banner664

Milli ittifak

​Öyle bir hikayedir ki bu;

“Bir ben vardır bende, benden içeri“ diyenlerin...

“Beni bende demen, benim derdim ben değil” diyenlerin hikâyesidir bu…

“Biz ancak rükûda eğiliriz” diyerek zalime karşı dimdik ayakta duranların…

“Dünya 5’ten büyüktür” diyerek adaletsizliği haykıranların...

“Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” diye birleştirenlerin…

“Bu ülke için yeminimiz var! sonuna kadar Devlet, ebediyete kadar Millet” sözünü kendisine şiar edinenlerin hikâyesidir bu…

15 Temmuz’un gecesinde; “Aç vatan göğsünü İlah’ına aç! Şühedanı çıkar da ortaya saç” diyenlerin...

16 Temmuz’un sabahında; “Sen doğmana bak ey sabah… Bu geceden bize şeref ve izzet; hainlere ve şakşakçılarına zillet kalacaktır” diyenlerin hikâyesidir bu…

"Anam, babam, atam deyip bayrağa; hem Albayrak olup hem bayrakta al olanların" hikâyesidir bu…

"Bağrındaki kurşunla, peygamber katına çıkanların" kem gözlüler hor bakarsa vatana, “biz tükenip yok olmadan olmaz böyle birşey!” diyenlerin hikâyesidir bu…

"Ululardan bir kutlu ferman alıp, pusatlanıp yürüyen yiğitlerin"

"Bölünmesin devlet, yere düşmesin bayrak diyerek seller gibi kanı akanların" hikâyesidir bu…

​*     *     *

Sanma ki bu hikâyeyi; batılılık delisi sömürge aydınları, Robert Koleji mezunu özgürlük budalaları yada kafalarını kuma gömmüş zihniyetler...

Bu milletin ciğerlerini, içkilerine meze yapıp yiyen kahpeler...

Tasmalarını ihanet ve şer odaklarına teslim etmiş olanlar...

Kendi kendilerine iki çift laf edecek cüreti olmayıp sahiplerinin önlerine atacağı kemiği bekleyen maşalar anlayabilir…

Sanma ki bu hikâyeyi; vizyonları ve tahayyül dünyaları kısıtlı olanlar, var olma mücadelelerini karmaşa, kargaşa ve taş koyma üzerine kurmuş olanlar...

Tüm yaşam felsefelerini günübirlik siyasi hesaplar üzerine kurmuş olanlar, verilen mücadelenin ne kadar büyük olduğunu anlamaktan uzak olanlar; ittifak açıklamalarını yine kıt anlayışları ile günübirlik siyasi ağızla yorumlayanlar anlayabilir.

Duruşları milli olmaktan uzak olanlara biz değil, İstiklal şairimiz Mehmet Akif versin cevabı:

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,

Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

Sonuç olarak ;

Artık tarihî sorumluluk, AK Parti ve MHP'nin omuzlarındadır. Türkiye’yi  siyasi krizin içine itecek fitnelerin önünü kesmeli...

Devlet ve Millet için oluşan bu "Milli İttifak" sonuna kadar devam etmelidir.

YORUM EKLE

banner650