Misak-ı Milli’yi Yeniden Okurken “Afrin” (3)

Özetle Afrin ve ötesindeki coğrafya misak-ı milli andımızın bir parçası olarak “özgürleştirilmeli” dini, ırki, kültürel bağlılıklarının bulunduğu kardeşleri ile yeniden “birleştirilmelidir”. Bu bir tür Avrupa Birliği ya da İngiliz Comenwealth organizasyonu şeklinde mi olur yoksa başka bir modelle mi gerçekleşir bilinmez ancak ceddimizin bize çizdiği hedef bu olmalıdır ve bu doğrultuda politikalar üretilerek sahaya hâkim olunmalıdır.

Hâlbuki bizler ceddimizin yolundan gitmeyerek bıçak kemiğe dayanana kadar pasif bir politika takibiyle ülkümüzden uzaklaştık. Sonuç malumun ilanı; işgal devam etti ve o işgal batağında üreyen sivrisinekler gah geldi vızıltıları ile gah zehirli ısırıkları ile bu vatanın aziz fertlerine 1990’lı yıllardan beri tarifi imkansız acılar yaşattıkları yetmiyormuş gibi nifak, keder, sosyal ayrımcılık hastalıkları ve travmalara neden oldular. Bugün siyaseten ciddi bir risk alarak “Zeytindalı Operasyonuna” start veren iktidar sahiplerinin büyük vebal ve sorumluluk taşıdıkları gerçeğini dikkate almakta yarar vardır. Bu durum ihmal ettiğimiz “misak-ı milli” ülküsü nedeniyle geldiğimiz vahim noktanın bir tezahürüdür. Normal şartlarda “kınım kınım kınama” politikası ile Kilis ve Hatay’daki terör saldırıları nedeniyle sivil kayıplarını bütün dünyanın yaptığı gibi görmezden gelip onlarca senedir demagojiden başka bir şey üretemeyen muhalefetin karşısında yeni bir mutlak zafer elde etmek dururken ciddi bir siyasi risk içeren ulusal hassasiyetlerle belirlenen mesuliyet ve cesaret emaresi bu operasyona kalkışılması millet indinde takdire şayandır. Siyaseten risk içermektedir dememizin sebebi zafer elde etmek olduğu kadar hezimete uğrama riski de bu tür operasyonlarda söz konusudur. En azından gerek verilen şehitler gerekse uluslar arası baskılar da mevcut iktidarın göze aldığı riskler arasında yer alır. O halde bir hezimet halinde vebal altında kalacak olanların bir zafer anında da yüceltilmeleri ve Türk milletinin dikkat-i nazarında övgüye mazhar kılınmaları icap eder. Türk milletinin ve ordusunun azimetine, dirayetine ve mukavemetine güvenerek böylesi riskli bir harekete kalkışanların Allah yar ve yardımcısı olsun diyerek tevekkülle yılanın başının Kandil’de de ezileceği operasyonlar için dua ve gayret şimdilik payımıza düşen nasibimiz olmalıdır.

(SON)

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yusuf
Yusuf - 3 ay Önce

Hocam elleriniz dert görmesin, hissiyatımıza tercüman olmuşsunuz. Sağ olun var olun. Saygılarımla

banner650

banner826