Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, onay sürecinin başlaması için TBMM Başkanlığına sunuldu. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Meclis tarafından kanunla uygun bulunması gerekiyor.
Üç ülke arasındaki savunma iş birliğini genişletmeyi amaçlayan anlaşmanın en dikkat çeken maddelerinden biri ise taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye karşı yapılmış kabul edilmesi.

ANLAŞMA TBMM'YE SUNULDU
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye açısından hukuki süreci Meclis'te devam edecek. Anayasa'nın 90. maddesi kapsamında anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için TBMM'nin bunu kanunla uygun bulması gerekiyor.
Meclis sürecinin tamamlanmasının ardından Türkiye'nin anlaşma kapsamında üstlendiği yükümlülüklerin hukuki zemini oluşacak.
ÜÇ ÜLKEDEN BİRİNE SALDIRI HEPSİNE YAPILMIŞ SAYILACAK
Anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos'ta imzalandı.
Anlaşmaya göre Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan'dan herhangi birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına karşı gerçekleştirilmiş kabul edilecek.
Düzenlemeyle kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi ve üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Anlaşma aynı zamanda savunma sanayii alanındaki iş birliği ile askeri birlikte çalışabilirliği de kapsıyor.
TÜRK ASKERİ İÇİN AYRI YETKİLENDİRME GEREKECEK
Anlaşmanın kabul edilmesinin Türk askerinin her bölgesel krizde doğrudan görevlendirileceği anlamına gelmediği belirtildi.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağlayabileceği askeri kuvvet ve kabiliyetlere ilişkin sürecin Anayasa ve ilgili mevzuat doğrultusunda yürütüleceğini açıklamıştı.
Buna göre öncelikle anlaşmanın TBMM tarafından uygun bulunması, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışına gönderilmesi söz konusu olduğunda ise gerekli yetkilendirme süreçlerinin ayrıca tamamlanması gerekiyor.
TÜRKİYE'NİN KATKISI NASIL BELİRLENECEK?
Türkiye'nin sağlayabileceği askeri katkının kapsamının Suudi Arabistan'ın ihtiyaç ve talepleri, sahadaki gelişmeler ve harekât gereksinimleri doğrultusunda tarafların mutabakatıyla yetkili makamlar tarafından belirlenmesi öngörülüyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce anlaşmanın saldırı değil savunma ittifakı niteliğinde olduğunu ifade etmişti.




