banner1365

banner1469

banner1345

banner1480

16.01.2020, 19:08

Ne Suriye ne Libya…

Halkın gündemi ne Suriye, ne Libya; onların gerçek gündemi işsizlik, yaşam pahalılığı ve terör.

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl geleneksel olarak yaptığı “Türkiye Eğilimleri Araştırması”na göre, giderek artan işsizlik, enflasyon, sokaktaki fiyatlar ve terör halkın yine en çok yakındığı başlıklar.

Son 10 yıldır halka yöneltilen sorularla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’nin sosyal ekonomik, siyasi, kültürel eğilimlerini ortaya koyuyor.

İşsizlik ve yaşam pahalılığını ülkenin temel sorunu olarak gören halk, gelir eşitsizliğinden yakınıyor, varsıl ve yoksul ayrışmasının giderek tırmandığına inanıyor. Araştırma, halkın açıklanan resmi enflasyonu değil, sokaktaki cep yakan fahiş fiyatları dikkate aldığını gözler önüne sererken, tırmanan işsizlikten oldukça kaygı duyduğunu bir kez daha teyit ediyor.

Yıllardır çözüm bulunamayan, halkın inim inim inlediği hayat pahalılığı ve işsizlik, sağcı olsun solcu olsun tüm yurttaşın ortak sorunu. Düşük zamlar karşısında maaşları eriyen, satın alma güçleri gerileyen, gönenç düzeyi aşağılara düşen halkın çok umurunda değil Suriye, Libya ve İran’daki gelişmeler. Onların tek derdi, evlerine daha fazla ekmek aş girmesi, işsiz oğlu ve kızının iş sahibi olabilmesi, muhannete muhtaç olmadan yaşamını sürdürebilmesi, geçinebilmesi.

Ne var ki, günün koşullarına göre son derece yetersiz kalan eline geçen para ile geçinebilmek için zorlanıyor. Neredeyse her evde bir işsiz var. İşsizlerin büyük bölümü de üniversite mezunu gençler. Gençler arasında işsizlik oranı yüzde 27’yi buldu. Böylesi iç karartan tablo karşısında halkın öncelikli gündemi nasıl enflasyon, hayat pahalılığı ve işsizlik olmasın?  Onun için çok da ilgilendirmiyor Suriye’deki, Libya’daki ve İran’daki gelişmeler onları.

Araştırmaya katılanlara “ tasarruf yapabiliyor musunuz?” diye sormuşlar;  verilen yanıt tabii ki  “hayır” olmuş. Allah aşkına,  az maaşla yaşam pahalılığında nasıl birikim yapabilsin dar gelirli memur, işçi, emekli?

Araştırmanın düşündürücü diğer yanı da varsıl yoksul arasındaki makasın giderek açılması. En zengin yüzde 20’lik nüfus, toplam gelirin neredeyse yarısını (yüzde 47.4)  alırken,  yüzde 80’lik nüfus  da toplam gelirin diğer yarısını alabiliyor. Sonuçta, ekonomideki derin sorunlar sabit ve dar gelirli kitleyi olumsuz etkiliyor, sıkıntıları bitmiyor.

Her 4 kişiden 3’ünün siyasi partilere güvenmemesi, siyasetçilere şapkalarını önlerine koyup değerlendirme mesajı aslında. Nedense, halk genelde siyasi partilere güven duymuyor. Kuşkusuz, halkın verdiği mesajı doğru okuyan, kendilerine çeki düzen veren partiler kazançlı çıkacak.

Halkın en çok güven duyduğu kurumların başında sırasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve polis geliyor. Bu sıralama yıllardır sürüyor. Halk, canını ve malını koruyan görevlilere güven ve saygısını  göstermekte eksik davranmıyor. Terörden çok çeken ulus olarak asker, jandarma ve polis toplumda her daim sevilen ve saygı  duyulan mesleklerin başında gelir. Araştırmaya katılanların çoğunluğunun ülkemizdeki Suriyelilere olumlu bakmaması, mülteci sorununun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekliliğini gösteriyor.

Üç büyük şehir içinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın  tüm partililerin desteğini alarak başarılı bulunması  çalışmaların ve hizmetlerin partili partisiz halkta karşılığı olduğunu gösteriyor. Bir anlamda diğer Belediye Başkanlarına da mesaj olarak algılanabilir Mansur Yavaş örneği.

Yorumlar (0)
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 17 Şubat 2020
İmsak 05:54
Güneş 07:20
Öğle 12:54
İkindi 15:48
Akşam 18:18
Yatsı 19:38