyetli olmayan tutumlara karşı önlem alın” diyerek sesleniyor. Elbette, taleplere ve çağrılara karşı verilecek yanıt olacaktır. Yoksa, işe son vermeler tüm hızı ile sürer, sokakta çok sayıda boynu bükük insan görürüz. Siyasi iradenin 3 konfederasyonun çağrısını dikkate alarak işten çıkarmayı da yasaklayan, zor durumdaki yurttaşın durumunu iyileştirici yeni paketi açıklamasına ivedi ihtiyaç var. İşsizler, yardıma muhtaçlar, ekonomik durumu iyi olmayanlar yeni paketin açıklanmasını bekliyor.

Bu arada, unutulan “yardımlaşma ve dayanışma “ kavramının bugünlerde varsıllar tarafından anımsanıp yoksullara katkı sağlaması gerekmez mi? Hükümetin başlattığı “Biz Bize Yeteriz” ve belediyelerin düzenlediği kampanyalara maddi durumu el veren her yurttaş gücü oranında katkı vermeli. Kenetlenmeye ve dayanışmaya çok ihtiyaç duyulan günlerden geçiyoruz.

Yorumlar (0)